10 Eylül 2014

Kadınlarda Ölüm Nedeni Kalp hastalıkları

Kadınlarda kalp hastalıklarında ciddi oranda artış saptandı. Özellikle menopoz sonrasında kalp ve damar hastalıklarının görülme sıklığının erkeklere yakın düzeye geldiği belirtildi. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Lale Tokgözoğlu, kalp damar hastalıklarının erişkinlerde birinci sırada gelen ölüm nedeni olduğunu söyledi. TRAFİK KAZALARINI GEÇTİ Kalp damar hastalıkları daha çok erkeklerde görülmesine rağmen son yıllarda çeşitli etkenlere bağlı olarak kadınlarda da ciddi oranda artış olduğu saptandı. Tokgözoğlu, kadınlarda daha çok meme kanserinden korkulduğunu ancak kalp hastalıklarına bağlı ölümlerin, trafik kazalarına ve meme kanserine bağlı ölümlerden çok daha fazla olduğunu açıkladı.

Kadınlarda, kalp hastalıkları görülme sıklığı genetik özellikler, kolesterol yüksekliği, obezite, hipertansiyon ve diyabet gibi hastalıklara bağlı artış gösteriyor. RİSK FAKTÖRLERİ Tokgözoğlu, ‘Ortalama yaşam süresinin uzaması, hareketsiz yaşam tarzı, sigara kullanımı, beslenme biçimi ve stres gibi modern çağın olumsuz getirileri de önemli risk faktörleri arasında bulunuyor’ dedi. KALP YAŞI 30’A İNDİ Tokgözoğlu, Türkiye’de kadınlarda 30’lu yaşlardan itibaren, kalp hastalıklarına zemin hazırlayan diyabet, obezite ve hipertansiyonun görülme sıklığının arttığına işaret ederek, ‘Bu risk faktörlerinin artmasına bağlı olarak önümüzdeki 10 yıl içinde kalp damar hastası sayısının geçmiş yıllara oranla yüzde 7 kadar artmasını öngörüyoruz’ diye konuştu. Tokgözoğlu, kalp hastalıkları açısından 40’lı yaşlara kadar erkeklerin kadınlara göre en az 3-4 kat daha fazla yüksek risk altında olduğunu, ancak menopoz sonrasında bu farkın kapandığını söyledi. Tokgözoğlu, şunları kaydetti: ‘Menopoz sonrasında kilo alma, kan basıncında yükselme, kandaki kolesterol değerlerinde artış gibi kalp damar hastalıklarına zemin hazırlayan önemli değişiklikler olabiliyor. Kadın, bu gibi nedenlerden dolayı, kalp damar hastalıklarına karşı daha savunmasız olabiliyor. Menopozdan önce kadında şeker hastalığı varsa, sigara kullanıyorsa ya da şişmansa, menopoz sonrasında kalp sorunu yaşama olasılığı daha da artıyor.’ KADINDA KANSERDEN FAZLA KALP VAR Kadınların damar yapılarının erkeklere göre çok daha ince olduğunu belirten Tokgözoğlu, özellikle çok sigara içen kadınlarda damar daralmadığı halde damar yapısının bozulması nedeniyle kalp krizi riskinin söz konusu olabildiğini söyledi. Prof. Dr. Lale Tokgözoğlu, kalp hastalığı bulunan kadınlarda stent, balon veya by-pass gibi tedaviler sonrası komplikasyon gelişme ya da damarların tekrar tıkanması riskinin erkeklere göre daha fazla olduğuna dikkati çekerek, ‘Kalp krizi geçiren kadınlarda ölüm oranı erkeklere göre daha yüksek. Kalp hastalıkları, kadınlardaki ölümlerin yaklaşık yarısından sorumlu ve tüm kanser ölümlerinin neredeyse iki katı’ diye konuştu. KADININ STRESİ ERKEĞİ KATLADI Tokgözoğlu, aralarında Türkiye’nin de yer aldığı 22 Avrupa ülkesinde 14 bin hasta üzerinde yapılan ‘EUROASPIRE’ araştırma sonucuna göre, ”Türkiye dahil tüm Avrupa’da, kalp hastalığı yerleşmiş kişilerde tansiyon, şeker ve şişmanlığın kadınlarda daha fazla olduğu belirlendi” dedi. Araştırmada, kalp hastası olan kadınlarda stres ve gerginlik (anksiyete) değerinin erkeklere göre daha yüksek olduğunun tespit edildiğini belirten Tokgözoğlu, gerginlik değerinin kalp hastası kadında yüzde 44, erkekte ise yüzde 26 çıktığını söyledi. ‘KALP Mİ… O DA NE?’ DİYORSANIZ.. .’Kadının, kalp damar hastalıklarına karşı farkındalığının az olmasına bağlı olarak hekime başvurma ihtimalinin de düşük olduğu” görüşünü savunan Tokgözoğlu, kadınlarda kalp hastalığının belirtilerinin erkeklere oranla daha silik olduğunu söyledi. Tokgözoğlu, kadının kalp ve damar hastalıklarının belirtilerini menopoz bulgularıyla, yorgunlukla, stres ya da gerginlikle karıştırabildiğini belirterek, ”Hekimlerin bile kadınlarda kalp hastalığı olabileceğini düşünülme ihtimali, erkeklere göre daha düşük oluyor’ dedi. ÖNERİLER Yaşam süresinin uzamasına bağlı olarak mevcut risk faktörlerinin görülme sıklığının da arttığını vurgulayan Tokgözoğlu alınabilecek önlemleri sıraladı: Yaşam tarzınızı çok iyi programlayın. Çocuklarınıza çocukluk döneminde damak tadı gelişmeden sağlıklı bir diyet alışkanlığı kazandırın. Hastalık tanısı konulduktan sonra da çok geç olduğunu düşünmeyin ve hemen önlem alın. Şişmanlık ve hareketsizlikten uzak durun. İdeal kiloya ulaşın ya da koruyun. Tercihen 5, en az 3 gün 20 dakika tempolu yürüyüş yapın. Sağlıklı ve düzenli beslenin. Doymuş hayvansal yağları az tüketin. Antioksidan içeren meyve ve sebze yiyin. Zeytin ya da ayçiçek yağı kullanın. İşlenmiş ve hazır gıdalardan kaçının. Lifli ve tahıllı besinler tüketin, beyaz değil kepek ekmeği yiyin. Sakatatlardan uzak durun. Fazla tuz tüketmeyin. Ara sıra yoğun diyetler yerine sürekli sağlıklı beslenme seçenekleri kullanın ve bunu yaşam biçimi haline dönüştürün.

Please follow and like us:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir