Archive for the ‘Vücudumuzun Sistemleri’ Category

Symbol Göz

Göz hastalıkları, kitabımızın ilgi alanının dışında kalıyor. Ama, gözkapakları ile ilgili hastalıklar şifalı bitkilerle tedavi edilebilir.

Gözkapakları ile ilgili tüm tedavilerde ve bazı göz hastalıklarında kullanılabilecek en öncelikli ve en etkili bitki kuşkusuz gözotudur. Gözotu, tüm göz hastalıklarında, içten ve dıştan yapılan tedavilerde kullanılabilir. Bitki, gözbebeğini ve gözbebeğinin çevresindeki dokuları da çok olumlu etkiler.

Öteki etkili bitkiler sırasıyla: Aynısafa, rezene, adaçayı, atkuyruğu, ayrı ayrı kullanılabilir.

Bu bitki çaylarına batırılan temiz bezler, kapalı gözkapaklarının üstüne yatırılır. Kompres süresi 15-20 dakikadır ve günde 2-3 kere uygulanabilir.

-Patatesin enfeksiyonu yatıştırıcı etkisi vardır. Haşlanmış bir patates çatalla iyice ezilir, 1 yumurta sarısı eklenir ve krem haline gelene kadar sıcak sütle karıştırılır. Temiz bir bezin üstüne bıçak sırtı kalınlığında sürülür ve kapalı gözkapaklarının üstüne yatırılır. Süre 20 dakikadır. Günde 2-3 kere uygulanabilir.

-Keten tohumu, arpacığın olgunlaşmasını ve iltihabın dışlanmasını çabuklaştırır.

Havanda hafifçe ezilmiş 2 yemek kaşığı dolusu ketentohumu, 2 su bardağı dolusu kaynar suya eklenir, 7-8 dakika kadar demlendirilirken, arada bir karıştırılır. Ilıklaşan sıvıya batırılan temiz bir bez, kapalı gözkapağının üstüne yatırılır. Süre 20 dakikadır. Günde 2-3 kere uygulanabilir.

Uyarı: Kısa sürede iyileşmeyen göz hastalıkları için vakit geçirilmeden doktora başvurulmalıdır.

Arpacığın sıklıkla görülmesi, önemli bir hastalığın, örneğin şeker hastalığının (diabetes mellitus) bir belirtisi olabilir.

Symbol Boğaz

Boğazımız, kaynağı değişik organlarımızda olan hastalıkların saldırısına uğrayabilir. Bu organlar akciğerler, burun, mide ve ağız içi olabilir. Boğaz hastalıkları, bademcik, yutak veya gırtlak iltihabı biçiminde ortaya çıkar ve bedenin tümüyle birlikte tedavi edilmesi gerekir. Bademcik iltihabı tedavisi, bedenin bir bütün olarak tedavi edilişine çok iyi bir örnek oluşturur (bademcik iltihabı bölümüne bakın).

Bademcik iltihabı (Tonsillitis)

Bademcik olarak adlandırdığımız beze dokusu, bir tür lenf dokusudur ve öteki lenf bezleri gibi, bedeni enfeksiyonlardan korumakla yükümlüdür. Bir bademcik iltihaplanması, onların bu görevi yaptıklarının açık bir göstergesidir. Şifalı bitkilerle yapılacak olan uygun bir tedavi, hem bedeni güçlendirecek, hem de bademcikleri görevlerini yapmakta destekleyecektir. Çok gerekli olmadıkça bademcikler kesinlikle aldırılmamalıdır (ama çoğunlukla aldırılır).

Tedavide, bakterilerle savaşabilecek adaçayı, kekiotu, mayıs papatyası gibi bitkilerin çaylarıyla ve limonlu suyla gün boyunca gargaralar yapılmalı ve lenf sistemini temizleyici yoğurtotu, aynısafa gibi bitkiler, içten çay biçiminde kullanılmalıdır. Ayrıca, enfeksiyonlara karşı bedenin savunma gücünü arttıran, echinacea preparatlarının kullanımı da büyük yarar sağlayacaktır. Bu preparatlar eczaneden temin edilebilir.

(daha fazla…)

Symbol Burun

Burun kanalları mukoza ile döşenmiştir. Mukoza, altındaki deri tabakalarının kurumasını önlemek ve solunum yolu ile buruna gelen tüm zararlı maddeleri tasfiye etmek için, sürekli olarak, az miktarda burun salgısı üretir. Bu doğal salgı üretimi, çeşitli etkenlerce uyarılır, nezle ve soğuk algınlığı gibi hastalıklara ve salgı üretiminin artmasına yol açar. Dışarıdan gelen, tütün ve alkol buharları, toz parçacıkları veya bakteriler bu duruma yol açabilirler, ama gerçek neden genellikle içten kaynaklanan problemler, özellikle de ölçüsüz beslenmeden kaynaklanan, bedende zararlı/zehirli maddelerin birikimidir. Durum böyle olduğunda, organizma bu zararlı maddeleri dışkılamak için, üst solunum yolları salgılarının üretimini arttırır (“solunum sistemi” bölümündeki, sümüksel madde üretimi ile ilgili beslenme biçimine bakın). Bu tür hastalıkların tedavisinde atılacak ilk adım, beslenme biçiminde yapılacak değişiklikler olmalıdır. Hastalığın şifalı bitkilerle tedavisi ile ilgili tüm önerilerde, yola çıkılması gereken öncelikli nokta, az sümüksel madde oluşturan besin maddelerinin kullanılmasına ağırlık verilmesidir.

Nezle

Nezle, yukarıda değinildiği gibi, sistemden kaynaklanan nedenlerin bir sonucu olabilir, ama enfeksiyonlardan veya alerjilerden de kaynaklanabilir. Bazen çok inatçı olabilen bu problemin tedavisinde, burun mukozasını etkileyebilen şifalı bitkiler kullanılır. Ayrıca, bedeni de bir bütün olarak tedavi etmemiz gerekir. Rahatlatıcı bitkiler: Gözotu, altınbaşak, mürver çiçeği, civanperçemi, mercanköşk. Günde 2-3 bardak bitki çayı, soğutulmadan, aç karnına veya öğün aralarında, tatlandırılmadan içilir.

(daha fazla…)

Symbol Kulak

Kulakların görevinin duymak olduğunu biliyoruz, ama bu görevin yanı sıra onlar, bedenin tüm hareketlerinde kurulması gereken denge hakkında gereken sinyalleri de beyine gönderirler. Bu çok yönlü işlevleri olağanüstü bir şaşmazlıkla gerçekleştiren içkulağın yapısı bir estetik şaheseridir. Ama içkulağın problemleri bu kitabın kapsadığı alanların dışında kalıyor. Biz burada daha çok, evde tedavi edilebilecek yangılar ve enfeksiyonlarla ilgileneceğiz.

Enfeksiyonlar

Ortakulak iltihapları genellikle boğazda başlar ve östaki borusu yoluyla yayılır. En önemli bakteri önleyici ve yangıları tedavi edici bitkiler, yalancı eğir kökü, sarmısak, papatya ve echinacea’dır. Echinacea preparatları eczanelerden temin edilebilir ve genel anlamda enfeksiyonlara karşı kullanılabilir. Kuzey Amerika kökenli bu bitki ülkemizde tanınmaz.

Lenf sistemini güçlendirici olarak, yoğurtotu, aynısafa ve koçboynuzu, yangıları iyileştirici ve mukoza güçlendirici olarak, altınbaşak ve mürver çiçeği kullanılır. Tedaviye uygun olan bu bitkiler ince kıyılıp eşit oranda karıştırılır ve günde 2-3 bardak çay, tatlandırılmadan içilir.

(daha fazla…)

Symbol Kulak - Burun - Boğaz ve Göz İçin Şifalı Bitkiler

Bu sistemde görülen hastalıkların çoğu mukoza problemlerinden kaynaklandığına göre, genelde yangılanmalar ve enfeksiyonlarla ilgilenmek gerekiyor. Bu durumlara uygun özel bitkiler bellidir, ama bu tür hastalıkların, bedenin tümüyle birlikte tedavi edilmesi gereği unutulmamalıdır. Yangılanmalarda (ağdalı sıvı üreten mukoza iltihapları), mukozayı sıkıştırıcı, büzüştürücü, yani sağlamlaştırıcı bitkiler (tanen içerikli) ve yangılanmaya karşı etkili bitkiler kullanılır. Kolayca uçabilen yağları fazlasıyla içeren bitkiler de bu alanda başarıyla kullanılabilir. Ayrıca, hastalıkta bakterilerin de pay sahibi olduğu düşünülerek, bakteri önleyici (öldürücü) bitkilerin de unutulmaması gerekir. Savunma ve temizlik işlevinde lenf sistemine gereken yardımın, kan temizleyici bitkilerden alınabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

Özellikle bu sistemde kullanılabilecek bitkiler sırasıyla: Gözotu, hatmi yaprağı, ebegümeci, ökaliptus yaprağı, beşparmakotu, altınbaşak, kavak tomurcuğu, mürver çiçeği, nane, adaçayı, zufaotu. Ayrıca, enfeksiyon hastalıklarına karşı bedenin savunma ve bağışıklık sistemlerini güçlendiren echinacea preparatları mutlaka kullanılmalıdır. Eczanelerden temin edilebilir.

Symbol Kulak - Burun - Boğaz ve Göz

Bu bölümde söz konusu edilen tüm organların öncelikli bir birlikteliği vardır: Anatomik olarak birbirlerine çok yakındırlar ve işlevleri açısından benzeşirler; çünkü iç dünya ile dış dünya arasında önemli aracılık rolleri üstlenmişlerdir. Bu aracılık rolleri, bedensel açıdan bakıldığında, örneğin solunum sürecinde gaz alış verişi ve yemekte gıda alımı olduğu gibi, haberleşme ve bilinç alanlarında da kendilerini gösterirler. Kulaklarımızla duyar, burnumuzla koklarız. Yediklerimizin ve içtiklerimizin tadını ağzımızla alırız. Boğazımızda oluşan ses, haberleşmemizi sağlar. Gözlerimiz sayesinde ışığı algılayabilir, gerçeği tüm boyutları ile görebiliriz.

Dış dünya ile süregelen alış verişleri ve birbirleriyle ortak bir mukoza tabakası ile bağlantılı olmaları, bu organlarda oluşabilecek hastalık belirtilerinin bir açıklamasını oluşturabilir. Tabi ki, mikrobik bir enfeksiyondan söz edilebilir veya belirli bir bitkinin poleninden kaynaklanan alerjik reaksiyonların etken olabileceği varsayılabilir; ama büyük bir olasılıkla bu tanıların tümü yanlış da olabilir. Bu durumlarda izlenmesi gereken en doğru yol ise, olası bir kalıtımsal savunma yetersizliğinin izlerini ilgili beden sisteminde aramak ve bir bağışıklık sistemi duyarlılığının nedenlerini anlamaya çalışmaktır.

(daha fazla…)

Symbol Solunum Sisteminin Hastalık Belirtileri

Adları belirlenmiş olan tüm solunum hastalıklarının ve hastalık belirtilerinin, genelde iki ana durumdan kaynaklandığı söylenebilir: Yığılma/birikme durumu ve kramp/spazm durumu. Yığılma/birikme durumları, gereğinden fazla üretilen veya yeterince dışkılanamayan balgamın akciğerlerde birikmesiyle oluşur. Bu durum, zamanla dejenerasyona(bozulmaya) yol açar. Bronş kaslarının spazmı(bronşiyospazm), solunum hastalıklarında ikinci bir grup oluşturur ve pek çok nedenden kaynaklanabilir.

Bu iki grubun dışında kalan hastalıklar ise (örneğin akciğer kanseri), bedenin bir bütün olarak ele alınıp tedavi edilmesi gereği ile ilgili örneklerdir.

Yığılma/birikme (Kongestion)

Bilimsel tıp genelde, akciğer, burun veya boğazdaki birikimlerin, bakteri veya virüs enfeksiyonlarından kaynaklandığını kabul eder. Ama enfeksiyonun, bir organdaki birikimden kaynaklandığını düşünmek herhalde daha doğru olurdu. Virüsler bedende ancak, uygun yaşam alanı bulduklarında çoğalabilirler. Akciğerdeki balgam birikimi, virüslerin çoğalabileceği, uygun bir yaşam alanıdır, ama normal bir durum değildir. Yalnızca enfeksiyon tedavi edildiğinde, hastalığın asıl nedenini oluşturan durum ortadan kalkmış olmaz. Aynı rahatsızlığın yinelenmemesini sağlamak için, balgam birikiminin de tedavi edilmesi kaçınılmazdır.

(daha fazla…)

Symbol Mukoza koruyanlar (Demulcent)

Bu tür droglar, tahriş olmuş veya iltihaplanmış olan mukozayı rahatlatır, yükünü hafifletir ve yumuşatır. Sümüksel özellikleriyle, mukozayı ve öteki dokuların yüzeylerini korur ve kayganlıklarını sağlarlar. Tedavi, onların bu yardımlarıyla gerçekleşebilir. Akciğerler için en önemli olanlar şunlardır: Hatmi(bitki ve kök), öksürükotu, ebegümeci, sığırkuyruğu çiçeği, keten tohumu, meyan kökü, salep.

Symbol Solunum sistemini normalleştirenler (Amphoter)

Amphoter etkime yöntemi, çelişkili etkiler oluşturabilen bitkiler kullanıldığında yararlı olabilir. Amphoter, kimyasal bir terimdir ve baz ya da asit özellik gösteren, bazlara karşı asidik, asitlere karşı bazik özellik gösteren, bazik ve asidik özelliklerin her ikisini de taşıyan drogların tanımlanmasında kullanılır.

Amphoter ilaçlar, normalleştirici/dengeleyici özelliklere sahiptir ve hastalığın belirtilerine göre etkenliklerini değiştirerek, problemin çözülebilmesini sağlarlar. Fitoterapide bu tür bir uygulamanın yer alıyor olması, ilk bakışta şaşkınlığa yol açabilir. Çünkü bilimsel tıp, her ilaçtan, dozaja bağlı ve kolay kontrol edilebilen, belirli bir etki bekler. Bu beklenti, bedeni eğer genel anlamda bir makine olarak görüyorsak geçerlidir. Ama bedeni sistemlerden, organlardan ve hücrelerden oluşan bir bütün olarak gördüğümüzde, tedavi eden kişinin öncelikli görevinin, bedenin kendini iyileştirme işlevini desteklemek ve güçlendirmek olduğunu göz ardı edemeyiz. İşte burada, amphoter drogların, söz konusu sistemdeki hastalığın gerektirdiği etkiyi oluşturarak, bedenin kendi dengesini yeniden sağlayabilmesine yardımcı olduğunu görüyoruz. En önemli amphoter droglar sırasıyla: Bozotu, küçük çiçekli sığırkuyruğu çiçeği, andızotu kökü, sütotu, mercanköşk, sinirliot, ökaliptüs yaprağı.

Symbol Solunum sistemini rahatlatanlar

Bu bitkiler, öncelikle, akciğer dokusunun gerginliğini azaltır ve bu yolla, gerginlik veya aşırı hareketlilik(hiperaktivite) nedeniyle oluşan problemlere karşı kullanılabilir. Bilimsel bir açıklaması olmadığı halde, gerginliklerin giderilmesi balgam akışkanlığını arttırır ve böylece balgamın dışkılanabilmesini sağlar. Pek çok bitki bu sınıfa alınabilir, ama aşağıdakiler en önde gelenlerdir: Andızotu kökü, anason, sinirliot, melekotu kökü, keten tohumu, denizüzümü, kekik, lavanta.

Ads

  • Adsense

  • Spread The Word

    Delicious Digg Stumbleupon Technorati Furl RSS