10 Eylül 2014

Ses Kısılmasının Sebepleri

Seçim arifesinde liderlere, seslerinin kısılmaması için sağlıklı beslenme, fazla ses tonunu yükseltmeme, ses tellerini dinlendirerek konuşma, sıvı ihtiyacını giderme, kafeinli içecek, sigara ve alkolden uzak durmaları tavsiyesinde bulunuldu. 22 Temmuz genel seçimleri öncesi siyasi parti liderleri seçim gezilerini ve mitinglerini sürdürürken, gün boyu yaptıkları konuşmalar ses tellerinin kısılmasına denen olabiliyor. Genel ses kısıklığının nedenleri, ses tellerinin sağlığının korunması ve alınacak önlemler konusunda bilgi veren Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları Ünitesi Öğretim Üyesi Prof.

Dr. Ayşe Gül Güven, sürekli konuşmanın ses tellerini büyük ölçüde olumsuz etkilediğini söyledi. Sesini profesyonel olarak kullanan kişiler olan öğretmenler ve bugünlerde özellikle politikacıların görevlerini sağlıklı devam ettirmeleri için dikkatli olmaları gerektiğini vurgulayan Güven, sağlıklı ses telleri için seslerin doğal aralığında konuşulması gerektiğine dikkat çekti.“Ses ne fazla yükseltilecek ne çok düşürülecek” diyen Güven, “Hitap eden kişi sesini bir kalabalığa duyuracaksa mikrofon kullanması gerekmektedir. Mikrofonla bağırmadan konuşulması şart. Bir kol boyu mesafede bir kişiye sesinizi duyurmaya çalışıyorsanız, sesinizi yükseltmeniz gerekiyorsa gürültülü bir ortamdır ve sakıncalı ortam olarak adlandırılır. Bu kalabalıklar için de geçerli. Gürültülü bir ortamda kalabalığa konuşulacaksa mutlaka mikrofonla konuşmalı. 1 saatten fazla konuşma yapılacaksa kısaaralıklarla dinlenme molası verilmeli. Daha sonra sesle ilgili bir problem oluşmaması için 15 dakika ses istirahatı uygulanmalı. Konuşurken çok sık boğaz temizliyorsak ve bunu ihtiyaç olarak hissediyorsak boğazda kuruluk var demektir, sıvı tüketimine dikkat etmeli. Şu an ülkemizde nem oranı çok yüksek, sıcak da fazla. Çok nem ses tellerine zararlıdır, ama belli oranda nemin ses tellerinin daha sağlıklı üretim yapması için gerekli olduğunu biliyoruz” dedi. Konuşulacak ortamdaki sigara dumanı, toz, gürültü ve dumanın sesi olumsuz etkileyecek faktörler olduğunu vurgulayan Güven, “Seste kalıtsal sorunların oluşması için sadece uzun süre konuşmak yeterli değil. Başka etkenler de olmalı. Kişinin yeme içme alışkanlıkları, ses üretimindeki problemler için de çok önemli. Bütün faktörler bir araya geldiğinde ve devam ettiğinde ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Böyle durumlarda ses koruma ve hijyeni dediğimiz programlar var. Kişi sesini hor ve zor kullanıyorsa birtakım problemlerin ortaya çıkması kaçınılmaz. Uzun süre devam ederse bütün önerilere rağmen ciddi sorunlar ortaya çıkar. Bu da tıbbi müdahale gerektirebilir. Temel sağlık işleri, ses hijyeni önerileri yerine getirilirse bu tür sıkıntılar olmayacaktır” diye konuştu. Sağlıklı ses için önerilerde bulunan Güven, “Her şeyden önce yeme alışkanlıkları düzene girmeli. Yatmadan 15 dakika önce yemek yer yatarsak sabah boğazda yanma, seste gıcıklanma oluşur. Yatmadan en az 2 saat önce yeme içmeyi durdurmalı. Eğer sesimizi profesyonel olarak uzun süre kullanacaksak kafeinli içecekler yerine su, ıhlamur tercih edilmeli. Gürültülü ortamlarda konuşmak pek tercih edilmemeli. Politikacıların bu arada seçim nedeniyle beslenme alışkanlıkları da değişti. Birçok davete ve etkinliğe katılıyorlar. Özellikle baharatlı, acılı yemekler yememeliler. Alkol ve sigaradan uzak durmalılar. Yeme alışkanlıklarının bozulması nedeniyle bağırsak hareketlerinin yavaşlaması kabızlık yapabilir. Sesin bozulması için kabızlık önemli bir faktördür. Obje kaldırırken, iterken, çekerken, güç sarf etmeye çalışırken konuşmaya çalışmak ses tellerini yorar. Biriktikçe sesin kısılmadan kalması mümkün değil” şeklinde konuştu. Güven, verilen örneklerin ve alınması gereken önlemlerin günlük hayatta insanlar için de geçerli olduğunu, bilinçli yapılacak tedbirlerle ses tellerinin en iyi şekilde muhafaza edilebileceğini kaydetti. En başta tabi ki çok bağırmamak gerekir. Çünkü ses tellerinin de kendilerine göre bir sınırları vardır.

Please follow and like us:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir