Archive for the ‘Cinsel Sistem’ Category

Symbol Şifalı bitkiler ve cinsellik

Dünya kültürlerinin hemen hepsinde cinsel isteği arttırdığı ve iktidarsızlığa karşı etkili olduğu söylenen bazı bitkilerden söz edilir. Afrodizyak olarak tanımlanan bu bitkilerin cinsel isteği doğrudan etkiledikleri şimdilik bir tartışma konusu. Bence, doğrudan etki yapabilen bir bitki yok. Ama beden bütünsellik açısından ele alındığında, cinsel isteğin şifalı bitkilerle arttırılması mümkün olabilir. Beden eğer diri ve esnekse, kişi ruhsal açıdan dengeli ve sakinse, bu durum cinselliğe olumlu yansıyacaktır. Aynı biçimde, gerginlikleri giderici ve duyguları düzenleyici etki yapan şifalı bitkiler dolaylı olarak cinsel isteği arttırabilirler. Ginseng kökü, hayıt meyvesi(tohumu) ve ülkemizde tanınmayan, Lat. Sabal serrulata ve damiana(Turnera aphrodiziaka) adlı bitkiler, üreme organları üzerinde, özellikle de erkek üreme organı üzerindeki olumlu etkileriyle tanınırlar.

Ginseng, genelde bedeni güçlendirici, dengeleyici özelliği ile tanınır. Damla veya draje biçiminde kullanılması doğru olur, ama güvenilir bir firmanın üretimi olmasına dikkat edilmelidir. Kullanım tarifnamesindeki dozajlara uyulmalıdır, ama dozaj yükseltilebilir de, çünkü bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Ancak uzun süreli kullanım sonucunda etkisi görülebilir, kısa süreli kullanımlarda etki görülmez.

Hayıt meyvesi(tohumu), üreme organlarını güçlendirici hipofiz bezinin işleyişini, özellikle progesteron düzeyi açısından normalleştirir. Afrodizyak ve antiafrodizyak olarak bilinir; yani, bedenin ihtiyacına göre görev yapar. Kadınlardaki hormonal dengesizliklere karşı da başarıyla kullanılabilir.

Yarım tatlı kaşığı tohum havanda hafifçe ezildikten sonra, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3 bardak taze demlenmiş çay, aç karnına veya öğün aralarında, soğutulmadan içilir.

Hayıt tohumu tentürünün kullanımı daha basittir. Bilimsel adı Agnus castus olan tentürden, günde 3-4 kere, 20-25 damla, yarım kahve fincanı suya eklenerek alınır.

(daha fazla…)

Symbol Cinsel Sistemde Enfeksiyonlar

Enfeksiyonlar

Öteki sistemlerde olduğu gibi, cinsel sistemde de enfeksiyonlar oluşur. Sistem dışa açıldığı için, dışsal temaslar nedeniyle de ayrıca bir enfeksiyon olasılığı söz konusudur. Bu açıdan, kulak-burun-boğaz sistemiyle benzerlikleri vardır, çünkü her iki durumda da mukoza tabakası enfeksiyonlara açıktır. Bir vajinal enfeksiyonu tedavi edebilmek için, tüm bedeni destekleyebilen ve temizleyebilen ilaçların kullanılması gerekir. Vajinal yıkamalar veya lokal tedaviler ancak belirtilerin bir süre için yok olmalarını sağlayabilir.

Etkili bir tedavide mikrop kırıcı, lenf sistemini temizleyici bir bitki karışımının kullanılması gerekir. İltihaplı dokuların iyileştirilebilmesi için ayrıca dokuyu sıkıştırıcı/büzüştürücü ilaçlardan da yararlanılmalıdır. Tüm bunların yanı sıra, genel sağlık durumu da göz önüne alınarak, uygun bitkilerin yardımıyla bedenin güçlendirilmesine çalışılmalıdır. Kesinlikle ihmal edilmemesi gereken vajinal enfeksiyonlar, doğum kontrol hapı kullanımı sırasında veya bırakılmasından kısa süre sonra ortaya çıkabilir, çünkü hormon dengesindeki sapmalar, vajinal bölgede önemli bir ekolojik denge değişikliğine yol açar.

Civanperçemi 2 ölçü, altınbaşak 1 ölçü, turnagagası 1 ölçü, mayıs papatyası 2 ölçü, yoğurtotu 1 ölçü, ceviz yaprağı 1 ölçü, adaçayı 1 ölçü olmak üzere, bitkiler çok ince kıyılır, ölçülür ve iyice karıştırılır. Bir tatlı kaşığı dolusu bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3-4 bardak taze demlenmiş çay, aç karnına veya öğün aralarında, soğutulmadan içilir.

(daha fazla…)

Symbol İstemsiz idrar dışkılama (İnkontinens)

İdrar kaçırma olarak da adlandırılan bu durum, bir dizi psikolojik veya fiziksel nedenden kaynaklanabilir. Eğer herhangi bir organik bozukluk veya hastalık söz konusu değilse, bu rahatsızlık şifalı bitkilerle kontrol altına alınabilir. İdrar kesesi kaslarında güçsüzlük veya genel bir kas ve/veya sinir güçsüzlüğü söz konusu olduğunda da şifalı bitki tedavisinden yararlanılabilir. Aşağıdaki bitki karışımı bu konuda yardımcı olacaktır: Atkuyruğu 2 ölçü, koyunotu 1 ölçü, sarı kantaron 1 ölçü, civanperçemi 1 ölçü, mayıs papatyası 1 ölçü.

Bitkiler çok ince kıyılır, ölçülür ve iyice karıştırılır. Yarım veya bir tatlı kaşığı bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3-4 bardak taze demlenmiş çay, aç karnına veya öğün aralarında, soğutulmadan içilir.

Çocukların uykuda idrar kaçırmaları genellikle psikolojik nedenlerden kaynaklanır. Sarı kantaron çayı günde 2-3 bardak içildiğinde bu rahatsızlık büyük bir olasılıkla ortadan kalkar. Aksi halde bir doktora başvurulması doğru olur.

Symbol Böbrek taşları

Mineral kalıntılardan oluşan böbrek taşlarının veya böbrek kumunun oluşumu şifalı bitkilerin de yardımıyla önlenebilir. Böbrek taşları ve kumu, oxalit asit tuzlarından, ürik asit, fosfat veya aminoasitler ve sistein(kükürt kaynağı) bileşiminden oluşabilirler. Taşların bileşim biçimi saptanabildiğinde, tüketilen besin maddeleri bu amaçla programlanabilir. Ama bu pek mümkün olmadığı için, genellikle bilinen önerilere uyulmaya çalışılır. Besin maddeleri mümkün olduğunca az asit içerikli olmalıdır. Oxalit asit oranı yüksek olan besinlerden(örneğin ıspanak) uzak durulmalıdır. Bünyesi taş oluşturmaya yatkın olanların, sistemin gereğince yıkanabilmesi için bolca su içmeleri gerekir. Bunun anlamı, günde en az 3 litre suyun içilmesidir; terleme arttığında içilen su miktarının da arttırılması gerekir.

Böbrek taşlarının şifalı bitkilerle tedavisinde, taş oluşumunu önleyici (Lithagoga) niteliklere sahip olan ve oluşmuş olan taşları ve kumu çözerek dışkılanmalarını sağlayan, ayrıca olası birikimleri önleyen ilaçların kullanımı gerekir. İdrar arttırıcı ilaçlar da böbreklerden geçen sıvının arttırılması yoluyla, kalıntıların dışkılanabilmesine yardımcı olurlar. Taş oluşumunu önleyen ilaçlar da zaten genellikle idrar arttırıcı özelliğe sahiptirler. Sinirliot(yaprak ve tohum), havuç, koyunotu(Agrimonia eupatoria), ısırganotu, kara turp, huş ağacı yaprağı, taş anasonu(Pimpinella saxifraga), kayışkıran kökü (Ononis spinoza), dulavratotu kökü, kuşekmeği bu amaçla kullanılabilir.

(daha fazla…)

Symbol Böbrek hastalıkları

Pek çok bitki, ağır veya hafif böbrek hastalıklarında kullanılabilir. Ama, yaşamımız ve sağlığımız için çok önemli olan bu organımızla ilgili tüm rahatsızlıkların uzman doktorlar(Nefrolog) tarafından tedavi edilmesine özen gösterilmelidir.

Ödemler (Bedende sıvı birikimi)

Böbrekler yeterince sıvı dışkılayamadıklarında, (genellikle yerçekimi nedeniyle) bacaklarda ve ayaklarda ödem oluşur. Bu birikimin nedenlerinin teşhis edilmesi gerekir; ya böbrekler gereğince çalışmıyordur veya kan dolaşımında herhangi bir aksaklık söz konusudur. Ödemlerin tedavisi, ancak nedenlerinin teşhis edilip ortadan kaldırılmasıyla mümkündür, ama biriken sıvının dışkılanabilmesini sağlayabilecek bitkiler de vardır. Öncelikle atkuyruğu olmak üzere hindiba, civanperçemi, ısırganotu ve huş ağacı yaprağı çayları başarıyla kullanılabilir. Yeşil mercimek kaynama suyu veya çorbası da ödemlerin çözülmesinde yardımcı olabilir.

Symbol Üriner Sistemde Hastalık Belirtileri

Bedenin herhangi bir bölgesindeki problemin bir yansıması olarak idrar yollarında, böbreklerde ve idrar kesesinde çeşitli rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. İdrar yolları hastalıklarının ise, sistemin özel problemlerinin belirtileri olarak görülmesi gerekir.

Enfeksiyonlar

Üriner sistemde çeşitli enfeksiyonlar görülebilir. Bedende oluşan enfeksiyonların tümü, ancak savunma sistemlerinin gereğince işlemediği zamanlarda gelişebilir. Savunma sistemi yetersizliği, ölçüsüzce yiyip içmekten veya kabızlıktan kaynaklanabilir. Bir başka neden de, antibiyotik kullanımı nedeniyle sistemin şoka girmesi ve ekolojik dengenin bozulmasıdır. Bu tür ilaçların kullanımından sonra savunma gücüne yeniden kavuşabilmesi için, bedenin mutlaka desteklenmesi gerekir. Bu destek, C vitamini alımı ve katkı madde içermeyen yoğurt yemekle sağlanabilir. Yoğurt, bağırsakların doğal bakteri florasını yenileyebilir.

(daha fazla…)

Symbol Taş oluşumunu önleyici ilaçlar (Lithagoga)

Çeşitli idrar arttırıcı bitkilerin önemli bir özelliği de taş oluşumuna karşı önlem oluşturması veya üriner sistemden taşların ve kumun dışarı atılmasını desteklemeleridir. Pek çok bitkinin taş oluşumunu önlediği söylenir. Ama aşağıdaki bitki karışımları bu konuda başarıyla yardımcı olabilir: 20’şer g ısırganotu kökü, kuşburnu, maydanoz kökü, sinirliot, çok ince kıyılarak iyice karıştırılır. Bir tatlı kaşığı dolusu bitki, orta boy bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ateşte üstü kapalı olarak 4-5 dakika kaynatıldıktan sonra 10 dakika demlendirilir ve süzülür. Sabahları aç karnına 1-2 bardak içilir.

Cüce mürver kökü(toz haline getirilir), yeşil yulaf(veya sinirliot), frenk üzümü yaprağı, ardıç kozalağı, çok ince kıyılarak eşit oranda karıştırılır. Bir tatlı kaşığı dolusu bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, üstü kapalı olarak 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Gün boyunca 2-3 bardak taze demlenmiş çay, aç karnına içilir.

Veya, kuşburnu, kayışkıran kökü(toz haline getirilir), ada soğanı, ardıç kozalağı, atkuyruğu, sinirliot, çok ince kıyılarak eşit oranda karıştırılır. Hazırlanışı ve kullanımı yukarıdaki gibidir.

Symbol İdrar yolları için antiseptik ilaçlar

Bazı idrar arttırıcı bitkilerin antiseptik etkisi, içerdikleri uçucu yağlardan kaynaklanır. Bu yağlar böbrek kanalcıklarından dışkılanırlar ve böylece mikropları doğrudan etkileyebilirler. Tipik örnekleri: Civanperçemi, kereviz tohumu, funda(yaprak ve çiçek), kayışkıran kökü, huş ağacı yaprağı, ayrıkotu kökü, ardıç kozalağı, sarmısak.

İdrar yollarında mukoza koruyucu ilaçlar

Bazı hastalıklarda idrar yolları mukozası, enfeksiyon veya sürtünme nedeniyle tahriş olur ve yatıştırılması gerekir. Hatmi yaprağı, mısır püskülü ve ayrıkotu kökü mukoza koruyucu etki içerirler ve başka bitkilerle karıştırılarak da kullanılabilirler.

İdrar yolları için sıkıştırıcı/büzüştürücü ilaçlar

İdrarda kan görülmesi doktor teşhisi gerektiren bir belirtidir, ama eğer önemli bir hastalık söz konusu değilse, sıkıştırıcı/büzüştürücü (adstringent) ilaçlarla tedavi edilebilir. Adstringent ilaçlar böbreklerdeki, idrar kesesindeki ve idrar yollarındaki kanamaları durdurabilirler ve yaralanmaların iyileşme sürecini desteklerler. En önde gelen adstringent bitkiler: Atkuyruğu, sinirliot, ceviz yaprağı, huş ağacı yaprağı, ebegümeci.

Symbol İdrar arttırıcı ilaçlar (Diüretika)

Bir diüretikum, idrar dışkılanmasını ve idrar akışını arttıran bir bitkidir. Genelde bu tanım, böbrekleri ve idrar kesesini etkileyen her bitki için kullanılır. Diüretika listesi bu nedenden ötürü çok uzundur, ama hindiba(yaprak veya kök) belki de en etkili ve en değerli idrar arttırıcı bitkidir. Hindiba, idrar arttırıcı kimyasal ilaçlar kadar etkili olmakla kalmayıp bol miktarda da potasyum içerir. Halbuki, öteki idrar arttırıcı ilaçlar kullanıldığında bedenden bol miktarda potasyum dışkılanması nedeniyle çok zararlı yan etkiler oluşabilir. Hindiba kullanıldığında ise yalnızca bu yan etkilerden uzak durulmaz, bedendeki potasyum düzeyi de ayrıca yükseltilmiş olur. Hindiba ayrıca, karaciğer güçlendirici olarak çok ünlüdür ve çok yönlü kullanılabilir.

Bu bölümde değineceğimiz tüm bitkiler, idrar arttırıcı etkilerinin yanı sıra idrar yolları rahatsızlıklarına karşı da başarıyla kullanılabilir. Yoğurtotu, özellikle anılması gereken, genel anlamda diüretik etkiye sahip olan değerli bir bitkidir. Kan temizleyici, lenf sistemini temizleyici ve idrar arttırıcı etkileri sayesinde, bu sistemde görülen tüm hastalıklarda öncelikle kullanılabilir. Ayrıca kullanılabilecek bitkiler: Huş ağacı yaprağı, fasulye kabuğu, ısırganotu, altınbaşak, atkuyruğu, meyan kökü, maydanoz, kayışkıran kökü(Onanis spinoza).

Symbol Üreme Sistem İçin Şifalı Bitkiler

Böbreklerin önemini göz önüne aldığımızda, böbrek işlevlerini destekleyen bu kadar çeşitli bitkiyi doğanın kullanımımıza sunmakta oluşuna şaşmamak gerekir. Böbreklerin üstlenmiş olduğu rolü bütünsellik açısından gözden geçirdiğimizde, tüm organlarımızın kusursuz çalışabilmesinin, atıkların ve zehirli maddelerin düzenli biçimde dışkılanabilmesine bağlı olduğu açıkça ortaya çıkar. Ama besin maddelerinin genellikle yapay ve zararlı kimyasal maddeler içermesi, yaşam biçimimizin çevremizle ve iç dünyamızın ihtiyaçlarıyla uyum sağlayamaması nedeniyle, böbreklerin önemi gitgide artmaktadır. Böbrekleri rahatlatabilen bitkiler yalnızca idrar yolları problemlerinde etkili olmakla kalmayıp, mevcut problemlerden bağımsız olarak, tüm bedeni tedavi eder ve böylece, bedenimizin temizleyiciliğini üstlenmiş olan böbrekleri destekler.

Ads

  • Adsense

  • Spread The Word

    Delicious Digg Stumbleupon Technorati Furl RSS