Archive for the ‘Sindirim Sistemi ve Organları’ Category

Symbol Safrakesesi taşları ve Taşlardan Kurtulma

Safrakesesi taşlarının oluşum aşamaları ve nedenleri henüz yeterince açıklığa kavuşturulamamıştır. Bazı durumlarda şifalı bitkilerle neredeyse hiçbir ağrıya yol açmadan, taşların düşürülebilmesi sağlanabilir. Ama bu tür tedaviler sırasında, ‘yerinden memnun’ bazı iri taşlar da harekete geçip, safra yolunu tıkayabilirler. Hal böyle iken, yine de doktor onayı ile, bazı yöntemler denenebilir.

Rendelenen kara turp balla karıştırılarak, bir kabın üstüne yerleştirilen süzgece aktarılır. Bir süre sonra ballı turp özsuyu alttaki kaba süzülmeye başlayacaktır. Gün boyuna yayarak, turp suyu kaşıkla içilir. Rahatlama hissedildikçe turp suyu içimi de kademeli olarak azaltılır.

İki tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış ısırganotu, 1 bardak sütte 2-3 dakika hafifçe kaynatılır, 10 dakika boyunca demlendirilir ve süzülür. Günde 2 bardak ısırgan sütü, sabahları ve akşamları içilir.

Zeytinyağı kürü de rahatlatıcıdır. Sabahları aç karnına nane çayı ile ağız iyice çalkalanır, sonra 1 yemek kaşığı dolusu zeytinyağı biraz limon suyu ile birlikte içilir ve hemen ardından da sıcak nane çayı içilir. Ardından da, safrakesesi bölgesine yarım saat süreli kuru-sıcak kompres uygulanır. Zeytinyağı her gün 1 kaşık arttırılır ve altıncı gün 6 kaşık zeytinyağı ile küre son verilir. Bu kürün üç ayda bir uygulanması önerilir.

(daha fazla…)

Symbol Safrakesesi iltihabı

Çok acı çektirebilen bu hastalık, şifalı bitki tedavisine genelde çok olumlu yanıt verir. Karaciğer ve safrakesesi beslenme diyetine bu durumda da kesinlikle uyulması gerekir. İltihabı ve ağrıyı yatıştırıcı bitki karışımı aşağıdaki gibi olabilir:

Hindiba(kök ve yaprak) 2 ölçü, hatmi kökü 2 ölçü, ısırganotı 1 ölçü, pelinotu 1 ölçü, civanperçemi 1 ölçü, nane 1 ölçü.

Bitkiler ve kökler çok ince kıyılarak ölçülür ve iyice karıştırılır. Bir yemek kaşığı dolusu bitki, akşamdan 1 bardak soğuk suya eklenir, ertesi sabah süzülür ve gün boyunca yudumlanarak içilir (gün boyunca 2 bardak da olabilir).

Kara turp özsuyu, safrakesesi ve safra yolları iltihabını yatıştırabilir. Başlangıçta, günde 100g taze sıkılmış kara turp özsuyu gün boyuna yayılarak yudumlanır ve kademeli olarak 300g’a kadar çıkarıldıktan sonra, yine kademeli olarak 100g’a dönülür. Bu özsu kürü 14 gün içinde tamamlanır. Kara turp özsuyu her gün taze hazırlanır.

Ayrıca, safrakesesi bölgesine uygulanan İsveç Şurubu kompresleri, özellikle ağrı krizlerinde fevkalade rahatlatıcı olabilir.

Tedavi süresinin kısaltılabilmesi için, Echinacea preparatları kullanımı çok yararlı olacaktır.

Symbol Sarılık (İkterus)

Sarılık bir hastalık değil, bir hastalık belirtisidir. Belirttiği hastalık ise, herhangi bir nedenden ötürü karaciğerde biriken safranın kana karışmaya başlamış olmasıdır. Bu oluşumun nedeni, yoğun kimyasal madde alımı, bir enfeksiyon veya organik bir bozukluk olabilir ve uzman doktor bu nedeni teşhis ederek tedaviyi başlatır. Bu rahatsızlığı başlatan neden ne olursa olsun, sarılık sürecinin kısalmasını sağlayabilecek bitki karışımları ile tıbbi tedavi desteklenebilir:

Hindiba 2 ölçü, aynısafa 2 ölçü, rezene 1 ölçü, pelinotu bir ölçü, andızotu kökü 1 ölçü, devedikeni tohumu 1 ölçü.

Bitkiler ve kökler çok ince kıyılır, ölçülür ve iyice karıştırılır. Bir tatlı kaşığı bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, 10 dakika demlendikten sonra süzülür ve balla tatlandırılır. Şeker hastaları tatlandırmaz. Sarılık devam ettiği sürece, 2 saatte bir yarım bardak içilir.

Symbol Karaciğer ve safrakesesi diyeti

Karaciğer ve safrakesesi ile ilgili her türlü problemde, katı bir beslenme diyeti uygulanması kaçınılmazdır. Bu tür bir diyetle varılan öncelikli sonuç, sindirim nedeniyle oluşacak yükten karaciğeri korumak ve gereksiz ağrıların oluşmasını önlemektir. Bu tür bir diyetin temel kuralları ise oldukça basittir: Yağda ve ateşte kızartılanların tümü, ağır salçalı yağlı yemekler ve yağ, alkollü içkiler, turşular, konserveler kesinlikle tüketilmemelidir.

Symbol Karaciğer ve Safrakesesi

Karaciğer, insan bedenindeki en büyük organdır ve tüm fiziksel işlemlerde doğrudan veya dolaylı olarak pay sahibidir. Sindirim sistemindeki işlevi ise çok önemlidir; örneğin, safra sıvılarının onikiparmakbağırsağı yoluyla sindirim sistemine girmesini sağlar. Bu olağanüstü organla ilgili ayrıntılara girmekten çok, kısaca onun işlevlerine değinerek, sağlıklı bir karaciğerin bedenimiz için ne denli önemli olduğunu anlamaya çalışacağız.

Karaciğer, karbonhidrat metabolizmasına katılır ve kan şekeri düzeyini denetleyen en önemli organdır. Protein metabolizmasında aminlerin uzaklaştırılması(Deaminasyon), amin grubunun yer değiştirmesi(Transaminasyon), aminoasit dönüşümü, protein bireşimlenmesi (albümin, fibrinojen, protrombin ve kan pıhtılaşmasında rol oynayan öteki etkenler), protein metabolizmasının son ürünü olan üre bireşimlenmesi gibi görevleri üstlenmiştir. Yağ metabolizmasında ise, trigliserit, fosfolipit ve kolesterol bireşimlenmesi karaciğer tarafından gerçekleştirilir. Bunlara ek olarak karaciğer, vitamin metabolizmasına da katılır. Bu etkinlikleri çerçevesinde, öncelikli olarak bir arıtma organı işlevini de üstlenmiştir. Metabolizma süreci sonunda açığa çıkan ya da dışarıdan alınan (ilaç, zehir) zararlı maddelerin bedenden atılması karaciğerin etkinliği ile gerçekleşir. Bu etkinlik hormonların, özellikle de östrojen gibi steroit hormonların bedenden atılmasını sağlar. Karaciğer hastalıklarında bedenden atılamayan östrojen, erkeklerde kadınlaşma belirtilerinin görülmesine yol açar. Sağlıklı karaciğer, bağışıklık sistemine de etkin bir biçimde katılır.

(daha fazla…)

Symbol Kalınbağırsak

Kalınbağırsağın başlıca görevi, suyu ve mineralleri emmektir. Besin maddeleri, incebağırsakta özümlendiği için, kalınbağırsakta hemen hemen hiç veya çok az özümlenir.

Körbağırsak iltihabı (Appendicitis)

Körbağırsak apandisinin kronik ya da akut iltihabıdır. Bir nöbet biçiminde birden ortaya çıkan akut apandis iltihabı mutlaka tıbbi müdahale gerektirir; aksi halde, apandis duvarının yırtılması sonucunda, karın zarı iltihabı(Peritonitis) oluşabilir ve bu durumda ölüm tehlikesi söz konusudur.

Kronik bir körbağırsak iltihabının belirtileri ise, yüksek ateş, mide bulantısı ve bazen kusma eşliğinde zaman zaman görülen, karnın alt sağ bölümündeki ağrılardır. Bu kronik rahatsızlık, şu bitki karışımı ile tedavi edilebilir: Böğürtlen yaprağı, mayıs papatyası, kekik, ısırganotu çok ince kıyılır ve eşit oranda iyice karıştırılır. Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika boyunca ağzı kapalı durumda demlendikten sonra süzülür. Güne 3-4 bardak bitki çayı, aç karnına veya öğün aralarında içilir.

(daha fazla…)

Symbol İncebağırsak

Besin maddelerinin pek çoğunun özümlenmesi, yaklaşık uzunluğu 6 metre olan incebağırsakta gerçekleşir. Bu nedenle, tüm incebağırsak rahatsızlıkları, tam beslenmeyi engeller ve yaşamsal öneme sahip bazı maddelerin eksikliği kendini açıkça hissettirmeye başlar. Onikiparmakbağırsağı ülserinde de görüldüğü gibi stres, bedenin bu bölümünü büyük ölçüde etkiler. İncebağırsak, sindirim sisteminin en uzun bölümüdür. Onikiparmakbağırsağı, jejunum ve ileum adı verilen üç bölümden oluşur.

Onikiparmakbağırsağı ülseri (Ulcus duodeni)

Onikiparmakbağırsağı, incebağırsağın ilk bölümüdür ve midenin alt bölümündeki (mide ile incebağırsağı ayıran) pilor kapakçığının karşısında başlar. Bu kapakçık, midedeki besinlerin incebağırsağa aktarılmasını kontrol eder. Eğer gerektiği gibi çalışmazsa, fazla miktarda mide asidi onikiparmakbağırsağına akar ve bu durum rahatsızlıklara yol açar. Yüksek oranda asit içeren mide salgıları onikiparmakbağırsağına aktığında, bağırsak duvarlarında oluşan tahrişler veya iltihaplanmalar zamanla ülsere dönüşebilir. Mide kapakçığından fazla miktarda mide asidinin onikiparmakbağırsağına akışının çeşitli nedenleri olabilir. En önde gelen nedenler ise, kapakçığın çalışma ritmini bozan, stres ve gerginliklerdir. İş hayatında yaşanan rekabet ortamı, stres ve gerginlikler göz önüne alındığında, yine de pek az kişinin onikiparmakbağırsağı ülserinden rahatsız oluşu şaşırtıcı bir durumdur.

(daha fazla…)

Symbol Mide

Yemek ve içmekte ölçüyü kaçırdığımızda en ağır yükü sırtlanan organ midedir. Fazla alkol, fazla sigara, fazla aspirin ve yapay katkılı besinler mideyi zorlayanların önde gelenleridir.

Midenin başlıca görevi ise, besinleri ince bağırsağın sindirebileceği kıvama getirmektir ve bunu, salgıladığı asitler ve çok etkili enzimler sayesinde başarır.

Ama mideyi ele almadan önce yemek borusunu dikkatle gözden geçirmemiz doğru olur. Mide borusundaki yanmalar ve ağızda ekşimsi bir tat oluşturan geğirmeler bir mide probleminin belirtileridir. Bu tür problemler mukoza koruyucu bitkilerle, örneğin ebegümeci ve keten tohumu ile giderilebilir, ama yine de rahatsızlığın nedeninin teşhis edilmesi gerekir. Aynı biçimde, yutkunma zorluklarının da uzmanlarca gözden geçirilmesi gerekir. Bu tür rahatsızlıklar genellikle sinirsel gerginliklerden ve korku hallerinden kaynaklanabilir ve şerbetçiotu, kediotu kökü, yeşil yulaf, lavanta gibi bitkilerin çayı ile tedavi edilebilir.

(daha fazla…)

Symbol Kalınbağırsak

İncebağırsağın kalınbağırsağa eklendiği noktadan birkaç santimetre ilerde, sindirim bakımından hiçbir işlevi olmayan körbağırsak apandisi yer alır. Kalınbağırsak, karın boşluğundaki incebağırsak kütlesinin üstünde büyük bir kıvrım yapacak biçimde yerleşmiştir. Sağ böğür çukurundan başlayarak önce yukarıya, sonra sola ve ardından aşağıya doğru yönelerek incebağırsak kütlesini çevirir. İncebağırsaktan ayrıldığı ileum-körbağırsak kapakçığından makat deliğine kadar uzanır. Yaklaşık uzunluğu 1,5 metre kadardır. Kalınbağırsağın içindeki dışkı kitlesi dalgalı bir ritmik kasılmayla dışarı doğru itilir. Kalınbağırsağın iç yüzeyinde sindirim bezleri yoktur. Sindirim işlevi artık neredeyse sona ermiştir. Kalınbağırsakta bağırsak florası olarak tanımlanan yararlı bakteriler yaşar. Bu bağırsak florası, sindirilmeyen amit ve proteinlerin kokuşma ve mayalanmasıyla yıkımını, organizmaya yararlı vitaminlerin de yapımını sağlar. Sekiz-on saatlik bir beklemenin sonunda, artık kullanılamayacak olan atıklar düzbağırsağa(rektuma) ulaşır ve dışkılanır.

Symbol İncebağırsak

Kıvrımlı bir yapıya ve yaklaşık 6-7 metre uzunluğa sahip olan incebağırsak, sindirim sisteminin en uzun bölümüdür. Yaklaşık 3-4 cm enindedir. İç yüzeyindeki mukozada küçük parmakçık biçiminde uzantılar bulunmaktadır. Bu uzantılarda, kan damarından zengin ağsı yapının üzeri epitelle döşelidir ve bağırsaktaki emilim işlevlerinin yerine getirilmesini sağlamaktadır. Böylece besin maddeleri emilerek kana ve lenf sistemine ulaştırılır. İncebağırsak ayrıca, içeriğini kalınbağırsağa ulaştırabilmek için, dalgalı ve ritmik bir kasılmayı sürdürür

Ads

  • Adsense

  • Spread The Word

    Delicious Digg Stumbleupon Technorati Furl RSS