8 Eylül 2014

Kuresel Bir Hastalik: Sismanlik

Sismanlik, kronik (kilo alma/verme periyotlari ile seyreden ve bircok sebebe bagli olarak ortaya cikan) bir hastalik olarak tanimlanir. Sismanlik, vucuttaki yag dokusu miktarinin normalden fazla olmasiyla karakterize edilen kronik metabolizma bozuklugu olarak da tarif edilmektedir. Sismanlik, Dunya Saglik Teskilati’nin 2000 yili raporunda, gelismis ulkelerin karsi karsiya bulundugu en ciddi saglik problemlerinden biri olarak zikredilmektedir. Sismanlik, vucut sistemlerinin isleyisine olumsuz tesir eder. Sonucta anormal degisiklikler ve komplikasyonlarla hayati zorlastirir, maluliyet ve olumlere sebep olur. Sanayilesmis ulkelerde sismanlik giderek artmaktadir.

2025 yilinda sisman seker hastalarinin sayisinin, % 42’lik bir artisla 100 milyona ulasacagi tahmin edilmektedir. Amerika Birlesik Devletleri’nde yilda 300.000 kisi sismanliktan ve onun yol actigi hastaliklardan olmektedir. Bu ulkede toplam saglik harcamalarinin % 6’si sismanlik tedavisine ayrilmaktadir. Sismanligi ve yol actigi riskleri onlemek icin Amerika’da yilda 100 milyar dolar harcanmaktadir. Ingiltere’nin ise, sismanlik tedavisi icin yilda 45 milyon sterlin harcadigi bilinmektedir. Sismanlik nasil ortaya cikar? Vucudumuza yerlestirilmis metabolik programda, alinan enerji ile harcanan enerji arasinda bir denge vardir. Bu denge alinan enerji tarafina kaydiginda, sismanlik ortaya cikar. Asiri yemek yemenin yaninda, genetik ve metabolik yatkinlik da sismanliga sebep olmaktadir. Sismanligi baslatan ve surduren faktorler; genetik yatkinlik, harcanan enerjinin dusuklugu, psikolojik sebepler, cevrenin durumu, hormonal ve metabolik farkliliklar olarak sayilabilir. Sismanligin gelisiminde; hareketsizlik, yagli ve asiri beslenme, yasa uygun diyet alinamamasi, alkol tuketimi, genetik yatkinlik onde gelen risk faktorleridir. Sismanligin ortaya cikisi % 25-40 oraninda irsidir. Sismanlarin yaklasik % 65’inin ya annesi veya babasi veyahut her ikisi birden sismandir. Iki sisman insanin cocuklarinin sisman olma riski % 65’tir. Tek yumurta ikizleri sismanlik acisindan birbirine benzer ozellikler tasir. Hareketsiz hayat tarzi, sismanlik illetini beraberinde getirmektedir. Ekonomik buyume, sehirlesme ve modern hayat, kisilere lezzetli, cesitli, ucuz fakat yuksek enerjili diyet tercihleri sunmakta, buna karsilik fizikî aktiviteleri dusurmektedir. Ucuz, kolay erisilebilir, bol kalorili fast-food tarzi yiyecekler cocukluk cagindan itibaren asiri ve dengesiz beslenmeye ve kalorilerin yag dokusunda birikmesine sebep olmaktadir. Yapilan arastirmalar cocukluk caginda sisman olanlarin yetiskin olduklarinda sisman olarak hayatlarini surdurduklerini gostermektedir. Sismanlik nicin onemli saglik problemidir? Bozuk goruntu, sismanligin belki de en son uzerinde durulacak problemidir. Sismanligin saglik problemi olmasinin temelinde, olume sebebiyet veren koroner kalb hastaliklarina ve hipertansiyona yol acmasi vardir. Yuksek tansiyon (HT), Tip 2 seker hastaligi (DM), hiperlipidemi (kandaki yag seviyesinin artmasi), safra kesesi taslari ve bazi kanserler, sismanligin en onemli komplikasyonlari olarak karsimiza cikmaktadir. Saglikli kisilerle karsilastirildiginda, Tip 2 diyabet ve hipertansiyon, sisman kisilerde 2,9 kat, hiperlipidemi ise 1,5 kat daha sik gorulmektedir. Sisman erkeklerin 42 kat, sisman kadinlarin da 35 kat daha fazla seker hastaligi riski tasimasi, yine seker hastasi sisman kisilerin koroner ve diger kalb hastaligina bagli olum risklerinin % 75 gibi yuksek oranlarda olmasi, sismanlik uzerinde daha dikkatli durmayi gerektirmektedir. Ulkemizde durum nedir? 1970’lerde cocukluk cagindaki sismanlik bir problem olarak gorulmuyordu. Ancak 2002 yilinda yapilan okul taramalarinda, kiz cocuklarinda % 20, erkek cocuklarinda ise % 25’in uzerinde sisman ogrencilere rastlanmasi ve her gecen gun artarak bu oranin % 30’lara yukselmesi sismanligin cok ciddi bir saglik problemi oldugunu gostermektedir. Zira cocukluk caginda (4-6 yas) sisman olanlarin, yetiskinlikte de sismanlik riski cok yuksektir. Cocuklarda sismanligin % 5’i hormonal, genetik faktorlere bagli iken, % 95’i asiri yeme, az hareket, enerjinin harcanamamasi gibi paranin ve teknolojinin getirdigi hareketsiz hayat tarzina baglidir. Ulkemizde yapilan bir calismanin sonuclarina gore; sismanlik sikligi kadinlarda % 30, erkeklerde ise % 10’dur. 2000’li yillarda ise bu siklik, % 22,3-34 olarak (kadinlarda % 29,9-42, erkeklerde % 12,9-25) bulunmustur. Bu arastirmaya gore toplumun yaklasik % 25’inin sisman, % 25’inin fazla kilolu, % 25’inin normal kilolu, fakat genetik olarak sismanliga egilimli oldugu kabul edilmektedir. Sismanligin tedavisi Dunya Saglik Teskilati’nin 2000 Yili Raporunda, sismanligin hayat tarzi degisiklikleriyle onlenebilir bir hastalik oldugu, sismanligin onlenmesi icin saglikli beslenme ve egzersiz gerektigi, tedavide (kalici kilo kaybi) hedefin uzun surede ve orta derecede kilo vermekle (6 ayda toplam kilonun % 5-15’ini verme) saglanabilecegi aciklanmaktadir. Diger yandan obez kisiler uzerinde sosyal baski olusturarak onlari kilo vermeye tesvik etmek de muhimdir. Buna ragmen yeterli derecede kilo vermek son derece zordur ve basarisizliklar, gerek hastalarda ve gerekse hekimlerde hayal kirikligina yol acmaktadir. Atalarimiz: Can bogazdan gelir. demisler; fakat su da unutulmamali ki, can ayni zamanda bogazdan cikar. Anlasiliyor ki, obeziteye daha tesirli yaklasim stratejileri gelistirmek gerekmektedir. Hastalara yardimci olabilmek icin obezite gelisimindeki sebepleri ve mekanizmalari anlamak son derece onemlidir. Bir yandan esasli korunma tedbirleri alinirken, diger yandan da, erken, tam ve dogru tedavi usûllerinin uygulanmasi icin gayret gosterilmeli ve komplikasyonlarin azaltilmasina calisilmalidir. Tedavi esnasinda sismanlar, zaman zaman ilgisizlik, hor gorulme veya asagilanma ile karsilasabilmektedirler. Bu da o kisilerde motivasyon kaybina yol acmakta, kisa sureli kilo alip vermelerle sismanliktan kurtulamamaktadirlar. Ayrica piyasada tibbî yonden bircogu kabul edilmeyen cesitli zayiflama diyetleri ve metotlari vardir. Sismanladiktan sonra teshis ve tedavi hem zor ve hem de pahali oldugundan, normal agirlikta olan kisilerin kilo artisindan korunmasi son derece onemlidir. Obezite gelisiminde genetik ve cevre faktorleri birlikte rol oynadigindan, risk faktorlerinden mutlak surette kacinmak gerekmektedir. Oncelikle kalorisi ve yag orani fazla besinlerin alimi azaltilmali, fizikî aktivite artirilmalidir. Bol yag, karbohidrat ve kalori iceren gidalar yerine, vitamin ve lif bakimindan zengin, yagca fakir sebze ve meyvelerin yenmesi, bol sekerli icecekler ve alkolden kacinilmasi ve bol su icilmesi tavsiye edilmelidir. Akdeniz, daha dogrusu Ege tipi diyet tesvik edilmelidir. Bu diyet tipinde, yagsiz kirmizi et ayda birkac porsiyon; tatlilar, tavuk eti, balik ve yumurta haftada birkac porsiyon; zeytin, zeytin yagi, peynir, yogurt ve diger sut urunleri, meyve ve sebzeler, baklagiller, mercimek ve diger tahillar, ekmek, un urunleri, misir, patates, bulgur ve makarnalar gunde birkac porsiyon tuketilmektedir. Yapilan arastirmalar toplam vucut kilosunda % 1’lik bir azalmanin, vucut yag kitlesinde % 2 azalmaya karsilik geldigini ve toplam 5-7 kiloluk bir kilo kaybinin ise sismanliga bagli olumlerde % 20’lik bir azalmaya sebep oldugunu gostermektedir. Sismanlik riski altindaki cocuklar, mumkunse okula yuruyerek gitmeli, cocuklara okullarda oyun ve jimnastik sahalari temin edilmelidir. Fast-food turu yemek, kola ve gazoz icilmesi, kraker, cips ve biskuvi gibi gidalarin tuketilmesi azaltilmalidir. Cocuga aciktigi zaman yemesi, yavas yemesi ve gidalari iyi cignemesi, aile ile birlikte yemek yemesi, televizyon seyretme suresinin gunde 2 saatten az olmasi gerektigi anlatilmalidir. Sabahlari duzenli olarak saglikli kahvalti yapilmalidir. Buzdolabina daha cok yagca fakir gidalar, meyve ve sebzeler konmali; kola, cikolata, tatli ve diger sekerli gidalar konmamalidir. Ayrica anne sutu ile beslenen bebeklerde, sismanligin % 15-25 oraninda azaldigi hatirdan cikarilmamalidir. Anne ve babanin bu hususta cocuguna guzel bir model olmasi gerekir. Cunku cocuk daha cok anne ve babasini taklit eder. Sismanligin tedavisinde kullanilan yaklasimlar, egitim, beslenme tedavisi, davranis degisikligi tedavisi, fizikî aktivitenin artirilmasi (egzersiz), ilâc tedavisi ve cerrahî tedavi basliklari altinda ozetlenmektedir. Sismanliktan korunmak icin, sismanlik probleminin sadece ferdî gayretlere birakilmamasi gerekir. Sismanligin toplum, hukumet, medya, gida endustrisi ve saglik personelinin birlikte yurutecegi calismalarla ve kisilerin omur boyu surdurecekleri tedaviyle onlenecegi unutulmamalidir. Kuskusuz bu hedefe ulasmada en muhim unsurlar, toplumun suurlandirilmasi ve her yas seviyesine uygun egitim programlarinin yerlestirilmesidir. Ibn-i Sina’nin su sozleri, konuyu cok iyi ozetlemektedir: Tip ilmini iki satirda topl
uyorum. Sozun guzelligi kisaligindadir. Yedigin vakit az ye. Yedikten sonra da dort-bes saat yeme. Sifa hazimdadir; yani, kolayca hazmedecegin miktarda ye. Nefse ve mideye en agir ve yorucu hal, yemek ustune tekrar yemektir. Alıntı

Please follow and like us:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir