8 Eylül 2014

Baş ağrısı yorulmak bilmez!

Baş ağrısı yorulmak bilmez! Yollar ne kadar güzel olsa, Gece ne kadar serin olsa, Beden yorulur, Baş ağrısı yorulmaz. Çekmeyenimiz yok gibidir baş ağrısını. Orhan Veli’nin söylediği gibi; kendimizi ifade edebildiğimiz çocukluk yaşından, ifadesizliğe dayanmış ileri yaşlara kadar beden yorulsa da o her zaman vardır. Hele bir de kronik (müzmin) ise yaşamı çekilmez kılar. Kimi zaman doktor, kimi zaman da dost tavsiyesi ile kullanılan ilaçlar ve denenmeye değer görülen alternatif yaklaşımlar… Hemen hepsi bir an önce huzur bularak, günlük yaşamın üretken dinamiği içinde saf tutmamızı hedefler.

Ancak çoğu kez masum makyajlarla örtünseler de bedelleri yüksek riskler taşıdıkları tarafımca bilinmektedir. Bu nedenle soruna gerçekçi çözümler üretmek için baş ağrıları üzerinde ciddiyetle durmak ve ağrıyı yaratan asıl sebebi ortaya çıkartmak gerekir. Kadına özel Başım ağrımadan önce gözlerim buğulanıyor. O sırada çok idrara çıkıyorum ve ağzım kuruduğundan çok su içiyorum. Ardından başımın sağına veya soluna, ama hep bir tarafına çok şiddetli zonklayan bir ağrı giriyor. Bir kısım migren hastasının (yüzde 15 kadarı) dile getirdiği ön sinyallerdir bunlar. Ardından başlayan migren kriziyle birlikte çoğu kez bulantı ve kusma da görülmektedir. Baş ağrısının karakteristik özelliği zonklayıcı nitelikte olmasıdır. Ses ve ışık rahatsız ettiğinden hasta yalnız ve karanlık bir ortamı tercih etmektedir. Ne zaman kötü bir koku duysam. Ne zaman çikolata yesem baş ağrısı krizim tutuyor türünden yakınmalar ise migreni tetikleyen etkenlere işaret etmektedir Havasız ortamlar Tetikleyici diğer etkenler sigara, kahve, adet görme, stres, kapalı ve havasız ortamlardır. Ağrı ensemden ve boynumdan gelip tepeme vuruyor. Adeta kafamda yük taşıyorum. Bunu hemen her gün yaşadığım için alıştım artık, işime devam ediyorum ancak sıkıntı verici bir durum… Migren gibi kadınlarda daha sık görülen ve Gerilim Baş Ağrısı olarak adlandırılan bu durumdan stres ve uykusuzluk sorumlu tutulmaktadır. Karakteristik farkı zonklayıcı nitelikte olmayışıdır Erkeğe özel Dayanılmaz baş ağrım oluyor. O anda bir gözüm kızarıyor ve aşırı sulanıyor… Göz bebeğimin küçüldüğünü de fark ediyorum.. Yatağa gitmekten artık korkar oldum. Ne zaman uykuya dalsam bu kriz ile uyanıyorum. Hemen tamamı erkek olan hastaların özellikle sonbahar ve ilkbahar aylarında periyodik olarak yaşadıkları bu durum Küme Baş Ağrısı olarak adlandırılır. Bu ağrıda da sigara ve alkolün tetikleyici rol aldıkları bilinmektedir. Bu örneklemeler (Migren-Gerilim-Küme) en sık görülen baş ağrıları olup tıbbi literatürde Primer Baş Ağrıları olarak adlandırılmaktadır. Baş ağrılarının yüzde 90’ı bu türdendir. Primer ile elle tutulan ve gözle görülen bir hastalık durumunun olmadığı koşullar ifade edilir. Yani sebepsiz ağrılardır. Bir başka deyişle Primer Baş Ağrılarında hiçbir görüntüleme ve laboratuvar bulgusu yoktur Sebepli ağrılar Sebepli baş ağrıları ise Sekonder Baş Ağrıları olarak adlandırılır. Hepsinde altta yatan bir hastalık vardır. İşte bütün sorun bu hastalıkların geç kalmadan açığa çıkarılması ve tedavi edilmesidir. Burun kökümden başlayan ağrı alnıma hatta kulaklarıma kadar vuruyor. Hep aynı şiddette ve geçmiyor. Arada burnumdan koyu sarı akıntı geliyor. Sinüzit Baş Ağrısı olarak adlandırdığımız bu durum sekonder baş ağrıları için tipik bir örnektir. Eliyle işaret ederek: Işte tam ensemde ağrı… Elini koyda bak! Başımı sağa sola çevirmeye çalıştığımda şiddetleniyor. Artroz (kireçlenme) diye tanımladığımız baş ağrılarında sık dile getirilen yakınmalar bu türdendir. Hiçbir sebep olmaksızın birdenbire başlayan ve giderek şiddetlenen bir baş ağrısında hele bilinç bulanıklığı ve dengesizlik gibi durumlar ortaya çıkmışsa durum ciddidir. Bir beyin kanaması ya da anevrizma riskine karşı en kısa sürede bir acil bakım birimine başvurmak gerekir. Yine günlerce geçmeyen ve giderek şiddetlenen bir baş agrisinda olasi bir beyin tümörüne karşi doktorunuzun önerecegi görüntüleme yöntemlerini kullanarak erken tani süreci başlatilmalidir Nasıl tanı konur? Uluslararası baş ağrıları derneği tarafından tam 165 çeşit baş ağrısı tanımlanmıştır. Bunlardan 100’e yakını sekonder baş ağrıları dediğimiz gruba aittir. Öncelikle tam ve sistemik bir muayeneden geçerek primer ve sekonder ayrımı yapılır. Uygun görüntüleme tetkikleri (röntgen, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans) ve laboratuvar analizleri yapılır. Oluşan koşullarda Nöroloji, Çene Cerrahi ve KBB(Kulak Burun Bogaz) uzmanlarınca işbirliği sağlanır. Baş ağrısı nedenleri (sekonder) Kafa içinde yer kaplayan oluşumlar: Tümör-Anevrizma-Kist-Beyin kanaması. Kafa travmaları (yeni veya eski) Temporal arter adı verilen şakak bölgemizdeki damarın iltihabi durumu: Daha çok ileri yaşlarda ve kadınlarda görülüp tedavi edilmezse körlüğe neden olabilir. Duyarlı olduğumuz ya da olmadığımız herhangi bir ilacın etkisi ile. Sürekli aldığımız bir ilacın kesilmesi sonucu kafa sinirlerinden kaynaklanan durumlar (nevralji) Virüs enfeksiyonları sonrası kafa sinirlerinin tutulması. Sistem hastalıkları: Hipertansiyon, anemi(kansızlık), böbrek yetmezliği, menenjit, viral ve bakteriyel enfeksiyonlar. Kafatası, sinüsler, burun, ağız, boğaz, diş, çene, kulak, boyun bölgesine ait hastalıklar. Beyin ve damar hastalıkları. Parkinson hastalığı. Alkol ve nikotin. Kahve ve hazır gıdalarda kullanılan nitratlar. Baş ağrısını tetikleyenler Aşırı uyku Uykusuzluk Açlık ve susuzluk Alerji İklim ve çevre değişikliği, seyahatler Aşırı yorgunluk Sigara ve alkol Ağır parfümler Gürültü kirliliği Çikolata,kırmızı şarap Portakal, limon Ne yapmalıyız? Asla gelişigüzel ilaç kullanmamalıyız. Kesin tanı aldıktan sonra doktorumuzun önerdiği ilaçları usulüne uygun olarak almalıyız. Tetikleyici nedenlerden uzak durmalıyız. Günlük yaşantımızda ruh ve beden sağlığımızı zinde tutacak pozitif davranış modelleri geliştirmeliyiz. Düzenli bir spor ve uyku gibi… alıntı…

Please follow and like us:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir