8 Eylül 2014

Margarin ve 7 Gerçek

“…Gerçeği görmezden gelerek tüketicilere ‘tereyağı yerine margarini tavsiye ediyoruz’ demesi büyük bir sorumsuzluk örneği olduğu gibi, beslenme ve diyet alanı gerçeklerine de saygısızlık etmektir.” ‘Margarin hakkındaki ön yargıları yok etmeyi ve bu yolla toplum sağlığına katkıda bulunmayı amaçlayan MÜMSAD (Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği), bilimsel temellere dayandığını duyurduğu 7 Gerçek’ten oluşan bilinçlendirme kampanyasıyla kamuoyunun karşısına çıktı’ sözleriye başlayan 3 Nisan 2008 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nin 15ci sayfasında yayınlanan ‘Margarinci 7 Gerçek’i Anlatacak’ başlıklı haberde okuduklarım, Gıda Bilimi, Gıda Teknolojisi ve Gıda Mühendisliği dallarında 34 yılını vermiş ve bu konularda eserleri ülkemiz üniversitelerinde ders kitabı olarak okutulan (örneğin ‘Gıda Kimyası’ ki bu kitapta ‘Lipidler’ konusu da işlenmektedir) bir öğretim üyesi ve bilim insanı olarak büyük üzüntü duymama neden olmuştur. Ülkemizde ‘Margarin’in, ilkel üretim şeklinden (ki ‘merdiven altı’ olarak tanımlanmaktadır), ileri teknolojik yöntemler kullanılarak çeşitli özelliklerde (olumlu ve olumsuz) üretildiği bilinmektedir. Bu üretim farklılığı dikkate alınmaksızın genel bir anlatımla ‘margarin’ sözcüğü ile (hangi teknoloji ile üretildiği belli olmayan) ‘toplum sağlığına katkıda’! bulunmaktan söz edilerek halkımıza duyurulmak istenen 7 gerçeğin yanıltıcı olduğunu ifade etmek isterim.

Günümüzde, tıp bilim adamlarının ve dünyaca ünlü beslenme uzmanlarının söz birliği içinde olduğu bir temel görüş vardır. Belli bir yaş sonrasında sağlık sorunu olan bireylerin günlük diyetlerinde genel anlamda yağ kullanım miktarını kalp-damar sağlığı açısından azaltmaları, başta zeytinyağı olmak üzere bitkisel sıvı yağ tüketimini tercih etmeleri ve fakat kahvaltılarda çok az miktarda da tereyağı (ki önemli esensiyal yağ asitlerini içermesi nedeniyle) tüketilebileceleri bildirilmektedir. Dünyada bilinçli ve bilgili tüketicilerin yağ tüketimi ile ilgili olarak bildiği bu gerçekleri bir tarafa atarak margarin kullanımını teşvik edici ve hiç bir bilimsel veriye dayanmaksızın söylenilen bu sözleri benimsemesi mümkün değildir. Haberde, yapılan basın toplantısında konuştuğu bildirilen H.Ü. Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Tanju Besler’in ise ‘Margarin gönül rahatlığı ile tüketilebilecek bir besindir. Yağlar, A, E, D ve K vitaminleri içerir ve mideye doygunluk hissi verir. Tereyağ yerine margarini tavsiye ediyoruz’ şeklindeki sözleri ise (eğer öyle söylenmiş ise) bilimsellikten uzak yapılan talihsiz bir ifadedir. Bu konudaki sözlerinin, bölümündeki laboratuvarlarında gerçekleştirdiği bileşim analizlerine ve H.Ü. hastanelerinde uygulanarak sonuçlandırılmış hasta denemeleri araştırma sonuçlarına dayandırılmış olması beklenirdi. Sonuçlarının neler getirebileceği dikkate alınmamış bu tür beyanlar ülkemizin yabancısı değildir. Gazete haberlerinde, esas kaşarın küflü kaşar olduğu, radyasyonlu çay hakkında ekranlarda çay yudumlayarak güven verilmek istenildiği, hormon kullanımı hakkında yetkisiz kişilerce bilgiçlik taslanıldığı hatırlardadır. Margarin ‘Kolesterol içermez’ şeklindeki ifade Sayın Besler’in ortaya koyduğu bir bilgi olmayıp herkesin bildiği bir gerçektir. Bitkisel kaynaklı tüm yağların kolesterol içermediği hususu en basit Gıda Kimyası kitaplarında bile ifade edilir. Ne var ki konu farklıdır. Yağlar hangi kaynaktan alınırsa alınsın vüdudumuzdaki lipid metabolizması güdümünde yeniden kolestrol sentezlenmesine kaynak oluşturarak sağlığımızı olumsuz biçimde etkilerler. Bu durumda en önemli nokta hangi yağın ne kadar miktarda tüketilmesi gerçeğinin bilinmesidir. Sayın Prof. Dr. Tanju Besler’in bu gerçeği görmezden gelerek tüketicilere ‘tereyağı yerine margarini tavsiye ediyoruz’ demesi büyük bir sorumsuzluk örneği olduğu gibi, beslenme ve diyet alanı gerçeklerine de saygısızlık etmektir. Yine haberde ‘7 Gerçek’ ten biri olarak ileri sunulan margarin, ‘Trans yağ içermez’ şeklindeki ifade de yanıltıcı bir ifadedir. Trans yağın (gerçekte trans yağ asidi olarak ifade edilir) ne olduğunun, konu ile ilgili olan kişiler dışında doğal olarak halkımızca bilinmesi beklenemez. Trans yağ asitleri insan sağlığına zararlıdır. Olabildiğince basit olarak ifade edilmek istenirse, margarin üretiminde kullanılan hammaddeye ve uygulanan teknolojiye göre, yapıda yer alan cis-formdaki yağ asitlerinin üretim sırasında trans yağ asitlerine dönüşmesi ve bunların 25-30°C üzerinde eriyen bir yapı oluşturması kalp-damar sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır. Günümüzde ileri teknoloji uygulayan üretim birimlerinde trans yağ asitleri içeriğinin engellenebilmesi için Palm yağı kullanma yoluna da gidilmektedir. Ancak eski teknolojilerin kullanıldığı üretimlerde bitkisel sıvı yağlar nikel katalizör eşliğinde hidrojenasyon uygulanarak katılaştırılmakta ve cis-yağ asitleri, trans yağ asitlerine dönüşmektedir. Buna karşılık modern yöntemlerden biri olan interesterifikasyon, günümüzde daha güvenilir bir yöntem olarak ileri teknoloji uygulayan modern margarin fabrikalarında kullanılmaktadır. Prof.Dr. Besler’ in hangi margarinden ve hangi teknolojiden söz ettiği bilinmemektedir. Beyanda yer alan margarinin ‘Mideye doygunluk hissi verir’, ‘Beslenme çeşitliliğine katkı sağlar’ ve ‘Omega-3 ve Omega-6 yağlarını içerir’ ifadeleri de bilimsel verilere dayandırılmadığı sürece bir değer taşımayan ve halkımızı yanıltıcı ifadelerdir kaynak;gıdaraporu.com

Please follow and like us:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

escort afyonkarahisar atakum escort kuşadası escort bayanlar adana escort bayanlar bakü escort denizli eskort denizli eskort denizli eskort denizli eskort denizli eskort diyarbakır eskort diyarbakır eskort beylikdüzü escort manisa eskort bitlis eskort diyarbakır eskort duzce eskort denizli haberi gaziantep escort canakkale eskort kayseri eskort bodrum eskort