Archive for the ‘Dolaşım Sistemi’ Category

Symbol Lenf Sistemi

Bedende bağışıklık, savunma ve lenf sıvısını taşıma işlevlerini yerine getiren sistemdir. İki temel yapısal bileşenden oluşur: Değişik çaplardaki lenf damarları ve lenf dokusu. Damar sistemi, dokular arası sıvıyı toplardamarlara iletir. İlk bakışta bu basit bir taşıma işi olarak görülebilir, ama gerçekte yaşamsal önemi olan bir işlevdir. Hücreler, dokular, organlar, kısaca bedenin tümü bu işlev sayesinde tüm zararlılardan arındırılır. Bu nedenle, tüm bedensel görevler, lenf sıvısının normal akışının sürmesine bağlıdır ve lenf sistemi tedavisinde, bedenin bir bütün olarak görülmesi gerekir. Sistemin ikinci önemli görevini ise lenf düğümleri(bezleri) üstlenir. Bu görev, yabancı mikroorganizmaların yok edilmesidir. Lenf bezi büyümesi (adenopati), lenf bezlerinin bulunduğu, boyunun iki yanında, koltuk altları civarında, göğüslerde ve kasıklarda görülür. Yoğurtotu ve aynısafa bitkileri, lenf sistemini temizleyici özelliklere sahiptir. Ayrıca, eczanelerde Echinacin tabletleri ve tentürleri satılan, Kuzey Amerika kökenli Echinacea angustifolia adlı bitki de lenf sistemi rahatsızlıklarında başarıyla kullanılabilir.

Lenf sistemi ile ilgili bir kuşku olduğunda bile, sistemi temizleyebilecek bir diyet uygulamak gerekir. Bu konudaki en başarılı ve önemli ilaç, taze meyvedir. Sisteme dinlenme süresi verebilmek için, belirli bir süreçte, aşağıdaki besin maddelerinin tüketimini en aza indirmek veya kesmek gerekir:

-Kırmızı et

(daha fazla…)

Symbol Varis (Varicosis)

Belirli bir bölgedeki toplardamarların düzensiz biçimde genişlemesi, uzaması ve kıvrımlar yapmasıyla oluşur. Hareketsizlik, fazla kilo, gebelik gibi nedenlerle bacaklardaki kan dolaşımının olumsuz etkilendiği durumlar veya bacak bacak üstüne atarak oturmak, varis oluşumunda önemli etkenlerdendir. Varis bedenin her bölümünde görülebilir ama, en çok bacaklarda oluşur. Çünkü kalp, bacak kaslarının pompalayıcı yardımı olmaksızın kanın tümünü bacaklardan geri çekemez. Bacak kasları ise, bu destekleyici görevi ancak kullanıldıklarında, zorlandıklarında yerine getirebilirler. Ölçülü olmak kaydıyla, hareketlilik gereklidir. Ayrıca, yerçekimi etkisine karşı koymak için, uzun süreli oturmalarda bacakları yükseğe kaldırmak gerekir.

Fitoterapi, bu hastalığın tedavisi için de yeterli olanaklar sunmaktadır, ama bitkilerin tedavi edici gücü, beden hareketleri ile de desteklenmelidir. Beslenmede taze sebze ve meyve ön planda tutulmalıdır. Kabızlıktan kaçınılmalıdır. Beslenme zincirine, B vitamini kompleksleri, C ve E vitaminleri eklenmelidir. Kullanılan şifalı bitkilerin, yüzeysel kan dolaşımını etkileyerek, bacaklardaki kan akımını desteklemelerine özen gösterilmelidir. Bu görev için kullanılabilecek bitkiler: Atkestanesi, alıç, zencefil, civanperçemi, acı biber(paprika). Ayaklarda ve bacaklarda ödem oluştuğunda, öncelikle hindiba ve civanperçemi çayı kullanılmalıdır. Aşağıdaki karışım, problemi çok yönlü olarak ele alabilir:

(daha fazla…)

Symbol Damar iltihabı Tromboz ve flebit

Damar sertliğinde ayrıca, yığılmalardan bir parçanın veya bir kan pıhtısının sistemde dolaşmaya başlaması tehlikesi de söz konusudur. Her ikisi de bir damarın tıkanmasına yol açabilir ve tıkanan damarın kanla beslediği bölge oksijen alamamaya başlar. Trombozun tehlikelilik oranı, tıkanmanın bedenin hangi bölgesinde oluştuğuna bağlıdır. Önemli olmayabilir, ama ölümcül de olabilir. Kan pıhtılarının oluşumuna yol açabilecek bir ortamın gelişmemesi için, trombozun mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Damar sertliğine karşı önerilen önlemler uygulanmalı, sağlıklı bir kan dolaşımı sağlanmasında yardımcı olabilecek şifalı bitkilerden yararlanılmalıdır.

Bacak toplardamar duvarının iltihabının bilimsel adı flebittir. Lokal iltihaplanmalara ve ağrılara karşı bitkisel losyonlarla yapılan kompresler etkinlik açısından önde gelir. Dıştan yapılan bu tedavilerde kullanılabilecek bitkiler: Aynısafa, atkestenesi, alıç, lahana yaprağı.

Kullanım biçimlerini şifalı bitkiler bölümünde bulabilirsiniz. Ayrıca, eczanelerden temin edilebilen “Arnika pomadı” çok yararlıdır. Enzim preparatları, kan dolaşımını destekler, şişkinlikleri azaltır ve iltihabik tepkilerin sakinleşmesini sağlar.

-Sigara içilmemelidir. Nikotin, kanın akışkanlık özelliklerinde değişimlere yol açar.

(daha fazla…)

Symbol Damar sertliği

Damar sertliği

(Arteriyoskleroz)

Damar duvarında bağdoku artışına ya da kalsiyum tuzlarının birikmesine bağlı olarak, bir atardamarın sertleşmesi anlamına gelir. Bu oluşum, kan akımının beden hücrelerine ulaşmasını engelleme eğilimi gösteren kireçlenmelerle başlar. Daha sonraları, kolesterol ve yağ da bu kireçlenmelerin üzerinde birikme eğilimi gösterir. Bu oluşum, atardamarların harabiyetini hızlandırır ve önemli sorunlara yol açabilecek rahatsızlıkları başlatır. Atheroma olarak adlandırılan bu birikintiler genellikle aort’da, kalbi ve beyni besleyen damarlarda oluşur. Arteriyoskleroz, batılı ülkelerdeki ölüm nedenlerinin en başta gelenlerinden biridir ve bu durum, doğrudan, yanlış bir yaşam biçiminin ürünüdür. Eğer yaşam biçimimizi zorunluluklara göre uyarlayabilirsek, beden sağlığımız için pek çok şey yapabiliriz. Bu konuda, beslenme, stres ve hareketsizlik kadar, sigara ve alkol kullanımı da önemli etkenlerdendir. Tedavi hakkındaki ayrıntılar, “Dolaşım sistemi hastalıklarına karşı önlemler” bölümünden alınabilir.

Ayrıca, bu rahatsızlığa karşı pek çok bitkiden de yararlanılabilir. Öncelikle ıhlamur, damar sertliğine karşı başarıyla kullanılabilir. Uzun süreli kullanımlar, kolesterol yığılmalarını önler ve oluşmuş olan yığılmaların temizlenmesinde organizmaya yardımcı olur. Aynı etki, sarmısak tüketimiyle de sağlanabilir. Ayrıca kullanılabilecek bitkiler, alıç, ökseotu, civanperçemi, genellikle damar sertliğine eşlik eden yüksek kan basıncına karşı da etkilidirler. Bu nedenle, yüksek kan basıncına karşı önerilen bitki karışımı, damar sertliğine karşı da kullanılabilir, ama Ihlamur oranının 3 ölçeğe çıkarılması yararlı olur.

Symbol Alçak kan basıncı (Hipotansiyon)

Kan basıncının normal ölçülerin altına inmesi de, yüksek basınç kadar tehlikeli olabilir. Olası organik aksaklıkların dışında, bu duruma yol açabilecek başlıca nedenler genelde, aşırı yorgunluk ve bedensel güçsüzlük olarak belirtilebilir.

Fitoterapi yöntemleriyle, bu tür bedensel ve sinirsel güçsüzlük hali, dolaşım sistemini uyaran ve kan basıncını dengeleyen bitkilerin karışımı ile tedavi edilebilir. Kullanılacak olan bitkilerin, rahatsızlığı başlatan nedenlere göre seçilmesi gerekir. Eğer stres ve sinirsel güçsüzlük söz konusu ise, sinir sistemini güçlendirici (nervine tonika), yulaf, sarı kantaron, kediotu kökü, arslankuyruğu gibi bitkiler gereğine göre seçilip eşit oranda karıştırılabilir. Günde 3 bardak çay yeterlidir. Hiçbir belirgin nedene dayanmayan durumlarda ise, yüksek kan basıncına karşı kullanıldığı gibi, alçak kan basıncına karşı da kullanılabilen Alıç ve Ökseotu denenmelidir. Ayrıca, sindirim sistemini uyarıcı acı maddeler içeren şu bitkilerin denenmesi de yararlı olacaktır: Rezene, frenk kimyonu, eğir kökü, sarı kantaron, acı biber(paprika) vs.

Symbol Yüksek kan basıncı (Hipertansiyon)

Toplumda yaygınlıkla görülen bir rahatsızlıktır. Gereğince tedavi edilmesi gereken pek çok değişik bedensel nedenlerden kaynaklanabilir. Ama hiçbir bedensel neden olmadan da oluşabilir. Biz burada, nedeni belirlenemeyen yüksek kan basıncı ile ilgileneceğiz.

Yüksek kan basıncının bu oldukça yaygın türünde de, türe özgü herhangi bir bulguya ulaşılamadığında, bu oluşumu başlatabilecek bazı etkenlerden söz edilebilir. Öncelikle, ana babanın armağanı olan kalıtımsal yatkınlığın araştırılması gerekir. Ama eğer gerekli önlemler alınmışsa, kalıtımsal yatkınlık da yüksek kan basıncına neden olmaktan çıkabilir. Bu rahatsızlığa yol açan başlıca etkenler, genelde stres ve korkudur. Ruhsal problemler, iş hayatının baskıları ve içinde yaşadığımız evrensel kaos bedende gerginlik, katılık ve kasılmalara neden olabilir ve sonuçta, yüksek kan basıncının oluşabileceği ortam hazırlanmış olur. Bu ruhsal durum sinir sistemini etkiler ve bu etki de kılcal damarların kasılmasına yol açarak, kalp atışını etkiler. Rahatlatıcı bedensel uygulamalar ve masajlar, bedeni gevşeterek, bu tür durumlarda yararlı olabilir.

Ayrıca, beslenme de iki ayrı biçimde etken olabilir. Besinler çok yağlı ve karbonhidrat yoğunluklu olduğunda, yağ kalıntıları, kan damarlarının duvarlarında birikintiler oluşturmaya başlar. Damar iç yüzeylerinin yağla kaplanmaya başlaması ile yüksek kan basıncının oluşmaya başlaması eşzamanlıdır. Bazı besinlere karşı alerjisi olanlarda da yüksek kan basıncı oluşabilir. Alerjilerin saptanması kolaydır, ama alerjilerin yüksek kan basıncı oluşumundaki katkılarının saptanabilmesi pek kolay değildir. Hafif ve gizli alerjiler varlıklarını genellikle yüksek kan basıncı ile belli ederler. Bu tür alerjilere en fazla yol açan besinler ise, süt ürünleridir. Bu alerjinin saptanabilmesi için, süt ürünlerinin tümü bir veya iki hafta kullanılmaz. Bu süre içinde oluşan değişiklikler gözlemlenir ve ürünlerin yeniden tüketilmeye başlanmasından sonraki kan basıncı ve öteki değişiklikler karşılaştırılarak sonuca ulaşılabilinir.

(daha fazla…)

Symbol Kalp çarpıntısı (Palpitasyon)

Kalp çarpıntıları, ille de bir organ bozukluğundan kaynaklanmaz. Menopoz, alerji, korku ve cinsel heyecanlar da kalp çarpıntısına yol açabilir. Öncelikle bu nedenlerle ilgili çözüm yolları aranması doğru olur. Ama bu çözüm yollarının yanı sıra, kalbe hiçbir biçimde zarar vermeden kalp atımını normalleştirebilecek çok etkili bazı şifalı bitkilerden yararlanılabilir. Bu bitkilerin başlıcaları: kediotu kökü, arslankuyruğu, ökseotu ve oğulotu.

Stres ve korkudan kaynaklanan kalp çarpıntısı (sinirsel taşikardi) sıklıkla görülen bir rahatsızlıktır. Aşağıdaki bitki karışımı kısa sürede rahatlatacaktır:

Arslankuyruğu 2 ölçek, ökseotu 1 ölçek, kediotu kökü 1 ölçek

Bu çay günde 3 bardak veya daha fazla içilebilir. Eğer yüksek kan basıncı belirtileri veya kalp problemleri varsa, karışıma 2 ölçek alıç eklemek gerekecektir.

Angina pectoris

(göğüs anginası)

(daha fazla…)

Symbol Kalp yetmezliği

Tıp bilimi, kalp rahatsızlıklarını pek çok bölüme ayırmıştır, ama şifalı bitkilerle tedavide bu ayrıma gerek yoktur; çünkü biz burada, özellikle kalbi güçlendiren bitkilerle ilgileneceğiz. Kalbin güçlenebilmesi için, aşağıdaki bitki karışımının uzun süre kullanılması gerekir:

Alıç 2 ölçek, arslankuyruğu 2 ölçek, inci çiçeği 1 ölçek

1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış bitki karışımı, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, 10-15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3 bardak çay, aç karnına veya öğün aralarında, tatlandırılmadan içilir. Aynı zamanda, potasyum alımına da özen gösterilmelidir; örneğin domates ve üzüm. Eğer bedende sıvı toplanması varsa, karışıma 1 ölçek hindiba eklemek gerekir. Gerginlik ve korku halleri görüldüğünde, bitki karışımı, 1 ölçek oğulotu ve 1 ölçek ıhlamurla zenginleştirilir. Bu karışımın çayı da günde 3 bardak içilir ve bu dozajın arttırılmasında sakınca yoktur. Eğer yine de gerginlik ve koru halleri sürüyorsa, ıhlamur yerine, 1 ölçek kediotu kökü eklenebilir.

Symbol KALP SAĞLIĞI VE BESLENME

Meyveler

Kalp hastaları (ve bu arada herkes) bol vitamin ve mineral içeren meyvelerden günde en az bir tane yemelidirler.

Elma tartışmasız en iyisidir.

Lifli Yiyecekler

Buğday, mısır, makarna, pirinç, hububat. Bu besinler midede kabarıp tokluk hissi verdiklerinden daha az yemek yenilip kalbe fazla yüklenilmemiş olunur.

Balıklar

Lüfer, uskumru, alabalık, ton balığı, sardalye kalbimizi koruyan çok önemli besin kaynaklarıdır. Bu balıklarda bol protein ve az yağ bulunması en büyük avantajlarıdır.

Sebzeler

(daha fazla…)

Symbol Kan dolaşımına yararlı şifalı bitkiler

Kalbi güçlendirici bitkiler olduğu gibi, kan dolaşımını güçlendiren ve dengeleyen bitkiler de vardır. Bu bitkilerin önde gelenleri sırasıyla: Ökseotu, sarmısak, alıç, hindiba, civanperçemi, atkestanesi, ıhlamur, kediotu kökü, biberiye, paprika, zencefil.

Görüldüğü gibi bu bitkilerin bazıları kalbi güçlendirmede de kullanılan bitkilerdir. Ama ayrıca, damarları genişletici, yüzeysel kan dolaşımını uyarıcı ve idrar arttırıcı bitkilerin de kullanılması gerekir. Bu çeşitliliğin nedeni, bedenin sınırlı bir bölgesindeki rahatsızlığın, beden bütünlüğü içindeki öteki sistemlerde oluşan bir dizi aksaklıklardan kaynaklanıyor olabileceği kuramına bağlıdır.

Ads

  • Adsense

  • Spread The Word

    Delicious Digg Stumbleupon Technorati Furl RSS