Depresyonu tetikleyen besinler

İngiltere beslenme uzmanlarının yaptığı araştırma sonucunda yiyeceklerinde insanların depresyona girmelerinde aktif rol oynayabileceğini çıkardı. Araştırma sonucunda özellikle nişastalı gıdaların yanı sıra şeker, meyveler ve yağlarında insanları depresyona sokabileceğinin altı çizildi.

Araştırmayı yürüten İngiliz beslenme uzmanı  Dr. John Briffa’ya göre bedenin tüm sağlığının (fiziksel. Zihinsel) besinlerle yakın alakalı olduğunu söyledi. Bu yüzde ruhsal olarak oluşan çoğu durumların besinlerle yakından alakalı olduğunu ve bu besinlerin neler olduğunu aktardı.

İşte bilimsel verilere dayanılarak depresyona sokan besinler: 

Kan şekerin düzenlenmesi için genelde meyvelerin tüketilmesi önerilir. Meyvelerin içerisinde bulunan früktoz(meyve şekeri) kan şekerinin dengeli olarak yükselmesini sağlamaktadır. Bu yüzden kan şekerinin dengesinde önemli rol üstlenir. Fakat früktozun fazlası da karın bölgesine yerleşerek tansiyonun yükselmesine sebep olabilir. Buna metabolik hastalık tablosu denilmektedir. Früktoz bakımından en zengin meyveler üzüm ve elmadır. Uzmanlar özellikle bu meyvelerin tüketimine dikkat edilmesinin altını çizmekteler. Ayrıca asitli içecekler, aromalı yoğurtlar, şekerlemeler, kuru pastalar, kahvaltı gevreklerinden uzak durulmasını ve früktoz bakımından fazla zengin olmayan(çilek) meyvelerin tüketilmesinin öneriyorlar.

En Önemli Düşman: Nişasta

 

Hemen her gün en az birinden tüketilen makarna, pilav, patates gibi nişasta bakımından zengin besinlerdir. Ancak şeker(glikoz) moleküllerinden oluşan bu yiyecekler fazla kilolarda ve yüksek tansiyonda başroldedirler. Bu sebeple yenilen öğünlerde karbonhidrat yerine protein ağırlıklı beslenmekte fayda vardır. Özellikle et, balık ve yumurta gibi protein bakımından zengin besinler kan şekerini dengede tutmada önemli roldedirler.

Please follow and like us:

Menopoz dönemi diyeti

Menopoz dönemi belki de bayanların ömürlerinde yaşadıkları en zor dönemlerden bir tanesidir. Bayanların bu dönemlerinde son derece hassas olmaları ve psikolojik sorunlar yaşamaları onların kilo almalarına veya fazla kilo vermelerine sebebiyet verebilmektedir.

Fazlaca kilo alan bayanlar zaten zor olan bu dönemi daha da zorlaştırabilmektedirler.   Bu dönemde kilo almamak en iyisidir Ve Kilo almamak için size birkaç önerimiz olacak. Ne yapsam eski kilolarıma kavuşsam diyen bayanlar için yapacağımız bu tavsiyelerle artık menopoz dönemi daha kolay geçecek.

Öncelikle bu zor dönemi sakin geçirmek için elinizden geleni yapmalısınız.  Bir şeyler yiyorsanız aynı orantıda da hareket yapmaya çalışın ve yediklerinizi yakın. Ancak ne yaparsanız yapın bu dönemde hormonların yapısının değiştiğini ve kilo almanızın normal olduğunu da asla unutmayın.

Bu dönemin en önemli aktivitesi mutlaka ama mutlaka su tüketimi olmalıdır. Günde en az 2 litre su tüketmeye dikkat etmelisiniz. Hem kilo dengenizi korumanızda hem de ateşlenmelerde sizin en büyük yardımcınız su olacaktır.

Bu dönemde tüketmeniz gereken bir başka ürün ise soyalı ürünlerdir. Soyalı ürünler hormon dengenizi korumanızda size yardımcı olur ve bu dengeyi korurlar.

E vitamini içeren besinleri de almayı unutmamalısınız. E Vitamini kemik yapılarınızı korumasının yanında vücudunuzun kilo verme hızını da yavaşlatacaktır.

Tüm bunların yanında bayanlarda bu dönemde ortaya çıkan kemiklerdeki zayıflama ve kemiklerdeki erimelerin önüne geçmek için süt ve süt ürünlerini tüketmelisiniz.

Please follow and like us:

Lazer Epilasyon Ağrısız, Ütüleme Lazer Epilasyon

Kadınlar için istenmeyen tüyler her zaman için sorun oluşturmuştur. Kadının yapısı gereğinde vücutta çıkan tüylerden kurtulmanın en başarılı yolu geçmişten günümüze kadar araştırılmıştır. Kadınlarda tüylerden kurtulmanın en kalıcı ve akıllıca çözüm yolu lazer epilasyon olarak göze çarpmakta. Günümüze kadar birçok yöntem tüyleri yok etmek için denense de en kalıcı çözüm olarak Lazer Epilasyon göze çarpmakta.

 

Lazer epilasyon temel olarak tahrip edici ışık ısısı olarak bilinebilir.

Bu yöntem vücuttaki istenmeyen tüylerden kurtulmanın en temel ve en kalıcı yoludur.  Lazer sistemi ile milisaniyelik ışık atışları, cildimize ve vücudumuzun başka bir yerine zarar vermeden istenmeyen tüyleri hedef alır ve onları yok eder.

Lazer epilasyonunda kesinlikle ağrı sızı duymazken vücudunuza masaj yapılıyormuş hissi verir. hızlı ve pratik olan bu sistemde epilasyonu yapılan kişi elini kolunu sallayarak günlük hayatına devam etmektedir.

LAZER EPİLASYON NASIL ETKİ EDER?

Kıl keselerinde bulunan kıl üretmeye yarayan ve kılları renklendiren hücreler vardır lazer ışınları bu kıl hücrelerine etki eder ve onlarda kalıcı hasarlara neden olur. Bu sayede kıl üreten hücrelerin kıl üretme fonksiyonları kaybolmuş olur ve bir daha kıl üretemezler.

Kılların büyümesinde pek çok bilinmeyen şey vardır. Bunlardan en basiti, kılların hep birlikte büyümediğidir. Yani bir kıl hücresi aktifken diğeri aktif değildir. Dolayısı ile lazer epilasyon birkaç seansta yapılmalı ve zamanla aktif olan tüm kıl köklerini yok etmelidir.

Please follow and like us:

Meme Kanserinden Korunma

Meme Kanserinde Beslenmenin Etkisi

Kanserin, özellikle de meme kanserinin bir çok risk faktörü vardır.  Risk faktörleri insanın yaşına, sigara ve alkol kullanımına ve beslenme alışkanlıklarına kadar etkilerden oluşmaktadır. Uzmanlar meme kanserinde dengesiz beslenmenin önemli bir faktör olduğu hakkında bilgi veriyor.

Fazla Kilolarınızdan Kurtulun!

Obozite, birçok kanserin tetikleyicisi olmakla birlikte meme kanserinde de önemli bir etkendir. Fazla kiloların özellikle karın ve kalçada biriken yağların menopoz un ardından meme kanserini artırdığını bu konuda ki çalışmalar göz önüne sermektedir.

Sadece 1 kilo zayıflayarak sadece meme kanserinden değil diyabet, hipertansiyon gibi birçok hastalıktan da kendinizi koruyabilirsiniz.

 

Doğru Yağı ve Doğru Miktarı Kullanın

Havyarlardan alınan ve trans yağları bünyesinde barındıran yağların kullanımını azaltın. Bunların yerine bitkisel yağlar kullanırsanız kanser riski daha da azalmış olacaktır. Fakat bu yağları da alırken sınırı aşmadan alın bu yağlarda da diğer yağlarda ki gibi kalori miktarı yüksektir bu da oboziteye sebep olmaktadır.  Bol bol balık tüketmeye çalışın balık hücreleri yeniler ve kanserden korur.

 

 Muhteşem Üçlü Brokoli – Karnabahar – Lahana 

Brokoli, karnabahar ve lahana gibi besinlerde mevcut olan maddeler meme kanseri konusunda anti kanser özelliği bulunmaktadır. Tümör gelişimine yardımcı olan tüm yan etkileri baskılar ve riski azaltır.

 

Posa Oranı Yüksek Besinleri Artırın 

Yüksek oranda posa yani lif üreten sebze ve meyvelerden yemeniz de kanser riskini azaltmaktadır. Burada bir parantez açmak gerekirse en iyi posalı besinler tam tahıllı ürünlerdir.

Please follow and like us:

TÜP BEBEK TEDAVİSİ

Tüp bebek tedavisi, çiftlerin 1 yılı aşkın süredir herhangi bir doğum kontrol yöntemi uygulamadıkları halde gebe kalamama durumunda başvurdukları bir tedavi yöntemidir. Tüp bebek tedavisinin uygulanış şekline kısaca değinecek olursak, anne adayından alınan yumurtalar ile baba adayından alınan spermlerin laboratuar ortamında döllendirilmesi sonucu elde edilen embriyoların anne adayının rahmine yerleştirilmesi olarak ifade edebiliriz.

Tüp bebek tedavisinin ilk aşaması olan, anne adayından alınacak olan yumurtalar için, anne adayının adet döneminin ikinci veya üçüncü günü randevu verilir. Anne adayına yapılan gerekli testler sonucu, adet döneminin ikinci veya üçüncü günü ”çatlama iğnesi ” ismiyle anılan enjeksiyon yapılır.

Çatlama iğnesi yapıldıktan sonraki ilk 32 ile 36 saat içinde yumurtalar toplanmaya başlanır. Yumurta toplamı işlemi yarım saat kadar sürer ve ardından toplanan yumurtalar laboratuar ortamında inceleme altına alınarak, içlerinden kaliteli ve olgun yumurtalar seçilerek döllenme sürecine geçilir. Döllenmeye bırakılan yumurtalar takip eden 15-17 saat sonrasında döllenmenin gerçekleşip gerçekleşmediği kontrol edilerek, döllenmiş yumurtalar gelişim sürecini tamamlaması için kültür ortamına tekrar bırakılır.

Artık sıra gelişme sürecini tamamlamış embriyoları anne adayına transfer etmeye gelmiştir. Anne embriyo transfer işleminde herhangi bir ağrı veya acı hissetmeyeceği için, herhangi bir anestezi yöntemi uygulanmaz. Jinekolojik masaya anne alındıktan sonra vajinaya spekulum yerleştirilerek vajen içi ve rahim ağzı steril serum ve özel sıvılar ile temizlenir. Gelişimini tamamlamış embriyolar anne adayına katater isimli ince bir alet yardımıyla rahime yerleştirilir. Anne rahmine yerleştirilen embriyoların, 2 den fazla olması annenin gebelik şansını artıracağı için transfer edilen embriyo sayısı 2 ile 4 arasındadır. Anne adayı embriyo transferinin ardından 12. veya 13.günü gebelik testi yapar.

Tüp bebek tedavi yöntemi ile bebek sahibi olmak isteyenlerin merak ettikleri bazı sorulara değinmek gerekirse:
Tüp bebek tedavisinde kadının yaşının bir önemi var mıdır?

Tüp bebek tedavisinin başarılı sonuçlanmasında kadının yaşının net bir önemi vardır.Örneğin 35 yaşında bir kadının tüp bebek tedai ile hamile kalma oranı % 50 iken bu oran kadının yaşının yükselmesi ile ters orantılı olarak düşer.

Tüp bebek tedavisi her yaş da yapılır mı?

Genel olarak bakıldığında kadınlarda 45 yaşına kadar tüp bebek tedavisi olumlu sonuçlar vermektedir.

tüp

Yumurtalıklardaki kistler tüp bebek tedavisine engel midir?

Yumurtalıklardaki kistler yumurtalıklara yapışık halde bulundukları için yumurtlamaya, doğal olarak da tüp bebek tedavisinde bazı durumlarda engel teşkil eder ancak mevcut kistleri yok edecek tedavi uygulandıktan sonra tüp bebek tedavisine başlanarak olumlu sonuçlar elde edilmiştir. Örneğin kistler 3 cm den küçük olması durumunda genel olarak tüp bebek tedavisine başlanırken, kistlerin 3 cm den büyük olması durumunda kistleri küçültme tedavisine geçilir. Tedaviye rağmen kistler küçülmüyorsa iğne ile kist sıvısı alınarak tüp bebek tedavisine başlanır.

Tüp bebek tedavisi süresi ne kadardır?

Tedavi süreci ortalama 15 gün civarıdır.

Tüp bebek tedavisi kaç defa yapılabiliyor?

Başarılı sonuca ulaşmak için ortalama 7-8 defa tüp bebek tedavisi uygulanabilir. Ancak her deneme arasında 3 aylık bir süre bırakılmalıdır.

Tüp bebek tedavisinde anne ve babanın bebeğin cinsiyetine karar verme hakkı var mıdır?

Türkiye’de mevcut yasalar kesinlikle tüp bebek tedavisinde bebeğin cinsiyetine önceden karar verme yetkisini yasaklamıştır

Tüp bebek yöntemi ile bebek sahibi olmak İslam dinine aykırımıdır?

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından da açıklandığı gibi evli yani nikâhlı olan çiftlerin bebek sahibi olması amacını taşıyan tüp bebek tedavisi İslam Dinine göre haram değildir ve İslam Dinine bir aykırılığı yoktur.

Please follow and like us:

Hamile miyim, Değil miyim, Hamilelik belirtileri

Birçok evli kadının zaman zaman ikilemde kaldığı bir konudur hamilelik, kadın kendine sorar acaba hamile miyim? Bu sorunun cevabını öğrenmek çok basittir. Fakat ilk olarak bulgulardan bahsedelim:

Adet gününüz geçmişse yada miktarı geliş zamanı değişikse,
Meme uçlarında kaşınma hissediyor ve memelerde sertleşme varsa,
Mide bulantısı şikayetleriniz varsa,
Kendinizi daha yorgun hissediyor ve sık sık başınız dönüyorsa,
İdrarınız normalden daha sık geliyorsa

Gebe kalmış olma ihtimaliniz yüksektir. Bu tür bir durumla karşılaşan kadının yapması gereken ilk olarak evde rahatlıkla uygulayabileceği gebelik testi olmalıdır. Fakat bu durum sizi tatmin etmeyebilir, daha kesin bir çözüm için ultrasonda gebeliğinizi görebilirsiniz.

hamilemiyim

Uzun süredir bebek hayali kuruyor ve bu bulguları vücudunuzda yaşıyorsanız, eşinize durumdan bahsetmeden hamilelik testlerini uygulayabilirsiniz. Böylece olası ters bir yanlış haberi de engellemiş olursunuz. Bu tür testler hemen her eczanede bulunmaktadır ve gayette ucuzdur. Eşinizi hayal kırıklığına uğratmamanız adına bu önemli bir noktadır. Hem sonucu siz bildiğiniz zaman müjdeyi vermekte son derece keyifli olacaktır.

Please follow and like us:

İkballe Şifalı Yemekler Dr. Ömer Coşkun Anlatıyor. Aklınıza Takılan Sorular ve Açlık Hissini Gideren Ruşeym Ekmeği

Kanal 7 de Yayınlanmaya başlayan İkballe Şifalı Yemekler programının sürekli konuğu Dr Ömer coşkun bir çok konuda şifalı yiyecekler hakkında bilgi veriyor. Kısa zamanda büyük bir izleyici kitlesine ulaşan program her bölümde sağlık için çok önemli yemek tarifleri veriyor.

Kanal 7’de yayınlanan ikballe şifalı yemekler proğramında hergün izleyicilerden gelen soruları cevaplayan Dr. Ömer COŞKUN ,kendisine yöneltilen bir soru üzerine Tiroit çalışttırmak ve troid rahatsızlığı bulunanlar için bitkisel takviye önerilerinde bulundu.

Öncelikle mutlaka Doktor tarafından uygulanan tıbbi tedaviye devam edilmesi gerektiğini vurgulayan Dr.

Ömer Coşkun,bu tedaviye ek olarak çörek otu,dereotu ve kereviz tohumu yenilmesini önerdi.Bunların ilaç olmadığının,bitkisel besin takviyesi olduğunu vurgulayan doktor uygulamayı şöyle anlattı.

Çörekotu’nun çok şifalı bir bitki olduğunu belirterek,her evde mutlaka bulunması gerekir.Öncelikle taze olarak alacağımız bir tutam çörekotunu havanda dövmek sureti ile taze olarak tüketiniz.Daha önceden çekilmiş çörekotunu kullanmayınız onun faydası içinde bulunan taze uçucu yağlarda diyen doktor istenildiği takdirde çörek otunun balla karıştırılarak tüketilebileceğini belirtti.Ancak burada dikkat edilmesi gereken hususun kilo problemi olanlar için uygun olmayabileceği.yani bal ile birlikte yendiği takdirde kilo yapabilir.Çörek otu günde bir defa yemeklerden yarım saat önce bir tatlı kaşığı tüketilecek.

Günde bir kez taze olarak alınacak dereotu yemeklerden yarım saat önce çiğnenerek yenecek. Bir tatlı kaşığı Kereviz tohumu havanda dövülerek yemeklerden yarım saat önce bir tatlı kaşığı yenilecek.

Ayrıca Kilo problemi olan troid hastalarının normal ekmek yerine Buğday özü yani ruşeym olarak adlandırılan gıdayı tüketmesi gerektiğinin altını çizerek,Bu ruşeym midede suyla karıştığında şişerek tokluk hissi verir dedi.

Beden ve ruhu gençleştiren sağlıklı ve lezzetli tarifler İkbal’le Şifalı Yemekler’de…

Şifalı tarifler, şifalı reçeteler, beden ve ruh sağlığını gençleştiren formüller, doyurucu, lezzetli ve sağlıklı yemekler; İkbal’le Şifalı Yemekler… Şifalı yemekler yapmanın ve şifalı yemeklerle beslenmenin püf noktaları bu programda. İkbal’le Şifalı Yemekler’de İkbal Gürpınar her gün lezzetle sağlığı ekranda buluşturacak. Uzman konukların stüdyoda ağırlanacağı İkbal’le Şifalı Yemekler’de her gün birbirinden lezzetli ve sağlıklı yemekler canlı yayında hazırlanırken, uzman konuklar da sağlıklı yaşama dair reçetelerini izleyenlerle paylaşacaklar…

Hanımlara müjde… Ekranlarda ilk kez lezzetle sağlık bir programda buluşuyor. Beden ve ruhu gençleştiren formüllerle mutfakta tencereler kaynıyor, kepçeler doluyor… Doyurucu, lezzetli ve şifalı yemekler her gün uzman konukların katıldığı Şifalı Yemekler programında yapılıyor. Mevsiminde hangi sebze hangi usulde nasıl pişirilip, nasıl sunulur? Şifalı yemek yapmanın ve şifalı yemek yemenin püf noktaları, sağlıklı yaşama ve sağlıklı beslenmeye dair her şey İkbal Gürpınar’ın sunumuyla Şifalı Yemekler’de.

E-posta: ikballesifaliyemekler@kanal7.com

Please follow and like us:

Kolay hamile kalmak için.. İbrahim Saraçoğlu anlatıyor.

Yumurta çatlamasına yardımcı ve kolay hamile kalma kürü
Yarım litre kaynamakta olan klorsuz suya onbeş-onaltı adet kuru inciri ilave ediniz ve yirmi dakika ağzı kapalı olarak kaynatınız. Yirmi dakika tamamlandıktan sonra ılımasını bekleyiniz. Ilıdıktan sonra süzülür. Üçe veya ikiye bölerek öğünlerden on-onbeş dakika önce aç karına içilir. Bu kürün uygulaması,

2x21U+7A

U= 21 gün uygulanır
A= 7 gün ara verilir

şeklindedir. Bu formülün anlamı, iki defa yirmibir gün uygulanır ve her yirmibir gün tamamlandığında yedi gün ara verilecektir.

Toplam uygulama süresi kırkiki gündür. Uygulama sürelerine yedi günlük aralar dahil değildir. Her defasında günlük hazırlanması gerekir. Kuru incirleri bir kere koparıp veya bıçakla bir kez kestikten sonra kaynamakta olan suya ilave ediniz. Kuru incirlerin dışında beyaz pudrası var ise, soğuk su altında önce yıkayıp sonra ilave ediniz.
Prof. Doktor İbrahim Adnan Saraçoğlunun saracoglu.at adresinden alınmıştır.

Please follow and like us:

Bunlara dikkat edin Erken menopozdan kurtulun

Türkiye Menopoz ve Osteoporoz Derneği Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Ertüngealp, yaptığı açıklamada, Türkiye’de menopoza giren 11 milyon kadın bulunduğunu, bunların 2,5 milyonunu bir yıldan fazla doktora gidenlerin oluşturduğunu söyledi.

Hormon tedavisinin menopoz dönemindeki kadınların yaşam kalitelerini artırdığını ve bazı hastalıklardan koruduğunu kaydeden Ertüngealp, ancak kişinin tedaviye adetten kesildiği gün başlaması gerektiğini ifade etti.

60 yaşındaki insanların yüzde 25’inin kalp-damar hastalıklarından dolayı hayatını kaybettiğine işaret eden Ertüngealp, “Bundan korunmanın tek yolu hormon tedavisi… Ancak zamanında başlamak kaydıyla.

.. Diyorlar ki, ’hormon tedavisi damarları korumuyor’. Biliyoruz ki menopoza girdikten sonraki 7 yıl zarfında yani 55-57 yaş civarında damarlar zaten tıkanmış oluyor. Bu nedenle erken yaşta başlamak lazım, 60 yaşında değil ya da adetten kesildikten 5 yıl sonra değil” dedi.

Menopoza girdikten sonra hormona başlamanın kadını alzheimerden de koruduğunu anlatan Ertüngealp, bunun yanı sıra tedavinin osteoporoz ve yaşlanmaya bağlı cilt bozukluğunu önlediğini söyledi. En çok boşanmaların menopoz döneminde yaşandığını ifade eden Prof. Dr. Ertüngealp, “Bu dönem kadınlarda eklem ağrıları başlıyor. Alınganlık, isteksizlik, ağlama nöbetleri, terleme, sıcak basması ve unutkanlık yaşıyor. Erkekte ise o dönem herhangi bir problem yok. Bu nedenle en çok boşanmaların olduğu dönem menopoz sonrası dönem. Menopoz bir kadın hastalığı değil, ailenin hastalığıdır. Ailenin ona yardım etmesi lazım” diye konuştu.

Menopoz döneminde kadınların göbeklerinden erkek tipi kilo aldığına da işaret eden Ertüngelap, hormon tedavisinin fazla yemek yeme isteği üzerine de etki yaptığını, ayrıca osteoporozdan kaynaklanan diş dökülmesini de engellediğini belirtti. Hormon tedavisinin kişiye göre değiştiğini anlatan Ertüngealp, şunları söyledi: “Sıcak basması ve terleme kadınların yüzde 75’inde görülürken, yüzde 25’inde görülmüyor. O yüzde 25’de ise kemik kaybı, alzheimer ve kalp krizi riski oluyor, cinsel yaşamı bozuluyor. O nedenle menopoz sonrası dönemde kadınlara bunların anlatılması ve hormon tedavisini kullanmaları şart. Ülkemizde 100 kadından 4’ü, 25 yaşından itibaren erken menopoza giriyor. Bunun nedeni belli değil. Ancak bu kadınların ortalama menopoza girme yaşı olan 48’e kadar hormon almaları şart.”

Prof. Dr. Erdoğan Ertüngealp, karaciğer ve kan dolaşım bozukluğu ile genetik olarak damar pıhtılaşma faktörü olanlar ve kalp krizi geçirenlere hormon vermediklerini sözlerine ekledi.

Please follow and like us:

Adet Dönemindeki Sancılara Ahmet Marankinin sunduğu Çözüm Yolu

Kadınlarda iş gücü kaybına neden olan adet dönemi sancıları ve şişlikleri için pratik formül…
Kadınların yüzde 10 kadarında adet döneminde, şiddetli ağrılar ve şişlikler görülebilir. İş gücü kaybına,okul devamsızlığına ve kadınların her ay belli günlerde yaşam kalitelerinin bozulmasına neden olan bu rahatsızlıkların çözümünü kainat eczanesinde bulmak mümkün.

Kainat Eczanesinden Bitkisel Formüller

adet

Civanperçemi, aslanpençesi, çobançantası ve adaçayı göğüs kanseri, rahim kanseri, erken menopoz, adet sancıları, adet düzensizlikleri, miyom ve kistler için çok faydalı bitkilerdir.

Bu dört bitkiyi isterseniz ayrı ayrı isterseniz hepsini karıştırıp demleyin, içine 1 kaşık bal atarak tüketin. Bitkileri sadece bir taşım kaynatmaya özen gösterin.

Daha geniş bilgi “Kozmik Bilim Işığında Şifalı Bitkiler” kitabımızda mevcuttur…

Please follow and like us: