Diyet kaytaz böregi

Malzemeler: 1 su bardağı ılık süt- 25 gr kuru maya- 1 çay kaşığı tozşeker- 1 çorba kaşığı yoğurt- yarım çay bardağı sıvıyağ- aldığı kadar un- tuz. Üzeri için: 200 gr orta yağlı kıyma- 2 adet soğan- 1 tatlı kaşığı biber salçası- 1 çorba kaşığı domates salçası- 1 su bardağı sıvıyağ- tuz ve karabiber. Hazırlanışı: Maya ve tozşekeri ılık süt ile karıştırın. Yoğurt, sıvıyağ ve tuzu ekleyip karıştırın.Unu ekleyip kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edene kadar yoğurun. Hamurun mayalanmasını beklemeden 15 eşit parçaya bölün.

Her bezesini yemek tabağı büyüklüğünde açın. Üzerini sıvıyağ ile yağlayın. Bohça gibi kapatarak bir kare elde edin. Bütün bezeler bitene kadar aynı işlemi uygulayın. Hamurları yağlanmış fırın tepsisine aralıklarla dizin. Üzeri için soğanları rendeleyin. Kıyma, domates ve biber salçası, tuz ile karabiberi iyice karıştırın. Hazırladığınız içi hamurların üzerine yayın.Hamurların mayalanması için 1 saat bekletin. Önceden ısıtılmış fırında üzerleri kızarıncaya kadar pişirin. Sıcak olarak servis yapın.

Please follow and like us:

Ağır Diyetlerin Zararları

Günümüzde çoğu bayanın en çok dert ettiği konulardan birisidir fazla kilolar. Bu fazla kiloları almak ne kadar kolaysa bu kilolardan kurtulmak da aslında bir o kadar zor ve uzun bir süreçtir. Çoğu kişi bu fazla kilolarından çok kısa bir sürede kurtulmak istemekte ve bu amaca yönelik diyet listelerini uygulamaktadırlar. Hızlı kilo vermeye yönelik bu diyet listeleri kısa süreler içerisinde kilo verdirse de uzun süreli olarak uygulanmaları doğru değildir. Yanlış ve eksik beslenmeye dayalı bu diyet listeleri uzun süreli olarak uygulandıklarında insan sağlığına oldukça zarar vermektedirler.

Yapılan diyetler sonucu kilo veren kişiler normal beslenme dönemlerine döndüklerinde verdikleri kiloları hızla geri almaktadırlar. Bu şekilde hızlı kilo verdiren diyetleri uygulayan insanların vücutları düşük kalorili besinlere alıştığı için tekrardan yapılacak olan diyetlere de direnç kazanmış olur. Bu yüzden yeniden hızlı bir şekilde kilo vermek için yapılan diyetler genellikle başarısızlıkla sonuçlanır. Kilo veremediğini gören kişi de diyetini daha ağır bir biçimde uygular, daha az gıda alır ve bu durum kısır bir döngü haline gelmeye başlar. Her seferinde daha öncekinden daha az kalori alınması gereken diyetler uygulandığı için ilerleyen yaşlarda kilo vermek için yapılan diyetlerden sonuç alınamaz. Bu nedenlerden ötürü yapacağınız diyetin, sizin normal beslenme alışkanlıklarınıza çok fazla zıt olmamakla birlikte, bir uzman dahilinde boy, kilo, yaş ve cinsiyete göre ihtiyaçlar belirlenmeli ve diyet listeleri bu şekilde oluşturulmalıdır.

Çok hızlı bir şekilde kilo vermek isteyen kişilerin dikkat etmesi gereken konulardan birisi de yeterli beslenememekten kaynaklanan vitamin ve mineral eksiklikleri sonucu oluşabilecek problemlerin iyi bilinmesi gerektiğidir. Bu problemler arasında; saç dökülmeleri, tırnak kırılmaları, diş ve diş eti rahatsızlıkları, hipertansiyon, anemi ve baş ağrılarıdır. Bu sorunların önüne geçebilmek için diyet listelerinde kesinlikle yeteri miktarda sebze ve meyveler bulunmalıdır. Çünkü bu besinler vitamin ve mineral açısından zengindirler ve vücutta oluşabilecek başlıca problemlere tek başlarına engel olabilmektedirler.

Bazı insanların yaptıkları en büyük hatalardan birisi de hiç kuşkusuz öğün atlamaktır. Çünkü uzun süre aç kalan bir insan yemek yemeye başladığı zaman tokluk hissini çok geç hissedecektir ve tokluk hissi yaşayana kadar yemek yemeye devam edecektir. Böylece atladığı öğünde yiyeceği yemekten daha fazlasını bu öğününde fazladan yemiş olacaktır. Bu sebeplerden dolayı öğün atlanmamalı, bunun yerine öğün sayısını arttırarak az miktarda ve sık sık yemek yenilmelidir.

Please follow and like us:

Şok Diyet Tuzağı

Oysa ki şok diyetler olarak kabul edilen ketojenik diyetler kısa sürede kilo verdirdiği gibi metabolizma üzerinde kalıcı hasarlara da neden olabiliyor. Bu tip diyetlerin zararları hakkında bilgi almak için VKV Amerikan Hastanesi Diyet Bölümü Şefi Uzman Diyetisyen Dilara Koçak ile görüştük. Terazi ibresinin inmesi için 24 saat aç kalmanız yeterli. Ne var ki bu sahte bir zafer. Çünkü bu yöntemle vücut su kaybına uğruyor kaslar küçülüyor ama yağlar erimiyor. Bu aşamada organizma kendisi için gerekli olan enerjiyi yakalamak için kaslar ve karaciğerde bulunan glikojen denilen bir tür şekeri yakıyor.

Sonra kasları enerjiye dönüştürüyor. İşte bu nedenle gün boyunca yemek yemeyen kişi kendini güçsüz hissetmeye başlıyor. Çünkü karbonhidrat almadan veva çok kısıtlı beslenilen bir diyetle gün içinde tüm karbonhidrat depoları boşalır, kan şekeri düşer, tatlı isteği ve güçsüzlük artar, iş verimi düşer, baş ağrısı oluşabilir. Yüksek protein içeren, karbonhidrat içermeyen düşük kalorili diyetler metabolizmayı hızlandırdığı için hızlı kilo kaybı sağlar fakat tartıda görülen yağ kaybı olmayıp sadece kas ve su kaybıdır. 1 gr kas kaybettiğinizde yaklaşık 2,7 gr su kaybedersiniz ve böylece hızla zayıfladığınızı sanarsınız. Bunu anlamak için en kolay yol aynaya bakmaktır. Eğer tartıda kilo vermenize rağmen yüzünüz, kollarınız inceliyor ve yağ deposu olan karın/ kalça bölgesi incelmiyorsa siz yağ kaybetmiyor ve doğru zayıflamıyorsunuz demektir. Hızlı kilo verdiren mucizevi hatalar Kişinin kendi isteği ile hızlı kilo vermesi günlük enerji alımının azalması veya harcadığı enerjiyi egzersiz ile artırması temeline dayanır. Hızlı kilo kaybı genelde düşük kalorili ve proteini yüksek diyetlerle sağlanır. Bu tür diyetlerde düşük karbonhidrat ve ilk günlerde yaşanan su kaybı nedeniyle ortaya çıkan hızlı kilo kaybı yüz güldürücüdür. Düşük karbonhidratlı hızlı kilo verdiren bu diyetler ilk kez 1863 yılında Banting tarafından şeker hastalığının tedavisi amacıyla kullanılmıştır. Bu diyetlerde yan etki olarak başağrısı, bulantı, ishal, halsizlik sıkça gözlenir. Ayrıca hızlı kilo vermeyi sağlayan ancak kalıcı olmayıp daha fazla kilo almaya davet eden diyetler olup, sağlık açısından önerilmemektedir. Proteini yüksek düşük kalorili diyetlerin kolesterol açısından da zengin olması kalp hastalığı açısından çok önemli bir risktir. Çünkü proteini yüksek karbonhidratı düşük diyette ekmek ve türevleri kısıtlanır yerine, hayvansal kaynaklı besinler daha fazla verilir ( tavuk, balık, süt, peynir, yoğurt, et ürünleri gibi). Çok düşük kalorili diyet yapanlarda görülen diğer bir risk de safra kesesi problemidir. Diyet yapan kişiler, sonuca hemen ulaşmak istiyorlar, ancak seneler süren yanlış beslenme alışkanlıkları nedeniyle bozulan metabolizmalarının bir veya iki ay gibi kısa sürede düzelmesinin imkansız olduğunu zor kabul ediyorlar. Kilo vermekten çok elde edilen kiloyu korumak ve kişilerin su ile kas kaybı yerine yağ kaybetmeye yönelik diyetleri tercih etmeleri daha doğru oysa. Ketonojik diyetler Tıp dilinde şok diyetlerin diğer adı ketojenik diyetlerdir. Çok düşük kalorili olup protein oranı yüksek diyetlerdir. Vücut dokularından kayıp ile kilo vermeyi sağlayan bu diyetlerde kişinin kas ve su kaybetmeği vücut yağının yükselmesine neden olur. Metabolizmanın tüm dengesini bozduğu için uzun süre kullanıldıktan sonra hızla kilo almalara neden olur. Sağlık açısından uygun olmadığı gibi besin öğeleri açsından yetersiz ve dengesiz olması nedeniyle hastalıklara daha kolay yakalanma riskini artırır. Bölgesel şok diyetler Hiçbir besine adres gösterip belli bir bölgeyi zayıflatma şansımız yoktur. Her birey genetik şifresi doğrultusunda zayıflar, önce kalça veya önce karın zayıflasın olayına kişi müdahale edemez ve baştan yaratma bir hayaldir. Çünkü şişman bir armut zayıflayınca zayıf bir armut şeklini alır, aynı şişman elmanın, zayıf elma olması gibi, armut tipinde bir insanı elma tipine dönüştüremezsiniz. Beslenme bir bilimdir ve bunu öğrenmek için kişi ya kendisi bu konuda okuyup bilinçlenmeli ya da eğitilmelidir. Yoksa alışkanlıklarla ve kulaktan dolma tavsiyelerle bu iş devam ettiği takdirde yanlış, dengesiz beslenme mutlaka obeziteyi ortaya çıkarır. Manken diyetleri, mucize diyetler, sadece protein ya da sadece sebze-meyve gibi tek yönlü diyetlerin zararları bilimsel ortamlarda sürekli vurgulanmasına rağmen medyatik ve ticari amaçlar nedeniyle maalesef bu diyetler halen gündemdeki yerini korumaktadır. Şişmanlık ciddi bir sağlık sorunu olduğu için ve tedaviyi endokrinolog, diyetisyen, egzersiz uzmanı ile psikolojik desteği saptayacak bir ekip yapmalıdır. Bizim ülke verilerimizde; 1965 ile 1971 yılları arasında Türkiye’de şişmanlık oranı ortalama yüzde 28 bulunmasana rağmen, şimdi bazı illerimizde 36’lara hatta 40’lara çıktığını öğreniyorum. Bazı kitaplar şişmanlığı çevresel besin zehirlenmesi olarak niteliyorlar. Çünkü şişmanlık oluşumunda % 30- 40 oranında genetik faktör etkili ama yüzde 60-70 oranında da çevresel ve sosyal sorunlar söz konusu. Şişmanlık son 20 yılda neredeyse 2 kat arttı. İnsan gen tipinde ise bu kadar hızlı bir değişiklik olmayacağı söylediğine göre bu durumda çevresel faktörlerin çozümüne ve alışkanlıkların değişimine odaklanmak gerekiyor. Su içsem yarıyor! Bu gerçek anlam olarak mübalaa edilip zaten işin içine espri eklemek için kullanılan bir deyim yani gerçeklik payı yok, çünkü suyun enerji değeri yok. Peki kişileri bu noktaya getiren nedir? Doğru kilo kaybı vücut yağ dokusundaki azalma ile olur. Bu da yağsız doku kitlesinin yani kas ağırlığının korunması demektir. Bazal metabolik hız vücudumuzdaki yağ ve yağsız doku ile orantılıdır. Sizin vücudunuzda ne kadar çok kas varsa metabolik hızınız da o kadar yüksek, yani yağ yakma kapasitenizde o kadar iyi demektir. Tam tersi kas kütleniz azaldıkça yağ yakma kapasitenizde azalır, işte yanlış bir diyetle kilo yeren kişi yağ dokusundan çok kas dokusunu kaybettiyse l gr kas kütlesi kaybı ile 2,7 gr su kaybetmiş demektir. Peki bu durumda ne olur? Metabolik hız düştüğü için kişi az ya da eskisi kadar yese de bu besinleri yakma kapasitesi düştüğü için kilosu artacaktır. Aynı şekilde kaybedilen su da bir miktar dengeleneceği için su içsem yarıyor ifadesini söyler hale gelecektir. Bu nedenle diyet mutlaka egzersiz ile desteklenmelidir. Çünkü egzersiz yapan kişinin yağ dokusu daha çabuk kaybolur. Egzersiz başlangıcında vücut ağırlığında önemli bir azalma olmayabilir, çünkü yağ dokusu azalırken başta kas kütlesi olmak üzere yağsız vücut kitlesi artar. Kas kitlesi arttığı için kilo kaybı az olabilir fakat sağlıklı zayıflama sağlanır. Yapılacak sporun sıklığı, tipi, aktivitenin hızı, şiddeti, süresi ve tekrar sayısı önemlidir. Egzersize başlayacak kişinin sağlık durumu gözden geçirilerek kişiye uygun egzersiz programı bir uzman tarafından hazırlanmalıdır.

Please follow and like us:

Hızlı kilo verebilir miyim Ne kadar

Hızlı kilo verebilir miyim? Ne kadar?

İdeal kilo verme hızından daha hızlı kilo vermek mümkündür. Ancak bu durum kişide onarılması güç sağlık sorunlarına yol açabilir. Şişmanlık vücuttaki yağ miktarının fazla olmasından kaynaklanıp kilo verirken sadece bu fazla olan yağ miktarından gitmesi gerekir. İdeal hızda kilo verirken bu sağlanır. Ancak hızlı kilo verirken vücut sadece yağdan değil kas ve sudan da kaybeder. Bu durum ise verilen kiloların çabuk bir şekilde geri alınmasına yol açar.

Please follow and like us:

Acil Diyetin Zararları

Kilo vermek zor

Kilo verildikten sonra normal beslenme dönemine geçildiğinde, verilen kilolar hızla geri alınır. Bu uygulamayla vücut düşük kalorili diyetlere alışmış olur, direnç kazanır.

Yeniden diyet uygulamak istendiğinde, beklenen sonuç alınamaz. Bu durumda, öncekinden daha düşük kalorili gıda almak gerekir. Bu kısır döngüye girildiğinde her seferinde öncekinden daha az kalori ile başlamak gerekeceği için uzun vadede kilo vermek istendiğinde veya ileri yaşlarda şişmanlık şikayetlerinden ötürü zayıflamak istendiğinde sonuç alınamaz.


Bu nedenle, fazla kilolardan kurtulmak için yapılacak diyet, normal beslenme alışkanlıkları dahilinde, boy, kilo yaşa göre ihtiyaç tespit edilip fazlasının atılmasıyla gerçekleştirilmelidir.

Kulaktan dolma bilgilerle zayıflamak sakıncalı

Gelişi güzel, kulaktan dolma diyetlerle beslenenlerde, vitamin ve mineral yetersizlikleri, saç dökülmeleri, tırnak kırılmaları, diş ve diş eti rahatsızlıkları, anemi, hipertansiyon, hipoglisemi, dolayısıyla baş ağrıları, halsizlik gibi rahatsızlıklar görülebileceği belirtiliyor.
Okumaya devam et “Acil Diyetin Zararları”

Please follow and like us: