Sara

Sara bir sinir hastalığıdır. Hastanın bayılması, kasılma, çırpınma ve kıvranmalarla kendini gösterir. Sara hastalığı üç ayrı belirti halinde görülür: 1 -) Büyük nöbet 2 -) Küçük nöbet 3 -) Nöbet yerini tutan belirtiler Sara nöbetleri Büyük nöbet: Bu hal hastalığın tam kendini gösterdiği devredir. Bazı hallerde nöbet gelmeden önce çeşitli belirtiler görülür. Bu belirtilerin başlıcaları; huy değişikliği, kederlenme, sevinç hali, hareketlenme, vücudun bazı kısımlarında uyuşma ve karıncalanmalardır.

Bu belirtilerin ardından nöbet gelir. Ancak belirtilerle nöbet arasında bazı zaman iki üç saat bazı zaman da birkaç gün süre olabilir. Nöbetlerin devirleri Sara hastalığında görülen nöbet dört kısma ayrılır: 1 -) Esinti devri 2 -) Kasılma devri 3 -) Çırpınma devri 4 -) Uyku devri Esinti devresi nöbetin hemen başlangıcında görülür. Beyin kabuğunun irkilmeye uğradığını gösteren bu hareket duygu organlarında, damarlarda ve ruh alanında kendini gösterir. Hareket esintileri, aniden koşmaya başlamak, kulağını kaşımak ve ellerle tuhaf hareketler yapma halleridir. Duyu esintileri uyuşma, karıncalanma, vücudun bazı bölümlerinde sıcaklık ya da soğukluk hissedilmesi gibi haller doğurur. Duyu esintilerinde görme, işitme, koku alma ve tat duyumlarındaki değişiklikler ortaya çıkar. Hasta bu durumda çirkin şekiller ve alevler görebilir. Çevresindeki eşyalar olduğundan daha büyük ya da çok küçük görülebilir. İşitme esintilerinde çınlama, uğultu ve düdük sesleri duyulur. Tat ve koku açısından da hasta nöbetin başlamasından hemen sonra kötü kokular duyar. Damarların sıkışması ya da gevşemesinden meydana gelen değişiklikler de bu belirtiler üzerinde önemli rol oynar. Nöbetten hemen önce yüz kızarması, renk solması, gözyaşı, salya akması ve terleme damarlardaki değişiklikler sonucu görülen belirtilerdir. Ruhsal esintilerde hastaya korku, fenalık, hafızanın birden kaybolması gibi haller gelir. Esintiler genel olarak çok kısa sürer. Esintilerin süresi bir ya da iki saniyedir. Birçok hasta nöbetten hemen önce gelen esintiyi bildiği için hemen sakin bir yere oturur ve nöbet sırasında hayati tehlike yaratacak düşmeleri önleyebilir. Esintilerin arkasından kasılma hali görülür. Aniden kaslara gelen kasılma hali, hastanın nerede olursa olsun düşmesine sebep olur. Gırtlak kaslarındaki kasılma yüzünden saralılar düşerken haykırmaya benzer bir ses çıkarırlar. Bu devrede hasta tamamen kendini kaybettiği için düştüğü yeri tam anlamıyla bilemez. Kasılma ile birlikte düşen saralı hasta, bir tetanoslu hasta gibi gerilir, gözleri kayar ve soluk hali durduğu için morarmalar görülür. Bu sırada çene kaslarındaki gerilme ile de hasta dilini ısırabilir. Hastalığın bu devresi de birkaç saniye en fazla bir dakika sürer. Kasılma halinden sonra çırpınma dönemi başlar. Çırpınma ritmik hareketlerle bütün vücuda yayılır. Çırpınma sırasında hastanın göz bebekleri büyür, dışkılarını kaçırabilirler, ağızlarından kanlı köpükler gelebilir. Soluk almaları da hırıltılıdır. Bir iki dakika kadar süren bu çırpınmadan sonra hastada soluk kesilir. Bu devre hastalığın en tehlikeli dönemidir. Daha sonra da horultulu derin bir uyku başlar. Beş dakika ile yarım saat arasında değişen uyku süresinden sonra hasta ne olduğundan habersiz şaşkın bir halde uyanır. Bazen, uykudan uyanan hasta etrafına saldırır, bağırır ve hatta adam öldürmeye varacak hareketler yapabilir. Bu arada hastanın kendini öldürdüğü de olur. Nöbetten sonra görülen bu halin nöbet öncesi de görüldüğü olur. Küçük nöbet Sara nöbetleri bazı hallerde bütün belirtileri ile kendini göstermez. Bazen hafif bir baş dönmesi, düşme ve kısa süre ile kendini kaybetme şeklinde hafif geçtiği de olur. O derece hafif geçtiği olur ki, meselâ yemek yiyen bir kişinin elinden çatalının düştüğü kısa bir süre sonra o kişinin çatalını tekrar alarak yemeğe devam ettiği görülür. Bunun bir sara nöbeti olduğunu kimse anlamaz. Nöbet yerini tutan belirtiler: Saranın bu şeklinde nöbetler ve kıvranmalar yoktur. Nöbetlerin yerine çeşitli hareket, duyum, duygu, iç organ bozuklukları, ruh bozuklukları geçer. Bunlar şöyle sıralanabilir: Hastada esneme, aksırma, titreme, konuşma bozuklukları, irade dışı hareketler, tikler, selam verir gibi sallanmalar, göz kırpmalar, ağrılar, yarım baş ağrıları, görme, işitme ve tat alma bozuklukları, yatağa işemeler, kalp ağrıları, astım nöbetleri, neşesizlik, sıkıntı, huy değişikliği, öfke, hırsızlık, ırza tasallut ve içkiye düşkünlük gibi belirtiler ortaya çıkar. Bunların en fazla ilgi çekicisi seyahat isteğidir. Bu halde hasta büyük ölçüde seyahatlere çıkar. Gayet sıhhatli görünmesine rağmen yaptığından habersizdir. Seyahati sırasında nöbet hali geçip kendine gelince şaşırır. Nerede bulunduğunu ve oraya niçin geldiğini anlayamaz

Please follow and like us:

Bu yazıları da beğeneceksiniz !

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir