10 Eylül 2014

Sarı Nokta Göz Hastalığı

Halk arasında “Sarı nokta hastalığı” olarak bilinen “Yaşa Bağlı Maküla Dejeneresansı” hastalığı 50 yaş sonrasında rastlanan körlüğün de en büyük nedeni. YAŞA BAĞLI MAKULA DEJENERESANSI NEDİR? Yaşlılarda rastlanan görme merkezi hasarları ve kanamaları olarak bilinen “Yaşa Bağlı Maküla Dejeneresansı”, hastanın görme alanının ortasında giderek büyüyen bir leke olarak ortaya çıkıyor. Her iki gözü de etkileyen ve hastanın bağımsız yaşama yeteneğini kaybettiren Yaşa Bağlı Maküla Dejeneresansı, önce bir gözde başlıyor ve genellikle yavaş seyrediyor. Bu nedenle hastaların önemli bir bölümü, gözlerinden birisinin az gördüğünü ilerleyen dönemlerde farkedebiliyor.

Belirtileri yaşlılığın doğal bir sonucu olarak görüldüğü için toplumda fazla bilinmeyen bu hastalık, ileri safhalarda körlüğe neden olabiliyor. YENİ BİR UMUT İÇİN FOTODİNAMİK TEDAVİ Klasik laser sistemleriyle kesin tedavisi yapılamayan Yaşa Bağlı Maküla Dejeneresansı’nın en yeni tedavisi olan “Fotodinamik Tedavi” tam görme merkezindeki kanamaları durdurarak, hastanın görmesinin korunmasına katkıda bulunuyor. Görme merkezi dışındaki kanamalarda kullanılan termal yani – yakıcı laserler, görme merkezi kanamalarında, hastalıklı olan merkezi tam olarak yok ettiği için kullanılamıyor. Yapılan araştırmalar, benzoprofirin derivelerinin görme merkezinde kanama yapan anormal damarlarda toplandığını ve bu damarları yok ettiğini gösterdi. Bu bilgi de “Fotodinamik Tedavi” nin doğmasını sağladı. Tıp dünyasında çok önemli bir gelişme olarak kabul edilen Fotodinamik Tedavi, Türkiye’de de hızla yaygınlaşıyor ve şu anda 8 merkezde yoğun olarak uygulanıyor. Bu merkezlerden biri olan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülipek Müftüoğlu; “Fotodinamik Tedavi özel ilacı ile birlikte yapıldığı için, görme merkezindeki kanamalara neden olan yeni damar oluşumlarına direkt etki ediyor ve ilaç + laser kombine kullanılmasıyla seçici doku tedavisi yapılabiliyor. Böylece lazerin sağlıklı bölgeleri olumsuz etkilemesi de önlenmiş oluyor.”dedi. YILDA BİR KEZ MUTLAKA DOKTOR KONTROLÜ YAPILMALI Görme merkezinde hastalığın ilk belirtilerinin, görme alanının ortasında giderek büyüyen lekeler oluşması, cisimleri küçük görmeye başlamak, çizgilerin itilmesi ya da kırılması ve bakılan yerde net görmenin kaybolmasıyla ortaya çıktığını söyleyen Prof. Dr. Gülipek Müftüoğlu, bu şikayetleri bulunan hastaların vakit kaybetmeden doktora gitmelerini ve tedaviye başlamaları gerektiğini önemle vurguluyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir araştırmada, insanların yaklaşık yüzde 70’inin son iki yıl içinde göz kontrolünden geçmediği belirlenirken, sadece yüzde 5’inin Maküla Dejeneresansı ve tedavisi konusunda bilgisi olduğu ortaya çıktı. TÜRKİYE’DE GELECEK YILLARDA GÖZ HASTALIKLARI ARTACAK Amerika Birleşik Devletleri nüfusunun yüzde 20’sini, 60 yaşın üzerindekiler oluştururken, genç bir nüfusa sahip Türkiye’de bu oran, günümüzde sadece yüzde 4 civarında… Bu rakamlar, önümüzdeki 10 yıl içinde bu hastalığın, Türkiye’nin sağlık sistemi için ciddi problemler yaratacağını gösteriyor. Hastalarda görmeyi azaltan bu hastalığın risk faktörlerini ise; öncelikle yaşlanma, sigara, güneş-ultraviyole ışınları ve genetik yapı oluşturuyor. Makula Dejeneresansı olgularında genetik geçiş yüzde 20 civarında olduğu için, anne-babasında bu hastalığın geliştiği kişiler, özellikle 50 yaş üzerinde göz taramalarını aksatmamalılar. Sadece yaşlılarda olmayıp, miyoplarda, göz yaralanmalarında ve birçok başka hastalıkta da gelişebilen görme merkezi hasarlarından korunmak için de, sigarayı bırakmak, beslenme alışkanlığını değiştirerek sebze-meyve ağırlıklı gıdalara geçmek, güneş ışınlarından korunmak ve yıllık göz kontrollerini unutmamak gerekiyor.

Please follow and like us:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir