Menopoz dönemi
Ne yazıktır ki, uygar dünyamızdaki pek çok kadın menopozu büyük bir korkuyla bekler: Cinsel yaşamları artık sona ermiştir, annelik veya olası annelik rolleri azalmıştır, çocuklar evi terk etmişlerdir artık, erkeğin para kazanmasına yaptıkları katkı genellikle hedefine ulaşmıştır. Kişiliğimizi toplumun belirlediği rollerden oluşturmaya, hatta o rolü özümsemeye yatkın olduğumuz için, toplum değerleri değiştiğinde, kişiliğimizden geriye pek bir şey kalmıyor. Ama biz, yalnızca toplumun belirlediği rollerden ibaret değiliz!
Menopoz, kadınların yaşamında büyük bir armağan, bir kurtuluş, yeni bir başlangıç olabilir! Bu süreç onlara, gerçekte yaşamın anlamını yeniden düşünme, yaşamı yeniden düzenleme ve değiştirme olasılığını sunar; bu değişikliklerin korkutucu değil, kişiliklerin geliştirilebilmesine katkı sağlayıcı oldukları düşünülmelidir.
Menopoz süreciyle başlayan fiziksel değişim, bedendeki hormonal değişimlerle ilişkilidir. Menopozun fiziksel özellikleridir bunlar ve sıkıntılarla dolu belirtilere yol açabilirler. En belirgin olanları, birden kana karışan hormonların yol açtığı, aşırı terleme ve ateş basması belirtileridir, ama salgı sistemi yeni duruma uyum sağladıkça azalırlar. Bu belirtilerin yanı sıra yarım baş ağrıları, ayak ve el parmaklarında karıncalanmalar ve baş dönmesi de görülebilir. Ayrıca, huzursuzluk, kendine güvenin kaybolması, depresyon, melankoli, uykusuzluk, anormal hassasiyet, ve yorgunluk gibi birçok psikolojik rahatsızlıklar da ortaya çıkabilir. Hormon dengesindeki düzensizlikler nedeniyle oluşan değişikler ve kişinin duygu dünyasındaki kendisiyle ilgili kuruntular, fiziksel belirtilerin ortaya çıkmasında başlıca etkenlerdir!
Mayıs 25th, 2009








