10 Eylül 2014

Sağlığımız için sokak sütüne dikkat

Uzmanlar, ısıl işlem geçirmemiş sütün insan sağlığını tehdit ettiğini açıkladı. Besler, AA muhabirine yaptığı açıklamada, süt ve süt ürünlerinin, insan beslenmesinde önemi olan besin ögelerinin tamamına yakınını bileşiminde bulundurmasından dolayı, yaşamın her evresinde tüketilmesi gereken temel besinlerin başında geldiğini söyledi. Sütün, insanda hastalığa neden olabilen zararlı mikroorganizmaların üremesi için elverişli bir içecek olduğunu ifade eden Besler, brusella (yavru atar hastalığı), tüberküloz, tifo, paratifo, şap, şarbon, sarılık gibi hastalık etkenlerinin çiğ sütten insana geçebildiğini anlattı.

Sağımdan tüketiciye ulaşıncaya kadar açıkta kalan süte, süt sağıcısından, kaplardan, hayvan memesinden ve çevreden, toz, toprak, haşarat ve gübre atıkları gibi bulaşanların geçebildiğine işaret eden Besler, sözlerine şöyle devam etti: ”Türkiye’de üretilen sütün yüzde 42’sinin tüketiciye sokak sütü veya açık süt olarak ulaşmaktadır. Modern işletmelerde işlenen süt oranı yüzde 18-20’dir. Ne denli hijyen şartlarına uyduğu bilinmeyen mandıralarda işlenen süt miktarı ise yüzde 40’dır. AB ülkelerinden Yunanistan’da üretilen sütün yüzde 75’i, İspanya’da yüzde 78’i, Danimarka ve Hollanda’da yüzde 96’sı, İrlanda’da yüzde 98’i kooperatifler ve diğer organizasyonlar aracılığı ile toplanarak, soğuk zincir içerisinde ve hijyenik şartlarda sanayi kuruluşlarına verilerek işlenmektedir. Türkiye’de üretilen ve herhangi bir ısıl işlem (pastörizasyon ve UHT) geçirmemiş sütün büyük bir oranı insan sağlığını tehdit eden çeşitli hastalık etkenlerini içermektedir.” STANDARTLAR BELLİ Tanju Besler, Türkiye’de süt ve süt ürünleri standartları ile denetlenmesine dair yasa ve yönetmelikler bulunduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: ”Buna rağmen üretilen sütün yüzde 42’sinin açıkta satılan sokak sütü, yüzde 40’ının ise hijyen şartlarına uygun olmayan koşullarda işlenerek tüketiciye ulaşması düşünüldüğünde, konunun sağlık açısından ne denli önemli olduğu, hatta önemli bir halk sağlığı sorunu olduğu anlaşılacaktır. Türkiye’de süt hayvancılığı ile uğraşan birimlerin küçük kapasiteli ve dağınık olması, mevsimler ve bölgelerden kaynaklanan üretim dengesizliği, sütün üretiminden işletmeye ulaştırılmasına kadar olan süre içinde hijyenik koşulların sağlanamaması ve soğuk zincir organizasyonunun kurulamaması da kaliteyi olumsuz etkilemektedir.” Tanju Besler, sokak sütünün saf, taze ve doğal olduğu gerekçesiyle tercih edildiğine işaret ederek, ”Oysa sokak sütleri denetimden uzaktır, su, nişasta gibi maddeler eklenerek, besin değeri azaltılmış olabilir ve her türlü mikroorganizmayı içerebilmektedir” dedi. Tüketicinin, kaynatma işleminin sütün içindeki mikroorganizmaları yok ettiğine inandığını ifade eden Besler, kaynatmayla bazı mikroorganizmaların sadece üremesinin durdurulabileceğini belirtti. Besler, çoğu tüketicinin, uzun ömürlü sütleri uygulanan ısıl işlemden dolayı ”ölü süt” olarak değerlendirdiğini anlatarak, ”Oysa teknik kısa sürede uygulandığından, kayıp, kaynatmaya göre çok daha azdır. Pastörize edilmiş sütler, ‘günlük süt ve mutlaka soğuk koşullarda bulundurulması gereken sütler’ karşılaştırıldığında, kayıp değerleri yönünden çok büyük fark yoktur” diye konuştu. Uzun ömürlü süte işlem esnasında dayanıklılığı sağlamak amacıyla antibiyotik, antiseptik maddelerin katıldığı ve kullanılan ambalaj malzemesinin kanser yapıcı özelliği olduğu yönünde yanlış inanışlar bulunduğunu dile getiren Besler, bunun bilimsel geçerliliği olmadığını da söyledi. SÜTÜN AÇIKTA SATILMASI Yasal olarak sütlerin açıkta satılmasına izin verilmemeli diyen Prof. Dr. Tanju Besler, şu önerilerde bulundu: ”Açık süt satanların da yasal düzenlemelerle ve üretici firmaların katkılarıyla ısıl işlem geçirmiş süt satmaları sağlanmalı. Bu konunun denetimi sürekli kılınmalı. Etkin bir denetleme ile sokak sütleri kayıt altına alınmalı ve kayıt dışı olmanın sokak sütü satışına sağladığı avantajlar yok edilmelidir. Sağlıksız koşullarda üreticiden tüketiciye ulaşan, ısıl işlem geçirmemiş sütlerin birey ve dolayısıyla toplumun sağlığı üzerinde olası zararları her aşamada anlatılmalıdır.”

Please follow and like us:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir