Kusarak haftada kaç kilo verilir?

Kusarak haftada kaç kilo verilir? yada vermek mümkün mü?sorusuna verilecek cevap evet kusarak kilo vermek mümkündür şeklinde olmalıdır.

Fakat bu elbette kilo vermenin en sağlıksız ve tabii olmayan yolu olup mümkünse bu yolla zayıflamaya çalışılmamalıdır.

Tıpta patolojik zayıflama eğilimine anoreksi denilir ve sıklıkla kişisel beden figürleri ile çok fazla ilgili olan ergen ve genç kızlarda görülen bir psikolojik bozukluktur. Buradan anlaşılacağı gibi patolojik durumlarda yemeyerek veya yediklerinizi kusarak haftada 3 kilo veya daha fazlasını verebilirsiniz fakat sonunda bir psikiyatr tarafından anoreksi veya daha ileri formu olan blumia tanısı ile psikolojik bozukluk sahibi olarak kabul edilebilirsiniz.
Vücuda giren besinlerin kusularak vücuttan atılması veya oburluk derecesinde yemek yedikten sonra pişmanlık ile gırtlağına parmak sokup kusmaya kendini teşvik edenler zihin sağlıklarını tehlikeye atmak yanında vücutlarından bol miktarda sıvı ve elektrolit kaybederek ciddi bazı metabolik hastalıklara da davetiye çıkarabilmektedirler.

Sağlıksız Zayıflama Yöntemleri hem beden hem ruh sağlığınızı bozar !


Kusarak verilebilecek maksimum kilo miktarı çalışmalarda görüldüğü kadarıyla maksimum haftada 2-3 kilogram kadardır. Fakat vücutta meydana gelen kalıcı bozukluk ile sonrasında meydana gelebilecek kalıcı yemek yememe periyotları ile kilo kaybı kaşeksi seviyelerine ulaşmakta ve çoğu zaman güzellik için katlanılan bu durum tam aksi ile sonuçlanmaktadır.
Kusarak kilo verme eğilimi sıklıkla mankenlik mesleği ile uğraşan veya sürekli sahne performansı yaparken vücut ideal ölçülerini kaybetme kaygısı önde olan şarkıcı, dansçı gibi sahne sanatları ile uğraşanlar arasında çoğunlukla görülmektedir.
Bu kaygı ile başladıkları kusarak zayıflama seansları ile podyum çalışanları sahne alacakları defile performansına kadar hızla aldıkları kiloları vermek veya bu süre zarfında yeni kilo almamak gayesiyle yediklerini çıkarmak yolu ile kilo verme alışkanlığı kazanmakta ve onları bu şekilde davranmaya yönlendiren meslektaşları, arkadaşları, aile veya menajerlerinin telkinleri ile çok sağlıksız bir kilo verme yönteminin tabiri caizse bağımlısı olmaktadırlar.

Bu sebeple sağlık profesyonelleri olarak kesinlikle kusarak kilo verme yöntemlerine gençlerimizin yönelmemesini, bu tip doğal olmayan yöntemler yerine egzersiz ve sağlıklı beslenme  teknikleri  ile kombine edilmiş diyet listelerini takip etmelerini rica ediyoruz. Bu yazının içeriği bu tip aramalar ile  sitemizi ziyaret eden ve yıllardır bu alanda söylenecek en tutarlı bilgiyi sizlerle paylaşan sitemizde  takipçilerimize bu şekilde yapılacak diyetlerin metabolizma ve psikolojik hasar bırakan yöntemler olduğu hakkında en doğru bilgilendirmeyi yapma kaygımızdan başka bir şey değildir.

Please follow and like us:

Verdiğiniz Kiloları Geri Almanın Yolları

Kilo verip zayıflamak ile indiğiniz kiloyu korumak birbirinden farklı iki olaydır. Diyet yaparak zayıflamak kısa süreli bir solukken, ideal kiloyu korumak daha fazla çaba ve zaman ister.

İşte öneriler verdiğiniz kiloları korumak için 8 öneri;

• Enerjisi düşük, doygunluk hissi veren ve besleyici özelliği olan ürünleri seçin. Günde 4-5 porsiyon sebze meyve tüketmek ideal kilonuzu korumaya yardım eder.

• Lifli, posalı besinleri tercih edin. Tam tahıllar, kuru baklagiller gibi glisemik indeksi düşük besinler vücudun daha az yağlanmasına neden olur.

• Güne mutlaka kahvaltıyla başlayın ve öğün atlamamaya gayret edin. Sindirim sisteminin sık beslenme durumunda 400-500 kalori yaktığını biliyor muydunuz?

• Fastfood yiyeceklerden uzak durun. Fastfoodlar, ideal kiloyu korumak yerine kilo aldırıcıdırlar.

• Televizyon önünde saatlerce oturmayın. Her yarım saatte bir 10 dakika hareket edin. Kilo kaybedenlerin televizyon önünde haftada 10 saatten az oturdukları gözlenmiştir.

• Günlük kalori alımınızı ve harcadığınız kalorileri takip edin. Pedometre gibi adımsayar cihazlarını kullanmak, gün içersinde ne kadar aktif olduğunuz hakkında bilgi verir.

• Aktif bir hayatın içersinde olun. Aktif olmak sadece ideal kiloyu korumak için değil, aynı zamanda genel sağlığınız için de yararlıdır.

• Kaliteyi uyku her şeydir. Vücudun dinlenebilmesi ve kendini yenileyebilmesi için ortalama 7- 8 saatlik bir uykuya ihtiyacı vardır. Az uyuyanların daha çabuk kilo aldıkları gözlenmiştir.

Please follow and like us:

Zayıflamak İçin Kış aylarında Yapılması Gerekenler. Mutlaka Bilinmesi Gereken Zayıflama ve Egzersiz Hareketleri.

Yaz aylarında daha hareketli olduğumuz için zayıflamak çok daha kolay olabiliyor. Fakat kış aylarında zamanımızın çoğunu içerde geçirdiğimiz için vücut biraz daha hareketsiz kalıyor ve enerji ihtiyacıda azalıyor. Aldığımız besinlerin büyük kısmını depolamaya eğimli bir vaziyete geçiyor vücudumuz.

Kışın ev sporları

Günümüzün modern çağ insanı sporu boş vakitlerini daha eğlenceli kılmak, motivasyon sağlamak, vücut geliştirmek, fitness, kardiyo egzersizleri, kilo vermek gibi nedenlerle yapmaktadır. Spor evde, salonda, açık havada yapılabilir. Açık hava ve kapalı salonlar olmak üzere ayrıldığı gibi yaz ve kış sporları olarak da ayrılabilir. Kış sporları açık havada yapılabileceği gibi hava şartları nedeniyle salonda ya da evde yapılmaktadır.

Evde yapılabilecek sporlar kilo almamak, hacim kazanmak, sıkılaşmak, vücut geliştirmek, kardiyo egzersizleri olarak yapılabilir. Herhangi bir alet kullanmadan evde 3 temel hareket yapılabilir.

Bunlar barfiks, şınav ve mekik hareketleridir.

kış

Barfiks: Kanat, sırt, pazu
Şınav: Göğüs, arka kol
Mekik: Mide yan karın kası ve bacak kaslarını geliştirir.

Evde aletli sporlar da yapılabilir

Aletli olarak evde ağırlık sehpaları, el yayları, pilates topu, sabit bisiklet, koşu bandı kullanılabilir. İp atlama, bisiklet binme, koşu bandı, kardiyo ve aerobik egzersizlere yönelik çalışmalar da kullanılabilir. Bu tip hareketlere ilave olarak spinnig, dans, oryantal, pilates vb. yapılabilir.

Kalbe yönelik sporlar ritmi düzenliyor

Kardiyo egzersizlerinde amaç kalp atım sayısını faydalı atım frekansına getirmek ve bu ulaşılan noktayı uzun süre korumaktır. Egzersiz düşük tempoda, uzun süre yapılmalıdır. Maksimum kalp atım sayısı %50 ile %85 arasındadır. Aerobik egzersizlerde ise kalbi ve akciğerler güçlendirilir ve stresi gideren egzersizler minimum 20-25 dk yapılarak yağ yakımı sağlanır. Egzersizler cinsiyete ve yaşa bağlı olarak süre ve miktar bakımından farklılıklar gösterebilir.

kış aylarında sürekli içerde olduğumuz için bayanlarda depresyon sorunu en çok bu aylarda oluyor. Bunun için gün içinde egzersizler ve değişik organizasyonlarla vücudun enerjisini boşaltmasına yardımcı olmamız çok önemlidir.

Please follow and like us:

Nasıl Kilo alabilirim, Çok Zayıfım Kilo Almak İstiyorum Diyenler Buraya..

Diyetin Tam tersi Kilo almayı istemek.. bu sorunu yaşayan bir çok insan var.. her ne kadar günümüzde obezite hastalığı had safha da olsa da bir çok kişi de zayıflığından şikayet etmekte.. kilo almak nasıl bir beslenme ve metabolizma sorunu ise kilo vermekde aynı şekilde bir sağlıksız beslenme ve metabolizma sorunudur. . Diyet konusunda olduğu gibi kilo almak isteyen kişilerinde öncelikle, bir hekime başvurmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz.. zira bu sorun sağlık sorunlarından kaynaklanabilir.. şimdi kilo almak isteyen kişilerin yapmaları gerekenleri sayalım.

.

kilo

• Kilo almanız için mutlaka düzenli beslenmeniz gereklidir.

• 3 ana 3 ara öğün olmak üzere 6 öğün beslenmeniz gereklidir.

• Bol su için günde 2-3 litre.

• Bol salata tüketin (az yağlı).

• Çeşitli meyvelerden tüketmeye çalışın.

• Ekmeği ana öğünlerde 2 ince dilim mutlaka tüketin.

• Çay, kahve ve kolalı içecekleri en aza indirin.

• Bol bol yürüyüş yapın, spor iştahınızı açar. Ayrıca vücudun kendini toparlaması ve kasların güçlenmesini sağlar.

• Yemeklerin üzerine tatlı almanızı veya meyve tüketin, özellikle sütlü tatlılardan tercih etmenizi tavsiye ederim.

• Kalorisi yüksek bol yağlı, salçalı, kızartmalardan, soslu vb. ağır yiyeceklerden kaçının. Bu tür yiyecekler mideyi geç terk ettiği için tokluk hissi verir. Ondan sonraki öğünlerde yetersiz (az) yemenize neden olur. Bu tür yiyeceklerin sindirimi zor ve aynı zamanda mideyi de yorar.

Öncelikle spor yapmalısınız. Spor iştahınızı açacaktır. Açık havada yapacağınız tempolu yürüyüş vb. sporlar beslenmenizi kolaylaştıracaktır. Öğünlerde et-peynir gurubu, ekmek gurubu, kalsiyum gurubu (süt-yoğurt) dengeli bir şekilde olmalı. Yemeklerinizi yavaş yavaş yemenizi öneririm. Zorlandığınız yerde ara verip bekleyin kendinize aşırı baskı yapmayınız. Sigara içiyorsanız bırakın, iştahınızı kapatır.

Please follow and like us:

ZAYIFLIK SAPLANTISI Varmı Sizde, Nasıl bir Hastalıktır, Tedavi Yöntemi

Genel olarak 12-18 yaşları arasında başlayan ve şişmanlamaya karşı ağır korku yüzünden bilinçli olarak aşırı zayıf kalma çabaları ile belirlenen bir bozukluktur. Toplumda ortaya çıkma sıklığı bilinmemekle birlikte eskiden sanıldığı gibi çok ender rastlanan bir rahatsızlık değildir. Anoreksia Nervozalı bireylerin yaklaşık %95′ i kadındır. Ve bir kişinin kız kardeşinde bu tür bir bozukluk varsa o kişide aynı hastalık riski belirgin oranda artmaktadır. Bozukluk daha üst sosyoekonomik sınıflarda daha sıktır.

En temel belirti aşırı kilo alma korkusudur.

Bu durum kişinin yiyecek konusunda neredeyse fobik olacak noktaya dek varmasına neden olabilir. Şişmanlama korkusunun yanı sıra beden imgesinde de bozulma vardır. Buna bağlı olarak bu kişiler çok zayıf ve ince olsalar bile kendilerini şişman bulabilirler. Vücut ağırlığını kontrol altında tutabilmek için iki yolu kullanırlar: Kişilerin bir bölümü yiyecek alımını ileri derecede kısıtlarlar. Zaten aldıkları çok az yiyeceğin de çok az kalorili yiyecekler olmasına dikkat ederler. Bu kişiler buna rağmen ağır egzersizler de yaparlar. Diğer gruptaki kişilerde yiyecek alımının ileri derecede azaldığı açlık dönemleri ile aşırı yeme dönemlerinin birbirini izlediği gözlenir. Bu gruptaki kişiler, aşırı yemeden sonra şişmanlayacakları korkusuyla boğazlarına parmaklarını bastırarak kusarlar. Sık sık bunu yapan kişilerin el sırtında deri sertleşmesi olabilir. Sık kusan kişilerde mide asidinin etkisiyle dişlerde bozukluklar, çürümeler olur.

Bu kişilerin yeme davranışlarında ve yiyeceklerle olan ilişkilerinde gariplikler gözlenebilir. Yiyecekleri saklayabilir, yemek yapmak için mutfakta saatlerce uğraşabilirler.

Anoreksia Nervoza’ nın nedenleri günümüzde kesin olarak bilinmemektedir. Hastalığın oluşumu psikolojik, sosyolojik ve biyolojik olmak üzere üç boyutta ele alınabilir. Hastalığın ergenlikte ortaya çıktığı; bu dönemin cinsel ve sosyal çatışmalarla yüklü oluşu dikkate alınacak olursa; cinsel ve sosyal çatışmalarla başa çıkma konusundaki yetersizliklerin yiyeceklerden fobik kaçınma şeklinde ortaya çıkması öne sürülebilir.

Aşağıdakilerin varlığı halinde bu rahatsızlıktan bahsedilmektedir.

1-Bulunduğu yas grubu ve boy uzunluğu acısından normal kabul edilen en az kilo ya da bu ağırlığın üzerindeki bir kiloyu kendisi için uygun bulmayıp,kabul etmeme.

2-Yas ve boy göz önüne alındığında beklenenden daha düşük bir kilosu olmasına rağmen kilo almak veya şişmanlamaktan aşırı derecede korkma.

3-Kişinin kilosu ya da vücut şeklini algılayışında bozukluk vardır. Kişinin kendini değerlendirişinde kilo ya da vücut seklinin ,olağandan çok daha fazla ve anlamsız ölçüde bir yer kaplaması veya o anki kilosunun düşük olmasının öneminin farkına varmama.

4-Bayanlarda birbirini izlemesi gereken en az 3 adet döneminin olmaması

Bu rahatsızlığın kısıtlı ( bu durum yaşanırken kişide bir anda “patlayıncaya dek” yeme ya da kendini kusmaya ya da lavman- idrar söktürücüler ile yediklerini çıkarma davranışının olmadığı) tip ya da bu sayılan davranışların olduğu tiksinircesine yeme/ çıkartma tipi olarak 2 şekli vardır.

Hastaların çoğunun düşünce içeriği yemek ile ilişkilidir. Kimileri kalan, artan, yiyemedikleri yiyecekleri bırakamayıp, biriktirir, bazıları da hiç yapamayacağı yemek tariflerini edinmeye çalışabilir. Topluluk içinde yemek yeme konusunda isteksiz davranabilirler. Başlangıç ta çevrelerinden ilgi ve beğeni görmek için , kendileri üzerinde kontrol sağladıklarını görmek amacıyla alınan besinleri kısıtlamaya başlarlar. Eski kilolarına ya da çevrelerinde görünüm olarak beğeni kazanan kişilerin kilosuna inmek için hedef belirler. Kendileri gün içinde farklı zamanlarda tekrar tekrar tartar
Tıkınırcasına yeme-çıkartma tipine ait grubun alkol-madde kötüye kullanımı, daha çok duygusal durumda dalgalanmalar ve cinsel aktivitelere sahip olup, dürtülerini kontrollerinin daha zor olduğu gözlenmiştir.

Kişiler kilo kayıplarını arttırmak için fiziksel egzersizler yapar ya da yorucu fiziksel uğraşılar içine girerler. Öyle ki kişi daha çok enerji harcayıp, kilo verebilmek için oturmayıp, ayakta durmayı yeğleyebilir ya da durduğu yerde el ve ayaklarını hareket ettirebilir. Kişinin toplumsal ilişkileri azalabilir. Sadece is, fiziksel egzersiz ve kilo düşünceleri ile ilgilidir. Bir deri bir kemik kalsa bile kilolu olduğu düşüncesindedir. Kişiler kendilerine listeler hazırlayarak kendilerine yasakladıkları yiyecekleri belirterek, bunları yemeyeceklerine yeminler ederler. Yarim kilo bile almaları onları zayıflıktan şişmanlığa geçtikleri seklinde düşündürür. Uzun sure bir konuya dikkatlerini veremezler . Kendilerine güvensizlik yoğun bir şekilde kendini hissettirmektedir. Gitgide sosyal çevrelerini kısıtlarlar.

Çocuk gelişiminin erken evrelerinde, anne-çocuk iletişiminde çocuğun kendi başına,özgür davranışları üzerine yapılan müdahalelerin önemine dikkat çekilmektedir.

Anoreksia başlangıcı sonrasında genellikle obsesif- kompulsif davranışlar başlayabilir. Özellikle temizlik saplantıları ( ev temizliğine yönelik aşırı aktiviteler gibi) ve ders çalışma ile ilgili saplantılara rastlanabilir. Cinsel gelişimlerinde sorun olduğu gibi , cinsel isteksizlik ve diğer cinsel sorunlar da beraberindedir.

Bu kişilerde hastalığın yol açtığı vücutsal değişimler:

Hastalarda kansızlık, vücut su- tuz dengesinin bozulması, kanda kolesterol ve üre düzeylerinin artışı, karaciğer enzimlerinin yükselmesi, tiroid bezi hormonlarının düşmesi, kadınlarda ostrojen dediğimiz kadınlık hormonu ,erkeklerde testesteron denen erkeklik hormonu düzeylerinde düşme sonucu cinsel işlevlerde azalma, kalp atımında azalma ve düzensizlikler, beyin boşluklarının beyin dokusuna oranla kapladığı hacmin artışı oluşabilmektedir.

Kimlerde görülmektedir:

Bu rahatsızlık düzenli ve bol çeşitli yemek yeme olanaklarının olup, göze hoş görünmenin zayıf bir vücut yapısı ile paralel düşünüldüğü bati toplumlarında, kentsel alanlarda daha çok gözlenmektedir. Hastaların % 90-95 i kadındır. Anoreksia nervosa genç kızlarda % 0,5 oranında saptanmakta, genellikle 12-25 yas arasında rastlanmaktadır.

Son yıllarda yurt dışında yapılan çalışmalara göre hastalığın yüz bin kişide 15-20 arasında görüldüğü saptanmıştır.

Rahatsızlığın oluşumunda etkili risk faktörleri:

– Yaşanılan sosyo-kültürel çevrenin etkisi ile zayıflığın kesin güzellik ölçütü olması durumu yaygınlaştırmaktadır. Bazı mesleki alanlar ( hosteslik, modellik, dans ve müzikle uğraşanlarda) bu yüzden özellikle risk altındadır.

-Bu rahatsızlığı olanların ailelerinde depresyon, alkolizm, şişmanlık ve gene bir yeme bozukluğuna daha çok rastlanmaktadır. Bu kişilerin annelerinin daha çok diyet yapıp,yeme bozukluğunun olduğu, sürekli diyet yapma düşünceleri ile haşır nesir oldukları, kızlarının da diyetleri konusunda yoğun düşünceler içinde olabildikleri gözlenmiştir.

– Aile yapıları itibariyle, bağımsız hareket serbestisinin verilmediği ve aile işleyişi açısından yeterli keyif alınmayan doyum sağlanamayan ilişkilerin varlığı.

-Öncesinde var olan aşırı şişman beden yapısı

-Çocukluk cağı başlangıçlı diabet ( seker hastalığı) varlığı

– Geçmişte yaşanan cinsel, fiziksel tacizler.

Rahatsızlıktaki kişisel düşünce yapıları:

– Kişisel açıdan kendilerini yardıma muhtaç ama yardim edilemez görürler

– Kendi ve çevreleri üzerindeki denetimi kaybetme korkuları vardır.

– Aşırı bir şekilde başkalarının görüşlerine bağımlı olarak özgüvenlerini koruyabilen, onların yeterli ya da olumlu desteği olmadığında kendilerini bir hiç olarak görürler

– Bir şey ya tam olmalı ya da hiç olmamalı seklinde bir düşünce yapısı olan kişilerdir.

Hastalığın seyri:

Hastaların yarısının ilerleyen donemde iyileştiği, dörtte bir oranında hastanın kısmen iyileştiği, ancak bir miktar yakınmalarının sürdüğü belirlenmiştir. Hastalık sonucu olum oranının % 5 civarında olduğu gözlenmiştir.

Hastalığın gidisine olumsuz etki yapan faktörler:

-Ailede aşırı geçimsizlik, tartışmalı ortam

-bulimianın hastalığa eslik etmesi

-Kusma, dışkılamayı arttırıcı ilaç kullanımları

-Obsesif-kompulsif, histerik, depresif, nörotik davranış yapıları, zeminde bulunan psikiyatrik sorunlar nedeniyle, kişide vücutsal yakınmaların fazlaca gündeme gelmesi (gastrit, kolit vb.)

-Hastalığı inkar eden davranışlar içine girilmesi.

Hastalığın gidisini olumlu etkileyen etmenler arasında ise erken başlangıç yaşı, hastalığı kabul etmek ve kendine güvenen bir kişilik yapısının bulunması sayılmaktadır.

Tedavi:
Anoreksia Nervozalı hastaların tedavisi çoğu kez güçlüklerle doludur. Hastaların çoğunda, hastalık birkaç yıl önce başlamıştır. Tedaviye katılmak ve tedavi planları için isteksizdirler. Bu sebeple genellikle çocuklarının bu durumundan üzüntü ve endişe duyan anne babaları tarafından doktora getirilirler. Tedavide bireysel psikoterapi, grup ve aile terapisi, ilaç tedavisi gibi yöntemler kullanılabilir

Psikoterapide hastanın kendi duygularını uygun bir şekilde ifade edebilmesi, yeme davranışı üzerine kurulu yanlış düşünce tarzının değiştirilmesi, vücuduna yönelik olumsuz algılamaların düzeltilmesi, özgüvenin oluşturulması, kişilerarası sorunların belirlenip, çözümüne yönelen bir yaklaşımın oluşturulmasına çalışılır.Tedavide davranışçı terapi, aile terapisi ve grup terapisi kullanılabilir
__________________
“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi”

Please follow and like us:

Kilo Almamak için Proteinleri Doğru Tüketin

Kilo almaktan korkan ve fazla kilolarından kurtulmak isteyenlerin Protein tüketimine çok dikkat etmesi öneriliyor. Uzmanlar özellikle et, yumurta ve balık gibi gıdalarda proteinin bol miktarda bulunduğu, çabuk kilo alanların bu yiyecekleri tüketirken kendilerini kontrol etmelerini bildiriyorlar.

İnternetten derlenen bilgilere göre, çabuk kilo alma problemi olan kişilerin özellikle bol miktarda protein içeren ürünleri tüketirken dikkatli olmaları tavsiye edilirken, et, süt ve yumurta gibi gıdaları ölçülü olarak tüketmeleri gerekiyor.

Uzmanlar, et, balık, fındık ve yumurta gibi gıdaların en çok protein içeren besinler olduğunu belirterek, bu gıdaların çabuk kilo almaya da neden olduğunu bildiriyorlar. doktorların önerdiği, kilo problemi yaşamamak için uygulanabilecek bazı püf noktaları şöyle:

“- İnce kesilmiş kırmızı eti yağsız teflon tencerede pişirin.

– Kıymayla yemek yaparken içine fasulye veya sebze ekleyin.

– Yediğiniz haftalık kırmızı et miktarını en aza indirin.

– Her türlü eti daha çok haşlama yöntemiyle pişirmeyi tercih edin.

– Tavuk veya hindinin derisi ayrılarak yenmelidir. Bir porsiyonluk tavuk veya piliçten alınan kalorinin yüzde 60’ı derisinde bulunur. Kanat ve but kısımlarını daha az yemeye çalışın.

– Haftada bir kez mönünüze balık yemeği ekleyin. Seçeceğiniz balığın somon veya lüfer gibi yağlı bir tür olmasına dikkat edin.

– Her türlü peynir çok fazla protein içerir. Bu nedenle az kalorili peynirler seçin.”

Please follow and like us:

Zayıflarken Yağ Yakıcılara Dikkat

Merhaba arkadaşlar, daha önce günlüğümde l- carnitin adlı desteğe başladığımı belirtmiştim, bununla ilgilenen ve detaylı bilgi edinmek isteyen arkadaşlar için birkaç yazı derledim. ve sizinle paylaşmak istedim.öncelikle daha önce nette gezinirken bulduğum ve yap yakıcılar ile ilgili olan bir yazıyı paylaşayım. Yaklaşık 1 yıldır yağ yakıcılar ile ilgili araştırmalarda bulunuyorum,birçok bilimsel makaleyi ve analizi okudum ve 2 kür Cla 3 kür lipotropic factors 2 kür l-carnitine 1 kür chromium picolinate 1 kür chitosan plus kullandım.

Bir nevi kendi kendimin kobayı oldum.Bu arada da 1 yılda sadece 2 ay bodye gidip diyet yapmadan (yalnızca aşırılıkları bırakarak) yaklaşık 20 kilo verdim. Değerlendirmelerimi dikkate alanlar için, CLA-Kilo vermeye ve yağ yakımına en ufacık bir katkısını göremedim.Fakat kan değerlerimde (kötü kolestrol vs) mükemmeli yakaladım.Daha önceden ufak tefek yükseklikler vardı.Diyebilirim ki CLA kalp ve damar sağlığı açısından faydalı,kilo vermek açısından son derece faydasız ve gereksiz bir yağ asitidir.5 üzerinden 2 Lipotropic Factors-Aşırı alkol tüketimi sonucunda aşırı kilo almış ve karaciğer yağlanması sorunuyla karşı karşıya kalmıştım.Lipotropic factors özellikle alkole bağlı kilo problemi çekenler için çok etkili.Özellikle karaciğer çevresindeki yağlanmaları eritiyor.Fakat lipotropic factors ü çok fazla abartmamalısınız.Çünkü doğrudan karaciğere etki ettiği için şakası olmaz.Senede 3-4 kürden fazla kullanmayınız.5 üzerinden 3 L-Carnitine-L-carnitineden gördüğüm faydayı hiçbirşeyden görmedim.Kardiyoya girmezden 30 dk. önce alıyorsun.Placebo etkisi değil,hissedilebilir bir enerji sağlıyor.Nefesini açıyor.Yağları enerjiye çevirdiği için spor esnasında 2-3 saatte yakabileceğin kaloriyi 1 saatte yakabiliyorsun ve de yorulmak bilmiyorsun.20-22 kg. verdim ve bunun 5 kilosunu spora,3-4 kilosunu beslenmeye,7-8 kilosunu l-carnitine e,4-5 kilosunu da diğer yağ yakıcılara borçluyum.Kilo verecek adamın olmazsa olmazı l-carnitinedir.5 üzerinden 4 Chromium Picolanite:Sporun yanı sıra diyete başlayacak olanlar için de chromium picolanite 1 numaralı yardımcıdır.Özellikle makarna,pilav,hamur işleri,tatlılar ve çikolata gibi besinleri sevenler ve iştahlarını kontrol edemeyenler için.Şöyle söyleyebilirim ki chromium picolanite yukarıda saydığım besinler ve benzerlerini yeme istediğinizi %50 azaltabiliyor.Ayrıca açlığa bağlı baş dönmesi ve iştah krizlerini de önleyebiliyor.Sabah ve akşam 1 hap almanız yeterli.Fazlası yarar getirmez.Öyle 3-4 kilo vermek isteyenlerin chromium picolanite e gerekleri yok.Daha çok 1-2 ay diyet yapacaklar için öneriyorum.5 üzerinden 3 Chitosan Plus:Yağları emdiği doğru,fakat bu öylesine düşük miktarlarda ki ayda 500 gram-1 kiloyu geçemez.Ayda 500 gram vermek için kutusuna 60 milyon verecekseniz siz bilirsiniz.5 üzerinden 1 Gördüğünüz gibi hiçbir yağ yakıcıya 5 te 5 vermedim.Çünkü hiçbir yağ yakıcıdan mucize beklemeyin.Herşey sizde bitiyor.Ben yalnızca yasal markaların,yasal ürünlerini kullandım.Yasa dışı bazı ilaçları kullanarak oturduğunuz yerde 10 kilo verebilirsiniz,bu doğrudur.Ama aynı ilaçlar yüzünden kalp krizi,karaciğer yetmezliği ve kanser de yaşayabilirsiniz.Unutmayın! Bitki çaylarına da değinmek istiyorum.Hiçbir çay yağ yakamaz.Bu mümkün değildir.Fakat düzenli kullanımda vücudunuzdaki su ödemlerinin çözülmesini sağlayarak 1-2 kilo vermenizi ve 3-4 kilo zayıf görünmenizi sağlarlar.Şu 4 bitki çok önemlidir:Mısır püskülü,kiraz sapı,avokado yaprağı ve mate.Aktarlardan bu dördünü bulun ve hergün 3-4 fincan demleyip için. Kilo vermek dünyanın en zevkli işlerinden biridir.Kim her sabah uyandığında gitgide yakışıklılaştığını görmek Yağ yakıcılar zayıflarken rol oynayabilir. Ama mutlaka bunları kullanırken dikkat etmek gerekir.

Please follow and like us:

Yavaş Yavaş Ama Sağlıklı Zayıflayın

Bugünkü modern tıp bilgisi artık kesin olarak kabul etmektedir ki, doğru ve sağlıklı bir zayıflama, ancak bir yandan alman kalorilerin kısıtlanması, bir yandan da jimnastik ve yürüyüşler gibi günlük faaliyetleri, do*layısıyla kalori sarfiyatını artırmakla mümkündür. Yapılan çalışmalar ve araştırmalar göstermiştir ki, haftada yarım veya en çok bir kilodan fazla zayıflama hatalıdır ve çok zararlıdır. Daha Önce sözünü ettiğimiz hızlı zayıflamanın sakıncalarından kurtulmak için ya*vaş, kerte kerte zayıflamayı prensip olarak kabul etmek gerekir. Haftada yarım kilo, ayda iki kilo, dört ayda sekiz kilo eder.

Bunu, zararsız olarak haftada bir kilo*ya da çıkarabiliriz. Böylece ayda dört, dört ayda 16 ki*lo eder. Böylece, anormal derecede şişman olan bir kişi dahi, birkaç ay gibi belirli bir süre içinde normal kilo*ya dönmüş olur. Bu Nasıl Sağlanır? Aslında, bu güç olmayan, büyük bir yoksunluk ve*ya kısıtlamayı gerektirmeyen, aksine çok basit bir za*yıflama rejimidir. Bu rejim iki yönlüdür. Her bir yön, haftada yarım kilo vermeyi öngörmektedir, iki yön bir*likte uygulandığında haftada bir kilo vermek mümkün . olmaktadır. Bunlar A) Kısıtlama, B) Harcama, yöntem*leridir. A) Kısıtlama Yöntemi: Yenilen yemeklerden ve içilen içeceklerden kısmen azaltılmasına dayanan, olağan ve kolayca zayıflamadır. Genel olarak bütün besinlerden yemek ve fakat Ölçülü, aynı zamanda özellikle kalorileri yüksek, yağlı ve şiş-manlatıcı gıdalardan mümkün olduğu kadar az ve ölçülü yemekle mümkündür bu rejimi sağlamak. Böylece, vü*cut yeterli protein ile gerekli vitaminleri ve mineralleri alacak ve azar azar. zayıflayacaktır. Bu yöntem büyük bir kısıtlama gerektirmediğinden, istendiği kadar uzun süre uygulanabileceğinden ve başarılı sonuçlar verdiğin*den, en uygun bir rejim olarak kabul edilmektedir. Bu*rada esas amaç, kişiyi şişman olmasına neden olan gün*lük yiyecek ve içeceklerden ve bunların verdikleri ka*lorilerden günde 250 ile 500 kalori daha az almasını sağ*lamaktır. Böylece günde 250 kalori haftada 1750 kalori eder id, bu da haftada 250 gram zayıflamak demektir. Eğer günde 500 kalori daha az alınırsa, haftada (500X7 = 3500) kalori eder ki, bu da haftada yarım kilo zayıf*lamak demektir. Şu halde, bizim Önerimize göre, günde ortalama 2400 veya 2500 kalori alan bir kişiyi, bundan, günde yalnız 500 kaloriyi kısıtlamaya davet etmektir. Diğer bir deyimle, günlük alıştığı yiyecek ve içecekler*den % 20 veya % 25 kısıtlayıp daha az yiyecek ve içe*cektir. Bu da, kolay ve hiç de zor olmayan bir rejimdir. Zayıflamaya kararlı bir kişi, kalori değerleri yüksek olan yiyecek ve içecekleri, özellikle yağ ve yağlı besin*leri azaltarak, doyuran ve fakat kalori değerleri daha az olanlardan nispeten daha fazla yemeli ve fakat bunlar*da da ölçüyü kaçırmamalı. Aksi takdirde, zayıflama ye*rine kilo almır. Aynı miktarlarda yiyecek ve içecekle*rin verdikleri net kalori miktarlarını kitabımızın 13′ün*cü bölümünde bulmak mümkündür. Kalorisi yüksek ve kolayca şişmanlatan gıdalar arasında ekmek, makarna, börek, mantı ve diğer undan yapılmış hamur yemekleri ve hamur talıları, pastaları; çikolatayı ve şekerli besin-’ leri Özellikle sayabiliriz. Japonların şişman olmamaları*na neden, mutfaklarına üç beyaz hemen hemen girmez. Bunlar, Un, Yağ ve Şeker’dir. Bu rejimin, diğer rejimlere göre, bir üstünlüğü vardır. O da, kilo verip zayıfladıktan sonra tekrar şişman*lamak olasılığı çok azdır bu rejimin uygulanmasında. Kısa zamanda ve hızlı zayıflamada gösterilen olağanüs*tü çaba, genellikle kısa süreli olmaktadır. Zira, fazla mahrumiyet. ve kısıntı bir gün iradeyi zayıflatmakta ve tekrar eski alışkanlıklara dönülmektedir. Böylece, veri*len kilolar tekrar alınmaktadır. Sık sık kilo alıp verme*nin, ne kadar zararlı olduğuna daha Önce de temas et*miştik. Buna rağmen, maalesef, kısa zamanda zayıfla*yanların tekrar şişmanladıklarını sık sık görmekteyiz. Kilo vermek deyince akla ilk gelen, yiyecek ve içecek*lere bir makul sınır konmasıdır. Ama rejim, aç kalmak değtildir. Yukarıda izah ettiğimiz gibi, aç kalarak kilo verme*yi deneyenler, ya bu yüzden sağlıklarını kaybederler, ya da rejime dayanabilme uğruna sinirleri bozulur. Önemli olan, sistemli beden hareketleri veya yürüyüşlerle des*teklenen, kişiyi aç bırakmayan bir rejim olmalıdır ki, bizim önerdiğimiz rejim de budur. Günlük alınmakta olan 2000 veya 2500 kaloriden 500 kalorilik bir azaltma (yani % 20 ile % 25 oranında bir kısıtlama) öngörülmek*tedir ve aynı zamanda sabahları 5-10 dakikalık bir jim*nastik hareketleri ile çok yararlı olan yürüyüşler tav*siye edilmektedir. Bunların ayrıntılarına ileride değine*ceğiz. Bir zamanlar ilaçlarla zayıflama, özellikle hanımla*rımızda, moda haline gelmişti. Bunlar arasında, iştah ke*siciler, idrar söktürücüler ve peklik gidericiler yer alı*yordu. Ancak, zamanla bunların yarardan çok zararlı ol*dukları ve sinir sistemini bozdukları görülerek, günü*müzde hemen hemen terk edilmişlerdir. Diğer taraftan birçok bu tür zayıflatıcı ilaçların özellikle sinir sistemi üzerine yaptıkları zararlar dikkate alınarak, bunların üretimleri ve satışları Sağlık Bakanlığı tarafından ya*saklanmıştır. Bugünkü görüşlere göre, sağlığı bozmadan zayıflatıcı bir ilaç mevcut değildir. İdrar söktürücü ilaçlar, terletici sıcak banyolar sadece vücuttaki su kaybı*na neden olur. Bunun da zayıflama ile hiçbir ilgisi yok*tur. Çünkü bir müddet sonra, vücut yitirdiği suyu yine tutar. Hamam ve saunalardan sağlanan kilo vermeler de böyledir. Kaybolan kiloların büyük kısmı sudur ve bu da sonradan yine alınır. Şu halde, hamamlar ve sauna, hareket ve kan dolaşımı açılarından yararlı, zayıflama açısından verdiği sevinç, geçicidir, idrar söktürücü ilaç*larla ilgili bir husus da, bunların sürekli alındığında böbreklerin etkilendiği kanıtlanmıştır. B) Harcama Yöntemi : Kolay ve sağlıklı zayıflama rejiminin ikinci yönte*mi de harcamadır. Bunda amaç, günlük kalori (enerji) sarfiyatını artırmaktır. Bu da kişinin yaşma ve sağlık durumuna göre düzenlenmelidir. Önce, her sabah kalk*tıktan sonra 5 veya 10 dakika el, kol ve bacak hareket*leri yapmak. 7-8 saatlik bir uykudan sonra böyle bir jimnastik yalnız kalori sarfetmek değil, kalp, damar, ci*ğerler, kaslar, kısaca sağlıklı yaşam açısından da çok yararlıdır. Bunun yanı sıra, gündüzleri işe veya göreve giderken yürüyerek gidilmelidir. Şayet görev yeri uzak ve geç kalmak olasılığı varsa, görevden dönerken yürü*yerek evinize gelin. Veya hiç değilse, yolun yarısını yü*rüyerek yarısını da bir araçla gidin veya gelin. Enerji (kalori) sarfiyatını artırıcı birçok metot öne*rilmiştir. Ancak, çeşitli nedenlerden dolayı, herkes her tür sporu yapamaz. Bu nedenle, bizce en uygun iki me*tot vardır, herkese ve her yaşa göre. Bunlar sabah jim*nastiği ve yürüyüşleridir. Akşamları yarım saat kadar erken yatmanın ve sa*bahları da yarım saat erken kalkmanın büyük yararı vardır sağlık açısından. Birincisi, kalkarken 5-10 dakikalık bir jimnastik hareketi ki, bunun yararlarını söyle*miştik. Sabah jimnastiğinden amacımız, resimde de gö*rüleceği gibi el, kol ile yanlara ve öne, arkaya doğru eğilme hareketleridir. Bu hareketler, dediğimiz gibi, bü*tün gece dinlerime halinde olan kasların zinde olmala*rını ve ayrıca, kan dolaşımını hızlandırır, günün çalış*malarına hazırlık yapar Kuşkusuz bir miktar kalori de bu arada harcanır. İkincisi ise, kahvaltı açısındandır. Öğünler kısmında da belirttiğimiz gibi, sabah kahvaltısı çok yararlı, önemli ve gereklidir. Sabah kahvaltısı ayak*üstü birkaç lokma atıştırmakla olmaz ve yanlıştır. Kah*valtı kesinlikle oturarak ve rahat yapılmalıdır. Bu husus iki yönden Önemlidir. Birincisi 7-8 saatlik bir uykudan ve en az 400-500 kalori harcamadan sonra bu süre zar*fında mide ve bağırsakların boşalan büyük bir kısmını doldurmak gerekir. Bunları öğlen yemeğine kadar boş bırakmak ve bu organların boşa çalışmaları yanlıştır. Bu organlar devamlı olarak ve fakat değişik oranlarda ha*reket halindedirler. Böylece, uzun bir açlıktan sonra de*poyu doldurmak gereklidir. îkincisi ise, günün mesleki faaliyetini daha iyi ve daha verimli bir şekilde yapabil*mek için mide esaslı bir şekilde doldurulmalıdır.Yürüyüşler : Sağlıklı bir zayıflama, ancak bir taraftan
rejim di*ğer taraftan da sabah jimnastiği ve günlük yürüyüşlerle mümkündür. Yoksa, yalnız birkaç gün aç kalmakla sağ*lanmaz. Günlük yürüyüşler için, diğer spor hareketlerin*de olduğu gibi, kişinin yaşı söz konusu değildir. Böylece, her yaşta ve her yerde yapılabilen bir spordur, yürü*yüşler. Bugünkü tıp biliminde görüşler çok değişmiştir. Bugün kalp krizi ve hatta kalp ameliyatı geçirmiş has*talara da yürüyüşler önerilmektedir. Şu halde, bugünkü görüşlere göre yürüyüşler her yaşın sporudur. Zayıflamak için çok da acele edilmelidir. Zayıflamak denince de akla sıfır beden olmak gelmemelidir.

Please follow and like us:

Zayıf Kalmak da Önemlidir

Geleneksel yemek tariflerinizde yenilikler yapın: Beslenme tarzınızla birlikte eski tarifleri de elinizden çıkarın. Alışveriş yaparken paketlerin üzerindeki besin değerlerini okuyun: Bu sayede yediğiniz şeylerden aldığınız yağ, sodyum, kalori miktarını da öğrenmiş olursunuz. Sevdiğiniz yiyecekleri küçük lokmalar halinde ve yavaş yavaş yiyin: Çünkü sevdiğiniz şeyleri yerken farkına varmadan normal porsiyondan daha fazla yeme riskiniz vardır. Yiyecekleri küçük kaplarda yemeye özen gösterin ve çiğneme sayınızı artırın: Böylece yemek yeme süreniz uzar. Dengeli ve ölçülü beslenin: Hiçbir besinin iyi ya da kötü diye ayrılamayacağını, sadece ölçülü tüketilmesi gerektiğini unutmayın.

Sağlıklı beslenmek için vücudun her türlü ihtiyacı karşılanmalıdır. Günde en az iki litre su için: Su hem iştahınızı keser hem de ****bolizmanızı düzenler. Sporu hayatınızdan çıkarmayın: İster yürüyün, ister koşun, işter yüzün… Hangi spor dalı olursa olsun hareketi yaşamınızın içine serpiştirin. Salata soslarına dikkat edin: Mayonezli salata sosları yerine, kendinize hardal, yoğurt ve çeşitli baharatlarla soslar hazırlayabilirsiniz. Düşük kalorili ürünleri kullanın: Süt, yoğurt ya da peynir alırken düşük kalorili ve az yağlı olanları tercih edin. Ekmekte ise tercihinizi esmer, kepekli olanından yana kullanın. Ve kabuklu siyah pirinci tercih edin. Sebze ve meyveye ağırlık verin: Beslenme tarzınızı sebze, meyve ve taneli yiyeceklerin bolca bulunduğu bir şekle çevirin. Şekeri belirli ölçüde kullanın: Şekerden mümkün olduğunca uzak durun. Çünkü günlük şeker ihtiyacı şeker dışında meyve gibi birçok yiyecekten karşılanmaktadır. Tuzu ölçülü kullanın: Tuz vücutta su tutulmasına ve kilo alınmasına yol açar. Bu sebeple tuz yerine yemeğinizi baharatlarla tadlandırın. Alkolden uzak durun: Alkollü içecekleri çok ender zamanlarda ve belli bir ölçüde kullanın. Yemek davetlerine giderken bir şeyler yiyin: Gittiğiniz yerdeki çeşitleri görüp gözünüzün dönmemesi için, davete gitmeden önce bir şeyler atıştırın. Sofradan biraz aç kalkın: Uzmanlar tokluk hissinin beyinde geç oluştuğuna dikkat çekiyor ve sofradan aç kalkılması uyarısında bulunuyor. Yemeklerinizi domatesle renklendirin: Yemeklerinize koyacağınız tabletler, soslar çok kalorili olduğundan bunların yerine domatesi tercih edin. Kolesterol ve yağ oranı düşük bir diyet seçin: Sağlıklı ve hızlı kilo vermek, verilen kiloyu korumak için kolesterol ve yağdan mümkün olduğunca uzak durun. Meyve suyu yerine mevyeyi tercih edin: Sıkılmış portakal suyunun bir bardağında, üç portakal olduğunu gözönünde bulundurursanız ne demek istediğimizi anlarsınız. Ayrıca hazır meyve suları da çok fazla şeker içerir. Yediklerinizi dengeleyin: Bir öğünde çok fazla yediğinizi düşünüyorsanız diğer öğünü hafif bir şeyler yiyerek geçiştirmeye çalışın. Böylelikle yediklerinizi dengelersiniz. Bir anlık zayıflama kesinlikler işinize yaramaz. Mutlaka zayıf kalmayı sürekli hale getirmelisiniz.

Please follow and like us:

Kilo Alma Düşüncesi Olanlar

Çeşitli hastalıklara yol açan zayıflık, ayrıca ciltte kırışıklıklara, yorgunluk, kansızlık, sinirliliğe neden olur. Kilo almak için sağlıklı beslenmek gerekir. Çoğunluğa göre şans olarak değerlendirilen zayıflık, aslında çok da tercih edilecek bir durum değil. Çünkü cildin erkenden kırışması, çabuk yorulma, baş dönmesi, kansızlık, kalp damar hastalıkları riski, sinirlilik, hepsinden önemlisi bağışıklık sisteminin zayıf düşmesi nedeniyle çeşitli hastalıklara davetiye çıkarması, zayıflığın handikaplarından sadece birkaç tanesi… Tıpkı aşırı şişmanlık gibi zayıflıktan da kurtulmak, sadece sağlıklı bir beslenme programı ile mümkün. Vücudumuzun gereksinim duyduğu vitamin, mineral ve diğer beslenme öğelerini dengeli bir şekilde karşılayarak, hem bünyemizi, hem de dış görüntümüzü sağlıklı hale getirebiliriz. Ne yazık ki sağlıklı bir beslenme programını, gerçek hayatta uygulamamız bu kadar kolay değil.

Gerek alışkanlıklarımızı değiştirmenin zorluğu, gerekse sağlıklı beslenmeyi yeterince bilmemek, bizi ya aşırı kilolara, ya da aşırı zayıflığa itiyor. Zayıflık neden olur? Vücudun normal ağırlığının 10-15 kg altında olması zayıflık olarak tanımlanırken, 15-20 kg altında olması, aşırı zayıflık olarak değerlendirilir. Ciddi sorunlara yol açabilecek aşırı zayıflık, hele bir de çocuklarda görülürse, tehlike çanları çalmaya başlar. Çocuğun yeterince sağlıklı beslenmediğini gösteren bu durum, onların ruhsal ve bedensel gelişiminin olumsuz yönde etkileneceğinin en büyük sinyali. Yetişkinlerde görülen zayıflık ise, iş veriminin düşmesinden sağlığın bozulmasına, depresyondan yaşam kalitesinin azalmasına kadar, pek çok ciddi sorunlara yol açar. Zayıflık genellikle genetik faktörlerden kaynaklanır. Ayrıca hormonlardaki düzensizlikler ve tiroid bezinin aşırı çalışması da zayıflığa neden olabilir. Zayıflığın nedeni, endokrinolojik tahlillerle saptanabilir. Kilo almak için neler yapılmalı?Öncelikle zayıflığın nedeni araştırılmalı. Eğer kişi hormonal nedenlerden dolayı zayıfsa, mutlaka hormon tedavisi yapılmalı. Eğer zayıflık beslenmeden kaynaklanıyorsa, beslenme alışkanlıklarının değişmesi gerekir. Beslenmeden kaynaklanan zayıflık için anahtar rolü, tıpkı aşırı kilo gibi düzenli diyet ve egzersiz oynar. Çok yaşanılan bir başka yanılgı da, aşırı zayıf kişilerin kilo alabilmek için yağlı besinleri tercih etmesidir. Oysa kilo almak isteyenlerin diyetinde yer alan kalorilerin, yağlı bazlı değil, karbonhidrat ve protein bazlı olması gerekir. Diyette yer alacak proteinler vücuttaki kas kütlesini korurken, karbonhidratlar kilo almak için gereken enerjiyi sağlar. Ayrıca seçilen karbonhidrat kaynaklarının glisemik indeksleri de düşük olmalı. Glisemik indeksi yüksek, bal, reçel gibi karbonhidratlar, kan seviyelerinde ani sıçramalar yaparak, yağ halinde depolanmalarına yol açar. Günümüzde zayıflamak tek problem değil. Bazıları da işte böyle kilo almaya çalışıyor.

Please follow and like us: