Cilt Bakımında Yapılan Doğru Ve Yanlışlar

Günümüz kadını için cilt bakımı vazgeçilmezler arasında yer alıyor. Ancak iş, öyle arkadaş tavsiyesiyle, etraftan duyduklarınızla olmuyor. İyisi mi siz yazımızı okuyup, bilgilerin doğrularını öğrenin. Vücuttaki en büyük organ cilt ve özellikle de kadınlar cilt bakımıyla son derece ilgili. Ancak bu konuda nelerin yapılması ve nelerin yapılmaması gerektiğine dair o kadar çok söylenti var ki, durumu açıklığa kavuşturalım istedik. Çoğu kadın, nasıl bir cilt bakımı uygulayacağı konusunda oldukça mantıklı fikirler öne sürse de, iş uygulamaya gelince, yapılanlar söylenenlerden farklı olabiliyor.

Yüzümü suyla yıkıyorum. Bu nedenle de toniğe ihtiyacım yok.

Yüzünüzü suyla yıkamanızda hiçbir problem yok. Hatta cildinizi bir sütle temizledikten sonra, yüzünüze bir su çarpmanızda da sakınca yok. Sorun, cildinizin yaklaşık 5.5 seviyesinde pH seviyesine sahip olması. Oysa bu oran suda, oturduğunuz bölgeye ve kullandığınız suyun sertliğine göre, 9.5 e kadar çıkabiliyor. Tonik ise, cildinizin asit seviyesini normale döndürüp, dengeyi sağladığından, su kullanarak bu dengeyi tekrar bozmuş oluyorsunuz. Piyasada satılan tonikleri daha dikkatli inceleyip kendinize uygun bir tanesini seçebilirsiniz.

Gece kremim, gündüz kremimden daha yoğun olmalı.

Bu kişisel seçeneğe bağlıdır. Bazı kadınlar gece kullandıkları ürünün, günlük olarak kullandıklarından daha ağır olmasını isterler ama aslında daha yoğun bir kreme ihtiyaç yoktur. Belki gündüz kullandığınız kremden daha farklı özelliğe sahip bir ürünü tercih edebilirsiniz, mesela sıkılaştırıcı, ya da yaşlanmayı geciktirici ürünler gibi. Ama bunları da hafif ürünlerden seçebilirsiniz. Hem böylece sanki yastığınız yüzünüze yapışacakmış gibi bir kalıt da bırakmaz.

Please follow and like us:

Röfleli Saçların Bakımı Nasıl Yapılmalıdır

Günümüz kadınları güzelleşmek ve farklı bir estetik görünüm kazanmak için sıklıkla yaptırdıkları röfle, bir çeşit saç boyama işlemidir. Röfle genellikle sarı ve sarı tonları gibi çeşitli renklerde boyama işlemi olduğundan bakımı da epey zordur. Saçlarınıza röfle yaptırmak istiyor ya da çoktan yaptırdıysanız, bu yazımızda yer alan röfleli saçlara bakım önerilerimizi dikkate alarak röfleli saçlarınızı uzun süre koruyabilirsiniz. Hem röfleyi daha uzun süre kullanmak hem de saç sağlığınızın daha iyi olması için işte dikkat etmeniz ve yapmanız gerekenler.

Öncelikle doğru şampuan seçimi yapmalısınız. İki güne bir yıkamanız gereken saçlarınız için boyalı ya da röfleli saçlar için uygun olan şampuanları kullanmaya özen gösterin.

Bunun yanı şampuan seçerken saç tipide dikkate alınmalıdır.

Röfleli saçlarda dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biri de, saçın duş esnasında iki kez şampuanlanması, ama ikinci kez şampuanladıktan sonra saçın suyu iyice sıkılacak ve saç kremi sürülecektir. Saç kremi sürüldükten sonra yaklaşık 5 dakika saç yıkanmamalıdır. Yıkama suyu ise röfleli saçlarda çık sıcak olmamalıdır.

Röfleli saçlarınızın sağlığını korumak ve yıpranmasını önlemek için haftada bir kezmaskeyapabilirsiniz. Röfleli saçlara evde bakım yapmak için bu önerilerimi dikkate almanızda fayda var.

Tüm bunlara uyduğunuz taktirde sizinde röfleli saçlarınız artık son derece bakımlı ve son derece alımlı olacak. Röfleli saçlarınız eskisinden daha güzel olacak.

Please follow and like us:

Stres Bel Fıtığı Yapıyor

Amerikada yapılan bir araştırmaya göre stres ve can sıkıntısı fıtık gibi bir çok kişinin şikayetçi olduğu hastalığın en önemli sebepleri arasında gösteriliyor.

Stres ve can sıkıntısının hazımsızlık, kalp krizi, tansiyon ve daha bir çok hastalığın nedeni olduğu biliniyordu. Fakat yapılan son araştırmalarda fıtığında nedenlerinden biri stres!

Stres yaşayan kişinin kasları kasılıyor ve ani bir veya ters bir davranışta omuriliği ve iskeletteki düğüm noktalarında patlamalar olabiliyormuş.

Bu da çok ciddi bir fıtık rahatsızlığına neden oluyor. Uzmanlar Fıtığa karşı ilk aşamada ameliyat önermiyorlar. Önce iğne ile tedavi yoluna gidiyorlar. Eğer sonuç alınamazsa ameliyattan başka çare kalmıyor.

Gün boyu ayakta duranlar ve bilhassa ayakta çalışanların sıkça şikayetçi olduğu fıtık stres kaynaklı. Sakin bir yapıda olan insanların kasları ve iskelet yapısı daha gevşek oluyor bu sayede daha esnek bir yapıda oluyorlar. Özellikle ağırlık kaldırırken, eğilirken yada bir noktaya uzanırken ayakları hafifçe bükerek hareket etmek çok önemli. Ayrıca eğilirken iki ayağıda eşit düzeyde bükmek çok önemli. Haltercilerinde ağırlık kaldırırken özellikle buna dikkat ettikleri vurgulanıyor. Aynı düzeyde bükülmediği durumlarda ağırlık tek bir bacağa ya da omuriliğe yükleniyor ve omurilik boğumlarında patlamalar olabiliyor.

Stressiz bir yaşam için kekik, adaçayı, ıhlamur gibi içecekler içilebilir.

Eğlenceli faaliyetlerde bulunmakta stressiz yaşamanıza katkıda bulunacaktır.

Please follow and like us:

İnsanlar 25 yaşından sonra neden kolay killo alır

Dinlenme durumunda organların çalışma hızı ve vücudun enerji harcaması, vücudun metabolik hızını belirliyor. Yaş ilerledikçe metabolik hız düşüyor ve bu düşüş kilo almayı kolaylaştırıp kilo vermeyi zorlaştırıyor.

YAŞ İLERLEDİKÇE HORMONLAR NEDEN DEĞİŞİR

İnsan vücudunda ilerleyen yaşla birlikte kortizol ve diğer adrenal hormonlar artarken, DHEA (dehidroepiandrosteron) ve 7-oxo DHEA düzeyleri, özellikle 25-40 yaşları arasında yaklaşık yüzde 40 oranında azalır. Buna bağlı olarak da bazal metabolizma hızı düşer ve obezite görülme sıklığı artar. Pek çok araştırmacı yaşa bağlı olarak gelişen bu durumların önlenmesi adına diyetin 7-oxo DHEA (7-Keto) ile desteklenmesini savunur.

7-Keto vücutta doğal olarak bulunan bir madde; vücutta ısı üretimini artıran üç önemli enzim için güçlü bir etken olarak kabul görüyor. Bu durum enerji ve ısı üretimi için vücutta depolanmış olan yağın enerjiye dönüştürülmesini hızlandırıyor. 1994’te 7-Keto’nun zayıflama ve kilo alımını önlemek amacıyla kullanılması için patent verilmiş. Özetle 7-Keto, “kaybedileni yerine koyma” mantığı ile yaşla birlikte azalan düzeyi artırarak, ısı üretimini yükselten üç önemli enzimi aktive ederek ve metabolizmayı yüzde 5,4 oranında hızlandırarak diyet ve egzersize göre üç kat daha fazla kilo kaybı sağlamaya yardımcı oluyor.

FORMDA KALMAK İÇİN BUNLARI YAPIN

Sık aralıklarla, azar azar beslenmek, her ne sebeple olursa olsun öğün atlamamak, aşırı tuz, şeker ve yağlı içeren besinlerden kaçınmak şart. Tabii ki sigara ve alkolden uzak durmak gerekiyor. Diyette bol su ve sıvı gıdalar tüketmek, lif içeren (kuru baklagiller, kepekli tahıllar, sebze ve meyveler gibi) besinlerin tüketimine ağırlık vermek formda kalmak adına önemli.

Please follow and like us:

Hareket Etmeden Diyet Yapılmaz

Beslenme ve diyet uzmanları, yaz diyetleriyle zayıflamanın daha kolay olduğunu ancak spor veya en azından fiziksel aktivite olmadan yapılacak diyetten başarı beklemenin hayal olacağını belirtiyor.
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Akman, “yaz diyeti” yazılarak internette arama yapıldığı zaman yaklaşık 2,5 milyon sonuç elde edildiğini, bu durumun bilgi kirliliğine yol açtığını söyledi.

Şişmanlığın zararları konusunda toplumun bilinçlenmeye başlamasıyla pek çok kişinin de estetik bir vücuda sahip olabilmek için diyet yapmaya başladığını ifade eden Akman, “Fakat insanımız fiziksel aktivite yapmaya üşeniyor.

Çünkü 50 metre mesafeye bile arabayla gidiyoruz, merdivenle çıkmak yerine ikinci kat için bile asansöre biniyoruz” dedi.

“HAREKET YOKSA BAŞARI DA YOK”

Polikliniğe başvurarak diyete başlayan kişilere günde yarım saat yürümelerini tavsiye ettiklerini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Akman, şunları kaydetti:

“Yaz diyetleriyle zayıflamak daha kolaydır ancak spor veya en azından fiziksel aktivite olmadan yapılacak diyetten başarı beklemek hayal olur. Hayatlarına diyetle birlikte fiziksel aktiviteleri de taşıyan kişiler, ayda sağlıklı şekilde 4 kilo veriyor. Pek çok kişi, internet veya kadın dergilerinden okuduğu bilgilerle yaz diyeti yapmaya çalışıyor. Uzman gözetiminde olmadan yapılan diyetin zaten başarı şansı son derece zayıftır. Çünkü kişinin kilosu, yemekten hoşlandığı şeyler, temel beslenme alışkanlıkları, boy uzunluğu, cinsiyeti ve metabolizmasının nasıl çalıştığıyla ilgili bilgi edinmeden kişiye diyet programı uygulanması bırakın yarar sağlamayı bazı sağlık sorunlarına bile neden olabilir.”

Please follow and like us:

Beyaz Çay Yağ Yakıyor

Fitoterapi Uzmanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, beyaz çayın zayıflamaya yardımcı olduğunu söyledi.

Çayın her türlüsünün bin bir türlü faydasının olduğu uzmanlar tarafından söylenmektedir. Özellikle yeşil çayın metabolizmaları güçlendirdiği ve zayıflamada yardımcı olduğu bilinen gerçeklerden bir tanesidir.

Yeşil çay ve diğer çay türlerinin faydalarını saymakla bitmezken çayın diğer bir türü olan Beyaz Çay’ın da faydaları bilim adamları tarafından ortaya çıkarılan diğer bir etkendir.  Son yıllarda beyaz çayın faydalarının alışılmadık derecede fazla olduğu bilim adamları tarafından açıklanıyor.

Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada yaşlanma, kırışıklık ve sarkmalara karşı olumlu rol oynadığını belirttiği beyaz çayın yüksek antioksidan etkisiyle zayıflamaya da yardımcı olduğunu söyledi. “Düzenli tüketilen beyaz çay pürüzsüz ve yumuşak bir cilt için etkili” diyen Prof. Yeşilada, şunları söyledi.

“Beyaz çay, çaylar içerisinde en nadide ve en az işlem görmüş olanıdır. Beyaz çay, yeşil çay ya da siyah çay gibi soldurma, fırınlama, kurutma ve fermantasyon işlemlerinden geçmez. Bu nedenle yüksek antioksidan içerir ve en sağlıklı çaylar arasındadır. Beyaz çay, özellikle kolajen yıkımını baskılayan ve cilde esneklik veren elastin maddesinin yıkımını önleyen etkilerine bağlı olarak daha sıkı ve esnek cilt oluşumu sağlayabilir. Beyaz çayın, vücutta yağ üretimini baskılayıcı ve mevcut yağları parçalayıcı özelliği yeşil çaya göre çok daha fazladır.

Please follow and like us:

Dökülen Saçlar İçin Öneriler

Erken dönemlerde de başlayabilen saç dökülmelerine karşı uzmanlar öncelikle genleri sorumlu tutsa da, alacağınız bazı önlemler ile bu dökülmeleri yavaşlatabilirsiniz.

Saç dökülmesine neler yol açar?
Her ne kadar saç dökülmesinde suçlu anne ya da babadan gelen genler ise de önlenebilen başka nedenler de var. Yetersiz beslenme, enfeksiyon, reçeteli ilaçlar, kimyasal saç ürünleri ve hatta duygusal stres de saç dökülmesine yol açabiliyor.

Daha fazla balık tüketin
Balık sadece protein ve minerallerle dolu değildir.

Aynı zamanda balık iyi bir Omega-3 ve D vitamini kaynağıdır. Bu iki besin maddesi de kemoterapi hastalarında saç dökülmesini önlemede faydalıdır.

Demir seviyenizi kontrol altında tutun
Kadınlar arasında daha yaygın olan demir eksikliğine bağlı kansızlık, saç dökülmesinin bilinen nedenidir. Fakat saç dökülmesi sizin fark edebileceğinizden az olabilir. Beslenmenize kabak çekirdeği, kinoa ya da tofu gibi demir bakımından zengin yiyecekler eklerseniz, bu gıdalar saç dökülmesini önlemede yardımcı olabilir. Ancak kırmızı et ya da yumurtadan uzak duran vejetaryenler için yeterince demir almak daha zordur.

B vitamini unutmayın
Biyotin, B2 ve B12 vitaminleri saç gelişimi için önemlidir. B vitaminine ya da demire ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız, ilaç kullanmaya başlamadan önce doktorunuza danışın. Daha basit bir çözüm olarak ise beslenmenizi bu eksikliğe uygun olarak yapılandırabilirsiniz.

Reçeteli ilaçların prospektüslerini okuyun
Birçok insan kemoterapinin saç dökülmesini hızlandırdığını biliyor. Fakat reçeteli ilaçlar da saçlarınızı dökebilir. Örneğin, kan inceltici ya da psikiyatrik ilaçlar saç dökülmesini hızlandırıyor. Bu nedenle ilaçları içmeden önce prospektüslerini iyice okuyun.

Please follow and like us:

Saç Bakımının Sırları

Yaz sıcakları ile yıpranma dönemine giren saçların bakımı ihmale gelmiyor. Saç bakımını her zaman kuaförde yaptıracak kadar vakti olmayanlar için uzmanların verdiği etkili saç bakım ipuçlarını deneyebilirsiniz…

Pratik güzellik yöntemleri sayesinde çok fazla zaman harcamadan çok bakımlı görünmeniz mümkün. Dr. Melisa Eczacıbaşı, kusursuz ve etkili bir cilt bakımı için dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.

Kırık uçlardan kurtulun

Kuaföre gitmeye vaktiniz yok ya da istediğiniz saate randevu alamıyorsunuz.

O zaman alın elinize makası. Durun, durun. Sadece kırık uçlardan kurtulmak için önerimiz…

Saçlarınız daha bakımlı görünebilir

Uzun saçlarınızı ensenizde atkuyruğu olarak toplayın. Bir parmak genişliğinde tutamlara ayırın, uçlarını kıvırın ve 1 – 2 cm. kesin. Hem doğal bir görünüm elde edersiniz, hem de bir sonraki kuaför randevunuza kadar içiniz rahat eder. Unutmayın istediğiniz modeli elde edemezseniz dahi, saçlarınız bu sayede daha bakımlı görünecektir.

Saçlarınıza krem maskesi uygulayın

Evde saçlarınıza saç maskesi uygulamak istiyorsunuz ama yok. Ne yapacaksınız? İnce bir tabaka Nivea kremi saçlarınıza hafifçe yedirin. Baş derisine ve saç köklerine kadar değil elbette. Ve birkaç saat boyunca ya da tüm bir gece etkisini göstermesini bekleyin. Daha sonra bebe şampuanıyla iyice yıkayın ve sıcak suyla durulayın veya en pratiği badem yağı, susam yağı ve zeytinyağından elde edilen bir karışımı saçınızda 3 saat bekletin. Daha sonra saçınızı iyice yıkayın.

Please follow and like us:

Diyet Bozduran Hatalar

1. Öğün atlamak

Öğün atlamayı alışkanlık haline getirmeyin. Çünkü atlanan her öğünden sonra, diğer öğündeki besin tüketimi daha fazla olur. Beslenmenizi bu konuda yeniden gözden geçirin. Gün içinde tükettiğiniz yiyecekleri, 5-6 öğün olacak şekilde ayarlamaya çalışın, az ve sık beslenin. Üç saatten fazla aç kalmamaya çalışın. Az ve sık yeme prensibiyle metabolik hızınız artar, kan şekeriniz dengelenir ve açlık hissetmezsiniz.

2. Diyet ürünlere kanmak

Ürünlerin üzerinde yazan ‘light’ ibaresi, o yiyeceğin serbest olarak tüketilebileceği anlamına gelmez.

Çünkü içeriğinde şeker bulunmamasına rağmen yağ, un, tuz gibi lezzet veren öğeler içerir. Bu nedenle enerji verir. Ürünleri satın alırken etiketler iyi okunmalı ve yorumlanmalı.

3. Az su içmek

İdrar renginiz koyu sarıysa yetersiz su alıyorsunuz demektir. Günde 2-2.5 litre su tüketimi, vücut temizliğinin yapılması için gerekli. Bunun için içtiğiniz su miktarını her gün ölçerek, yeterli miktarda olup olmadığını kontrol edin. İçtiğiniz suyun sıcak veya soğuk olması, yağ yakımı için önemli değil. Aralarındaki tek fark, mideyi terk etme hızları. Soğuk su mideyi 20 dakikada, sıcak suysa 80 dakikada terk eder.

4. Sıvı kalorileri göz ardı etmek

Bir bardak konsantre meyve suyu, limonata, şekerli çay veya kremalı kahve, masum bir içecek gibi görünse de kalori dünyasında hiç de masum değil.

Please follow and like us:

Kilo Verdiren 12 Alışkanlık

Düzenli ve sağlıklı beslenmek kilo sorunlarını gündemimizden uzak tutacağı gibi, daha güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmamızı da sağlayabilir. Sağlıklı beslenmeyle ilgili ana kuralları bilerek sağlıklı beslenmenin temellerini alışkanlık hâline getirebilir, hayatınızın bir parçası yapabilirsiniz.

Bunu yapmanızın temel nedenleri sayacak olursak, sağlıklı beslenmekle aslında kilolarınızı kaybedebilmeniz mümkündür. Yani bir diyete yada egzersiz programına bağlı kalmanız hiçbir zaman şart değil.

İşte bu yüzden aşağıdaki 12 alışkanlığı hayatınızın bir parçası haline getirirseniz kilolarınız artık başınızın belası halinde bulunmayacaktır.

1- Her gün 5-6 porsiyon yeşil sebze ve meyve yiyin.
2- Öğünleri atlamayın, ertelemeyin; güne kahvaltıyla başlayın.
3- 3 ana öğün, 2-3 ara öğün beslenin.
4- Yiyecekleri iyice çiğneyin.
5- Bir insan günde 2-3 litre su kaybeder. Bu nedenle bol su için.
6- Her öğünde midenizin 3/4’ünü boş bırakın, midenizi sadece katı gıdalarla
doldurmayın. Beyin, doyduğumuzu geç algılar, bu nedenle midenizin dolmasını beklemeyin.
7- Sadece protein veya karbonhidratla beslenmek doğru değildir.
8- Aşırı şekerli gıdalardan kaçının.
9- Çay, kahve gibi içecekleri şekersiz için veya şekeri azaltın.
10- Yemekler de dâhil olmak üzere günlük en fazla 5 gr tuz tüketin.
11- Yüksek tansiyonunuz varsa hiç tuz kullanmayın.
12- Tatlılar ve rafine şekerler kalitesiz karbonhidratlar olduğu için vücutta yağ olarak depolanır. Bu nedenle uzak durulmalıdır.

 

Please follow and like us: