8 Eylül 2014

Ömrünüzü uzatmak için

Ömrü uzatmak için seferber olan bilim adamlarına göre erken ölümlerin yarısı ile kanser vakalarının üçte biri yanlış beslenmeden. 100 yaşına kadar yaşamak çoğu insanın ‘elinde’. Akdeniz diyetiyle beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, mutlu bir mizaca sahip olmak… Bunlar insanları sağlıklı kılmakla kalmayıp, ömre yeni yıllar da ekliyor. Bilim adamları, her gün yaşlanmayla ilgili yeni nedenler ortaya koyuyor. Doktorların önerilerine göre birçok insanın 100’lü yaşları görmesi ve ‘ölünecek’ günü ertelemesi kendi elinde. Uzmanlar, kahvaltıdan önce koşu yaparak, beslenme alışkanlıklarına beş porsiyon sebze-meyve ekleyerek, sigarayı unutup içkiyi azaltarak sadece bir günlüğüne iyi hissetmekle kalınmadığını, olası hastalıkların da engellendiğini söylüyor.

Bilimin ana araştırma konularından biri, uzun ömür. İşin içine ikili sarmallar, denizin derinliklerinden gelen kanser engelleyicisi organizmalar eklense bile uzun yaşam için ilk sırada yer alan faktör sağlıklı beslenme. Dünya Sağlık Örgütü’nün verdiği rakamlara göre erken ölümlerin yarısı, kanser vakalarının ise üçte biri beslenmeye bağlı olarak meydana geliyor. Sebze, meyve, tahıl, yemiş ve tohumlu bitkilerin tüketimine dayanan Akdeniz diyeti ile sadece Britanya’daki 150 bin erken ölümün engellenebileceği vurgulanıyor. Tabii sadece ne yediğiniz değil, ne kadar yediğiniz de önemli. Farelerle yapılan deneylere göre, tüketilen gıdaları yarıya indirmek yaşlanmayı yavaşlatıyor. 1 saat egzersize 2 saat uzatma Düzenli olarak yapılan yoğun egzersizin de yaşam süresi ve niteliği üzerine etkisi tartışılmaz. 20 yıl boyunca 17 bin kişi üzerine yapılan bir araştırmada her bir saatlik egzersizin ömrü kabaca iki saat uzattığı görüldü. Uzmanlar koşunun diğer egzersizlere göre çok daha etkin bir yöntem olduğu görüşünde. Yürüyüş, golf, masa tenisi gibi daha az efor gerektiren aktivitelerde ise göze çarpan bir etki görülmüyor. Ancak sürekliliği olan aktiviteler, yaşamı uzatmakta kabul edilmiş bir yol. Britanya Newcastle Üniversitesi’nde biyoloji ve mühendislik fakültelerinin beraber yaptıkları bio-teknolojik çalışmalar, yaşlanmaya çareler buluyor. Burada ‘gen onarımı’ ve ‘genetik müdahale’ çalışmaları yürüten bilim adamları, Avrupa’da 90’ıncı yaşgününü kutlayan kardeşleri toplayarak, özellikle kan örneklerine odaklanıyor. Böylece uzmanlar uzun yaşamın sırrının ilaçlar mı besinler mi olduğunu anlamaya çalışıyor. Dünyanın çeşitli yerlerindeki laboratuvarlar ise akciğer, karaciğer, kalp ve böbrek dokusu nakliyle ilgili gelişmelere ev sahipliği yapıyor. Folik asitle sağlam DNA Gebeliğin erken döneminde annelere folik asit önerilerek, gelecek nesillerin DNA’larında oluşabilecek hasarların en aza indirgenmesi hedefleniyor. Folik asit desteğinin diğer faydası ise doku ve organlara zarar veren kronik enfeksiyon ve iltihapları bertaraf etmesi. Cambridge Üniversitesi’nden genetik uzmanı Aubrey de Gray’in de ‘insanların 500 yıl yaşamaması için neden yok’ demesi de uzun yaşam için umut ışığı.

Please follow and like us:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir